Bu topraklardan çok ozan, şair, âşık, yazan çizen bir yığın üstad gelip geçmiştir. Kiminin güfteleri, kimisinin şarkıları, türküleri dilden, dile gezer durur. Ancak bu arada, ozan veya âşıkların ilaveten şairlerin bazılarının bir başkasının yazdıklarından, kelime cümle değiştirerek, kendilerine mal etmeleri hep olmuştur. Çoğu zamanda ölçüyü kaçıranlara sık, sık rastlamaktayız…
Mesela;
Bakınız; Kırşehirli Sülük Hüseyin ne yazmış;
***
Karşıdan karşıya sıralı dağlar
Boranlı püsenli suları çağlar
Elleri koynunda bir gelin ağlar
Kaş kaldırıp gözlerini yumarak
***
Rahmetli Neşet Ertaş ne demiş! Plağa nasıl geçmiş...?
***
Karşıdan karşıya elmalı dağlar
Elması yetmişde suları çağlar
Ellerin koynunda
Bir gelin ağlar
Kaş kaldırıp gözlerin süzerek
***
Bu da Turabi Baba (Turabi Baba Divanı)
Bağışla hünkârım şahı seversen
Gel ağlatma beni eller içinde
Hep bizi söyleşir bu devr-i alem
Beni destan ettin diller içinde
***
Merhum Neşet Ertaş ne yazmış! Nasıl söylemiş;
Bağışla sevdiğim şahı seversen
Gel ağlatma beni eller içinde
Hep bizi söyleşir bu devr-i âlem
Beni destan ettin diller içinde
***
Sivaslı Emlek yöresi âşıklarından, Agahi ne yazmış;
Agahi karıştır kanı yaş ile
Hak bulunmaz hayal ile düş ile
Eremem menzile bu gidiş ile
Binip aşk atını hemen sürmeli
***
Rahmetli Neşet Ertaş ne demiş..?
Gahi karıştır kanı yaş ile
Hak bulunmaz hayal ile düş ile
Eremem menzile bu gidiş ile
Binip aşk atını hemen sürmeli
***
Kırşehirli Çekiç Ali’nin Zahidem türküsü de, Neşet Ertaş tarafından aynı sözlerle plağa okunmuştur ve kaynak Neşet Ertaş geçmiştir.
Yazıyı uzatacak olur isek, örnek çokta biz bu konuyu burada noktalayalım…