Bir televizyon kanalında yemek tarifi yapan kişi bir eliyle tencerenin metal olan kulplarından birini meşhur sarı temizlik beziyle tutarak, başladı anlatmaya. Görsellik hak getire.
Anlatan kişinin yemek yapımı konusunda oldukça pratik ve bilgili olduğu belliydi.
Yapmaya çalıştığı da hakikaten güzel bir yemek çeşidiydi. Fakat o yemeğe bana göre sarı gölge düştü. Sarı bez belki temizdi ama başlangıç için hoş olmayan bir görüntü oluşmuştu.
Ne yalan söyleyeyim programın bitmesini beklemedim. Devamına bakasım bile gelmedi. En azından kulpları ısıyı geçirmeyen tencerede o yemeğin sunumunu yapsaydı, o zaman çok daha başka olurdu. Bana itici geldi diyebilirim.
Bazen de elin lezzeti geçsin diyen lezzet avcılarının parmakları arasından dökülen tuz ve baharatlara ne demeli?
Bu da bir tarz meselesi deyip her yiğidin yoğurt yiyişine olayı bağlayalım olsun bitsin mi?
Kim bilir o yemek olup bitip ortaya çıkana dek tencere o sarı bezden, sarı bez o tencereden ne çekti ne?
Tencere demişken Hemen aklıma gelen bir Temel fıkrasını da anlatayım.
Temel’e “Dünyada ne olmak isterdin” diye sorduklarında “Tencere” diye cevap vermiş.
Neden demişler, “ İçinde sürekli yiyecek bir şeyler vardur da ondan” demiş.
“İ” HARFİ
İstanbul’da 1 tane, İzmir’de 2 tane Ankara’da hiç olmayan şey nedir? Diye soru soran bir radyo kanalındaki spikerin sesi dinleyenlerin kulaklarındaydı. Sorunun doğru cevabını mesaj yoluyla iletilmesini büyük bir ısrarla istiyordu. İşin içinde ödül vs vardı.
Eminim şu anda yazdığım bu cümleyi okuyanlar hemen cevabını bulmuşlardır. Cevabı çok basit ve bilinen bir şey zaten.
Neyse dakikalar dakikaları kovalarken henüz bir doğru cevabın gelmediğini söyleyen programcı adeta üzüntü, sevinç, şaşkınlık arasında gelip giden sesinin tınısıyla sorusunu ısrarla yineliyordu.
Sorduğu soruda olmayan şey ne deyince ilk akla bu üç güzel şehrin fiziki özellikleri düşünüldüğünden gelen cevaplarda bu doğrultuda idi. Böyle olunca hiç biri sorulan sorunun net cevabı olmuyordu.
Doğru cevap “İ” harfi olacaktı.
Ben mi? Ne yaptım? Mesaj atmadım. Atmak istemedim. Dolmuştan inip İstinye’ye giderken hala cevap arayışı içindeydi mikrofondaki ses. Umarım bulabilmiştir o belirledikleri süre içinde duymak istediği doğru cevabı.