İnsanın neresi acırsa canı oradaymış derler ya, hakikaten de öyle.
Kendi adıma doktora gitme konusunda inatçıyımdır,
Doktora değil ama hastane ortamına karşı bir alerjim vardır çocukluğumdan beri.
Ama bu kez inadım kırıldı, iki buçuk yaşındaki oğluma bulaşma riskini göze alamazdım.
Doktorun ya iğneleri vurulursun ya da evde çocuğu da bulaştırırsın o da seninle iğne vurulur uyarısı 5 iğneye mal oldu (!)
Ama şükür bu gün çok daha iyiyim…
Allah kimseye dert verip derman aratmasına aratmasına ama olana da çare bulmak gerekir değil mi?
Gazetecilik mesleğine başladığımdan beri gündeminin birinci maddesidir sağlık.
Sağlık ve eğitim bir toplumun olmazsa olmazı, önceliği…
Benim dedem, sonra babam ve kısmen benimle aynı yaş ortalamasına sahip insanlar sağlıktan çok çekti bu memlekette.
Türkiye\'nin 80 ilini bir kenara koyup, Yozgat\'ı ayrı değerlendirecek olsak anlatacak, konuşacak, söyleyecek çok şeyimiz var elbette.
Bu gün de eskiye takılmadan ama unutmadan konuşalım istiyorum.
Ben Yozgat\'ta Sağlık Bakanının vatandaşı azarladığı ana da şahit olan bir gazeteci, vatandaş olarak değerlendirmek istiyorum sağlık sektörünü.
Yozgat\'ta yaklaşık bir buçuk iki yılını geride bırakan Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi her şeyiyle yeterli de olmasa varlığı dahi insanlar için bir güvence.
Yozgat\'ta insanların sağlığıyla bilimsel açıdan ilgilenen, araştıran, onlara insan oldukları için değer verdiğini ortaya koyan bir kurum bana göre Araştırma ve Uygulama Hastanesi.
Devlet Hastanesi bu tanımın dışında mı?
Elbette ki değil…
Ama geçmişe dair yaşanmışlıklar ister istemez Yozgatlı\'nın gözünde daha soğuk kılıyor Devlet Hastanesi\'ni.
Başhekim Cahit Kayhan ve genç doktorların gayreti ile devlet hastanesi bu gün hakikaten önemli bir seviyeye ulaştı gerçeğini inkar edemeyiz.
Bir başka sefere devlet hastanesini detayları ile konuşuruz.
“Denge Bozuklukları Tanı Ünitesi”ni bünyesine kazandıran Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi bu günkü konumuz.
Dün Tıp Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda hastanenin başhekimi olan Prof. Dr. Namık Delibaş ile Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Saydam, üniteyi kamuoyuna tanıttılar.
Pek çok ilde bulunmayan bir ünitenin Yozgat\'a kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşadıkları her hallerinden belliydi.
Ünitenin Yozgat için ne denli önemli olduğunu “Artık insanlar bu testleri yaptırmak için Ankara\'ya, Kayseri\'ye gitmek zorunda kalmayacak” ortak ifadesiyle anlatmaya çalıştı Sayın Delibaş ve Saydam.
Aslında bu sözün altında o kadar çok gerçek var ki geçmişe dair.
Yakında anjiyo ünitesi, kadın doğum ünitesi gibi pek çok önemli sağlık hizmeti de verilmeye başlayacakmış!
Araştırma ve Uygulama Hastanesi anjiyo konusunda Türkiye\'nin en gelişmiş teknolojisine sahip.
Bu gün Denge Bozuklukları Tanı Ünitesi geldi yarın daha yenileri.
Önemli olan adım atabilmek.
Bozok Üniversitesi\'nin sancılı bir sürecin ardından bunları yapabiliyor olması daha önce de ifade ettiğim bir gerçeği ortaya koyuyor;
“İnanmış bir rektör, yöneticiler, akademik personel….”
İnanmadan, bir ideali olmadan yapılan hangi işin temelinde emek ya da meyvesinde tat vardır ki?
Dünkü tanıtım toplantısının ardından sohbetimizde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Saydam artık paranın daha ön planda olduğu gerçeğine değindi.
Eskiden parası ve imkanı da olmasa akademik personelin bir ideal uğruna mücadele ettiği gerçeğine vurgu yaptı Levent Hoca.
Hakikaten de doğru bir gerçek.
Şu bir gerçek ki yeni nesil bir çok branş ve meslekte ufuk açtı, ışık saçtı, farklılık oluşturdu.
Ama maalesef maddiyat gerçeği kimi zaman bir adım öne çıktı, bu da verilen emeğin takdirinin makamla değil parayla ölçüşür olmasına sebep oldu.
Bu gün yeni kurulan bir hastanede bölüm kurmanın zorluklarını da konuştuk elbette.
Bir Kadın Doğum Ünitesi kurmak için sadece tıbbi ekipmana ya da doktora ihtiyacınız olmuyor.
Bunun hemşiresi, uzman personeli, ne biliyim yoğun bakımı…
Sağlık öyle geniş bir yelpaze.
İşe bu açıdan bakınca Araştırma ve Uygulama Hastanesi\'nde yenilik adına, kurumsallaşma adına bir şeyler yapılıyorsa buna destek olmak gerekiyor.
Tıp Fakültesi\'ni her zaman üniversitemizin kalbi olarak gördüm.
Üniversitenin kalbi burada atıyor.
Beyin rektörlük makamı, kalp hastane, diğer bölümleri bedenin parçaları…
Hepsinin birlikte çalışıp, tam teşekküllü bir Bozok Üniversitesi\'ni inşa etmek adına yapacak çok işimiz var.
Dün bir kere daha anladım ki sağlıklı bir üniversite sağlıklı bir Yozgat demek.
Sayın Delibaş ve Saydam\'dan gelecek her yeni haberi duyurmak bizim boynumuzun borcu.
Orada da söyledim şimdide söylemek istiyorum 24 saat biz hazırız.
Yeter ki bir yenilik, küçük de olsa Yozgat adına bir adım atılsın.
Yozgat\'ın sağlığa, sağlıklı bir sağlığa hakikaten ihtiyacı var.
Bu gün Araştırma ve Uygulama Hastanesi\'nin eksikleri elbette ki olabilir, olacaktır da önemli olan bunu vatandaş gözüyle görebilmek.
Neyse, şu kış gününde sözü fazla uzattım sanırım.
İnsanların işi vardır gücü vardır.
Bozok Üniversitesi\'ne, Araştırma ve Uygulama Hastanesi\'ne hayırlı, uğurlu olsun.
Emeği geçenler sağ olsunlar, var olsunlar.