Sabetaycılara göre Yahudiler kendi aleyhlerinde bir çifte standart içindedirler. Halbuki Yahudiler, Halaha’ya (Yahudi şeriatına) göre Müslümanlığı seçen Sabetaycıları dinden çıkararak doğru bir karar verdiklerine inanmaktadırlar. Gizli Yahudi olarak Sabetaycıların İspanyol konversolarından, marranolardan ve moriskolardan çok farkı var. 1391-1492 yılları arasında Katolik İspanya’sında zorla Hıristiyanlaştırılan yüzbinlerce Yahudi vardı. Ölüm tehdidiyle dinlerini değiştirmek zorunda kalmışlardı. Ama içlerinden pek azı - birkaç bin - bugüne kadar geleneklerini devam ettirip, inançlarını korumuşlardır.
Tüm bu bilgilerden yola çıkarak Türkiye topraklarında din ve kültür olarak bir farklılığa sahip Sabetayistlerin 17. Yüzyıldan beri özellikle İzmir ve İstanbul gibi şehirlerde varlıklarını sürdürmektedirler ve gerek ekonomik gerekse kültürel açıdan Türkiye’ye katkıları olmuş bir Gizli Yahudi Cemaati olduklarını söyleyebiliriz.
Türkiye’de Sabatay cemaatinin okul ve üniversiteleri vardır. Bu gerçeği kimse inkara yeltenmesin. Türkiye’de Sabetayistler listesinde siyasilerden gazetecilere, askerlerden işadamı ve sanatçılara, yazarlardan televizyonculara kadar bir çok ünlü isim yer alıyor.
Sabetaycılar Batıya, Batılı yaşam tarzına taraf oldular ve bu yaşam tarzını Türk toplumuna getirmeye uğraştılar. Örneğin İpekçilerin ilk sinema salonlarını açmaları ve burada Batılı yaşam tarzını gösteren filmlerin gösterimi ve Yalman’ın ateşli ve saldırgan bir laik oluşu...”Tüm bunlar da göstermektedir ki sabetaycılık sadece yahudi dininin içinden çıkmış bir hareket değil ve aynı zamanda da halen devam eden ve yahudi dininin tüm karakterlerini eksiksiz olarak taşıyan bir harekettir ve bir yahudi tarikatıdır.