Osmanlı dediğimiz zaman şüphesiz akla zaferler ve Din konusunda ki hassasiyetleri gelir.
Efendimize olan tazim ve muhabbetlerini onun kutsal beldesine hizmetler götürerek ve İslam birliği gayesini gerçekleştirmeye çalışarak göstermişlerdir. Hicaz ve Bağdat demir yolu bunun en güzel örneklerindendir.
Ehl-i Beyt’in şahsında Peygamber efendimize olan sevgiye ve saygıda ki hassasiyetlerini az rastlanır nice örnekler vardır “Mümkün olan aletlerin üzerine keçeler sarınız ki, fazla gürültü yapılmasın, Ehl-i Beyt’in ve burada yatanların mübarek ruhları rahatsız olmasın!..” 
Osmanlı hakkında nice karalama ya da unutturma çalışmaları yapılmıştır. Bakın ünlü bir siyasetçi bu konuda geçmişte nasıl ifadeler kullanmış ve daha sonra nasıl itiraf etmiştir.
O günün gazetesin de yer alan röportajı aynen aktarıyorum size "Osmanlıyı biz de kötüledik.
Çünkü Osmanlıyı methetsek, bu gün ki düzeni tutturmakta zorluğumuz olurdu.
Yalnız, şimdi dönüp geriye baktığımız zaman şöyle kötüledik, biz, kahramanlıklarla övündük. Yani Kanuni Sultan Süleyman'ı kötülemedik hiçbir zaman yahut Fatih Sultan Mehmed'i kötülemedik. Ama padişahlar dendiği zaman topyekûn kötüledik. Böyle bir dönemi geçirmek mecburiyetindeydik." (Türkiye, 09.10.1999)
Bu gününün dünyasında “Türk” ve “Müslüman” adı ecdadımızın sayesinde belleklere nakşedilmiştir. Bu gün bazı siyasi çıkar ya da yanlış bilinen tarih yüzünden Osmanlı karalamasına koalisyon eden birçok kişi var.
Yarın dünya da daha büyük sıkıntılar daha fazla insan kıyımı ve daha fazla İslam düşmanı göreceğiz, işte o günler için bu günden tarihimizi bilmeli değerlerimize sahip çıkmalıyız ki daha güçlü daha sözü dinlenen bir konumda olalım.
Çok yakında Şiir severlerle buluşturacağımız yeni albümümde de yer alan “Osmanlı Torunu” isimli şiirimle nokta koymuş olalım.
OSMANLI TORUNU
Bu mesele bugünün meselesi sanmayın
Azıcık hesap edin her yalana kanmayın
Tarih yalan demezmiş siz asla inanmayın
Bir kişiyle bir millet böyle yok sayılamaz
Osmanlı torununa hiç yere kıyılamaz

Yok! Fransız kültürü yok
İsviçre kanunu
Kim kendi ülkesinin
hazırlarmış sonunu
Bana gerici diyen
çekemezken donunu
Balesi operası ülkeme yayılamaz
Osmanlı torununa hiç yere kıyılamaz

Kısmetli baloların Bayarlı davetlerin
Mösyö müsyo diyerek
çoğalan rağbetlerin
Değil vatan anane imanlı ebetlerin
Katili olanlara saf tutup uyulamaz
Osmanlı torununa hiç yere kıyılamaz

Nihayet uyanmaya başlıyoruz bu ara
Kabuk bağlar mı bilmem
bu yara derin yara
Hakikat nefesine
elbet gelecek sıra
Sanmayın uyuyan dev
bir daha ayılamaz
Osmanlı torununa
hiç yere kıyılamaz

Siyah Sancaklıların atları hazırlandı
Eyerleri takıldı otları hazırlandı
Roma’yı çiğneyecek botları hazırlandı
Bu kaza mübarektir şer için cayılamaz
Osmanlı torununa hiç yere kıyılamaz

Putların gölgesinde
besmele son bulacak
Küfrün başı gidecek
Mü’min mecit olacak
Bu haykıran coğrafya sahibine kalacak
Sütçü imam evladı
rejimle soyulamaz
Osmanlı torununa
hiç yere kıyılamaz…
“OSMANLI TORUNU”
ŞİİRİNİN  İLAHİSİ
 
Kültür bizde inanç bizde
Hak katında kazanç bizde
Tüm dünya ya ders vermişiz
Olmadı hiç utanç bizde

Osmanlıyız Osmanlı’yız
Biz Osmanlı torunuyuz
Siyah sancaklı ordunun
Fetih yazan yarınıyız

Hadislere mazhar olmuş
Mehmet Han’ın neferiyiz
Sanmayın o ruh kaybolmuş
Kılıç kuşanmış eriyiz