İKTİDAR Partisi, kongre öncesinde oy kullanacak delegelerin seçimle belirlenmesi konusunda aldığı kararını uygulamaya koydu. Uygulama, kendisini 'bulunmaz Bursa kumaşı' olarak görenleri, fazlasıyla tedirgin etmiş, galiba...  
Daha düne kadar, delegeyi kendi güdümünde zannedip, kemik çerçeveli, simsiyah mafya gözlüklerini takıp, Nohutlu Tepesi'nden insanlara bakmayı marifet zannedenler, 'mezara kadar' olmasa da seçimlerin yapılacağı 'Pazara kadar', kendi deyimleri ile 'kucaklama, savaş baltalarını gömme' kararı almışlar. Karar ilan edildi, 'Bize bugünden sonra birlik ve beraberlik, sevgi, hürmet ve merhametle insanların birbirini kucakladığı, birbirini sevdiği bir ortam yakışır' sözleriyle. 'Savaş baltalarını gömdük, barış çubuğu içiyoruz' diye ekleme yaparak...
Bir zamanlar 'Altın Nesil' yetiştirmek üzere Özel Ergin koridorlarını arşınlayanlar, birbirlerine verdikleri 'plaketler' ile 'bizdendir' mesajı verenler, bugün aynı taktikle, o zamandan kalma alışkanlıklarını sürdürmek suretiyle 'köprüyü geçene kadar' soluklanma sürecine girmiş görünüyorlar...
Kendisini 'Cumhurbaşkanının siyasi vekili' olarak nitelendiren partinin üst düzey yöneticisi, yerel seçim öncesinde 'Yozgat'a gelmesinler yoksa biz seçimi kaybederiz' diyerek, kendi milletvekillerinin seçim çalışmasını istemediğini, partideki yönetici arkadaşları söylüyordu. Hem seçim öncesinde, hem de seçimlerden sonra iktidar partisinin mensubu olup, olmaksızın her kesimdeki insanları ötekileştirip, halkı birbirine düşürmek suretiyle kendi 'ayıbını örtme' telaşına girenlerin, bu saatten sonra 'savaş baltalarını' gömmelerine nasıl inanalım. Anlaşılan o ki, Özel Ergin koridorlarında aldığı eğitimle, 'mezara kadar değil, Pazara kadar' söz veriyor...