Hükümet tarafından ortaya atılan ''Barış süreci'' kapsamında halkı bilgilendirmek, süreç içerisinde yaşanılması muhtemel gelişmelere hazırlamak üzere oluşturan ''Akil Adamlar'' topluluğunun İç Anadolu Bölgesi'nde Ahmet Taşgetiren başkanlığında, oluşturulan Başkan Vekilliğini Beril Dedeoğlu, Sekreterliğini Cemal Uşak'ın yaptığı, Vahap Coşkun, Doğu Ergil, Erol Göka, Mustafa Kumlu, Fadime Özkan, Celalettin Taş'tan oluşan ''Akil Adamlar'' Yozgat'a da gelecek.
Bu isimlerden kaçı bölgeyi, Yozgat'ı tanır, kaç kez Yozgat'a gelmişlerdir, kaç Yozgatlı ile oturup, sohbet etmişlerdir. Orası meçhul. Beni tanımayan insanların beni nasıl yönlendirip, nasıl ikna edecekleri konusunda şüphelerim var. Şüphelerim, kafamda oluşan sadece bu olsa, gam değil. Sorar öğreniriz, geldiklerinde.
Bundan daha önemli bir konu daha var. Yıllardır, Lazı, Çerkezi, Türk'ü, Alevisi, Kürdü, Arabı, Ermenisi, Rum'u, Abdalı, Çingeni ve daha bir çok rengin birarada yaşayıp, göz kuşağı gibi birbirine sarmaş, dolaş olmuş, kendilerini Türkiye Cumhuriyeti Devleti şemsiyesi altında farklı isim, ırk, din, dil ile tanımlayan insanlar birbirleri ile ne zaman küstüler, ne zamandan beri savaş halindeler de şimdi barış süreci devreye sokulmuştur?
Öncelikle bu soruya bir yanıt bulmamız gerekir, ''Biz ne zaman birbirimize savaş ilan ettik, ne zamandan beri birbirimizle savaşıyoruz?'', bunu bilmek isterim.
Yozgat dahil yurdun her bölgesine yıllardır, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ki çatışmalar nedeniyle hergün Şehit Cenazelerinin geldiğini belirtip, bunun adına da ''Savaş'' deniliyorsa, o zaman oturup bir değil bin kez düşünmek gerekir.
Herkes biliyor ki; Bu ülkenin güvenlik birimleri ''Kurtuluş'' ve ''Çanakkale'' savaşları sonrasında bir savaşa girmedi. O nedenle Doğuve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri başta olmak üzere yürütülen operasyonlar, girişilen çatışmaların adı ''Savaş'' değil, ''Terör ile mocadele'' olarak bilinir, bugün bunu ''Savaş'' olarak adlandıralanlar bile bizlere bunu ''Terörle mücadele olarak'' anlatmışlardır.
Ortada bir ''Savaş'' olmadığına göre, ''Barış Süreci başlatıldı'' denilmesini anlamak mümkün değil. Eğer ''Terör ile mücadeleyi'' tutup da ''Savaş'' olarak ilan edersek, bu işin altından kalkamayız. İşin sonu başka alanlara, başka söylemlere kayar.
Yaşanılanları ''Terör ile mücadele'' olarak algıladığımızda da sıkıntı var. O halde devlet yönetimi, ''Terör örgütü'' ile bir mutabakata varıp, ''Barış'' imzalamak için hazırlık yaparken, tepki çekmemek amacıyla insanların ''Gazı'' alınmak üzere, ''Akil Adamlar'' toplulukları oluşturularak, ''İkna turları'' başlatılmıştır. Süreç içerisinde Anayasa da yeniden yazılacak. Mevcut Anayasa, silahların gölgesinde yazılıp, onaylanması nedeniyle kabul görmüyor. Peki, şimdi yeniden yazılacak Anayasa silahların zoruyla kaleme alınmış olmayacak mı?
Birileri düşünüp, bizim geleceğimizi belirleyecek...
O halde, bugün hava açık ve piknik yapmaya elverişli olacak. Buyurun piknik açılımına!...