Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan da PKK ve PYD terör  örgütlerinin birbirinin devamı gibi olduğunu anlattı. İki örgüt arasında şekilsel olarak küçük farklılıklar gösterilmeye  çalışılsa da her ikisinin aynı amaca hizmet ettiğine dikkati çeken Bozoğlan,  "Türkiye'de yaşanan terör olayları ve Suriye'nin kuzey bölgesinde yaşanan zulüm,  aynı ortak aklın ürünü. 
Türkiye'de PKK, Suriye'de ise PYD aynı işlevi görüyor.  
Bölgede maalesef bunlar yüzünden ciddi sıkıntılar yaşanıyor, terör örgütleriyle  barış ve huzur sağlanamaz. PKK ve PYD arasındaki bağlantıyı kimse inkar edemez,  şekilsel olarak bazı ufak farklılıkları olsa da kamuflajın bir önemi yok, önemli  olan kafa yapısıdır." diye konuştu.
Araplar Yardımlaşma Derneği (ARAP-DER) Genel Başkanı Şükrü Kırboğa da  PKK ve PYD'nin aslında aynı örgüt olduğunu ve bu konunun tartışılmasının bile  yersiz olduğunu söyledi. 
Suriye'nin Kobani (Ayn el Arap) kentinde PYD ve DAEŞ arasındaki  çatışmalarda ölenlerin büyük bölümünün Türkiye vatandaşı olduğuna işaret eden  Kırboğa, bunların PKK kamplarında eğitim aldığını anımsattı.
Kırboğa, tüm dünyanın bu iki terör örgütünün aynı yapıya hizmet  ettiğini bildiğini vurgulayarak, şu tespitlerde bulundu: 
"PKK ana gövdedir, İran'da PJAK olarak faaliyet gösterir, Suriye'de  ise PYD olarak anılır. Bütün bu örgütlenmelerin alt silahlı grupları vardır. YPJ  gibi ama ana damar yine PKK'dır. Aynı hedefe hizmet eder, aynı şer güçler  tarafından desteklenirler, ellerindeki silahlar aynı, üniformaları, aynı eğitimi  görüyorlar. 
Batı ve ABD, bu yetiştirdiği örgütü dünya terör listesinde gösterip  algı üretmektedir. Suriye ve Batı, terör listesine koyduğu örgütle çalışmalarının  kendileriyle çelişecek olması nedeniyle PKK içindeki militan kadrosunu PYD gibi  bir isim altında toplayıp Suriye'de savaştırmaktadır. İkisinin aynı olduğunu  bizzat ABD Savunma Bakanı Ashton Carter ve ABD'li Senatör Lindsey Graham  söylüyor.
ABD Savunma Bakanı bile PYD'nin, PKK ile aynı olduğunu itiraf etmişti.  Gel gör ki bunlar insanın aklıyla adeta dalga geçip, bu iki vahşi örgütün farklı  olduğu imajını vermeye çalışıyorlar."(a.a.)
Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde jandarma komutanlığına ağustos ayının başında teslim olan terör örgütü PYD/ YPG üyesi İ.B.’nin, PYD’ye nasıl mühimmat yardımı yapıldığını anlattığı öğrenildi. 2 yıl önce örgüte katıldığını anlatan İ.B.’nin, ifadesinde “ABD, İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya ve İtalya uçaklarla 50 bin ton civarında mühimmat yardımı yaptı” dediği bildirildi.
Terör örgütünün darbe girişimini fırsat bilerek Türkiye’de sözde Amed kantonunu oluşturmayı da planladığını belirten İ.B.’ isimli teröristin “Sınır iller başta olmak üzere Kürt halkının yoğun olduğu yerlerde halkı kışkırtarak eylem yapmayı planlıyorlar. Örgütün asıl amacı Fırat Nehri’nin batısında, Rakka ve Cerablus’u da kapsayacak şekilde Akdeniz’e kadar olan bölgeyi ele geçirerek bir koridor oluşturmaktır” dediği öğrenildi.
PYD’nin, DAEŞ’in elinden aldığı bölgelerdeki petrol kuyularında da kontrolü sağladığını dile getiren İ.B.’nin, “Örgüt, önce Esed, sonra da DAEŞ’in elinde bulunan petrol rafinerilerini ele geçirdi ve ABD’li şirketlere petrol satışı yapmaya başladı. Bu satışlardan elde edilen paralar ise İsviçre bankalarına aktarılıyor” dediği kaydedildi.