Yozgat son yıllarda sağlık hizmetleri bakımından önemli hizmetlere, yatırımlara sahne oluyor. Daha önceki yıllarda çok sayıda insanımız bir çok rahatsızlığının tedavisi için büyük şehirlere gitmek zorunda kalıyordu, şimdilerde büyükşehirlere şifa bulmak için gidenlerin sayısı giderek azalıyor. Yetkililer, amaçlarının Yozgat'ta yaşayan insanların tüm sağlık sorunlarını Yozgat'ta çözebilmelerine imkan verecek çalışmalar yapma gayreti içerisinde olduklarını her fırsatta vurguluyor.
Geçmiş yıllarda, sıkça haber yapardık, Yozgat Devlet Hastanesi'nden sevkedilen hastanın Ankara'ya ulaşmadan yolda can vermesiyle ilgili gelişmeleri. Özellikle trafik kazalarına bağlı olaylarda acilden giriş yapan yaralılar, sedyeden bile indirilmeden sevki hazırlanıp, sevki yapılırdı. Hasta da Kırıkkale'ye varmadan yaşamını yitirir, geri getirilip, toprağa verilirdi.
''Ankara'ya sevkedilen kadın arabada doğum yaptı'' başlıklı haberlerimiz de az sayılmazdı. Devlet Hastanesi'nin bir servisi olarak hizmet veren doğum olaylarında çok ilginç konularla karşılaşır, haberlere konu ederdik. Yozgat Devlet Hastanesi'ne başvuran bir kadına hamile teşhisi konulmuş, sezaryan ile doğum yapması gerektiği vurgulanarak Ankara'ya sevkedilmişti. Gazetelerde ''Hamile denilen kadının karnından bir kilo ur çıktı'' şeklinde haber yayınlanmıştı.
Göz rahatsızlıkları, kalp, damar hastalıkları, beyin, ameliyatı gerektiren doğum olayları velhasıl bugün sıradan sayılabilecek, hatta bırakın hastaneyi sağlık ocağı tarafından bile takip edilebilecek bir çok rahatsızlıktan, hastalıktan ötürü insanlar Ankara'ya gitmek durumunda kalıyordu. Sadece Yozgat'tan mı? Türkiye'nin tüm illerinden, özellikle de Orta Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesinden insanlar Ankara sokaklarında şifa arıyor, günlerce, aylarca, durumuna göre yıllarca sıra bekleyenler bulunuyordu.
Çok fazla değil, böbrek hastalarımız bile her hafta Ankara'ya gitmek durumunda kalıyor, sıra bulamayan hastalar, sırası gelmeden hakkın rahmetine kavuşuyordu. Sıra bulanlar ise, sıfırı tüketiyor, yol parası bulamadığından Ankara'ya gidemiyor, bu yüzden de yaşamını yitiyordu.
Bunların hepsi dün vardı...
Görüyor, yaşıyorduk...
Sağlık sektöründe ciddi gelişmeler oldu, son yıllarda. Bu gelişmeleri bile yeterli bulamaz hale geldik. Daha fazlasını, daha iyisini istiyoruz. Şifa için bulunduğumuz şehirden dışarıya adım bile atmak istemiyoruz.
Benim yaşımda ve benden büyük olanlar, Yozgat Devlet Hastanesi'nde riskli bir fıtık ameliyatının yapılabileceğini tahmin  edemezlerdi. Zira, fıtık ve bademcik ameliyatlarını yapacak doktor sayısı birden fala olmadığı gibi, ''İkinci ameliyathane açıldı'' diye haberler yapar, sevinirdik. Şimdi birden fazla doktor, birden fazla ameliyathanede, birden fazla ve farklı ameliyata aynı anda girebiliyor, hastalarına şifa dağıtıyor.
Bunların hepsi güzel gelişmeler. Dahasını istemek, elbetteki hakkımız, bunlar yeterli değil.