Milli uyanışı, Milli ruhu ve Milli Kültürü eserlerinde nakış nakış işleyen Fakıoğlu, Türk Milleti’'nin derdini kendine dert edinmiş, cennet vatan Anadolu'nun korunmasını Türk Milleti'nin uyanışına bağlamıştır. Eserlerinde Milli ve Manevi değerlerin şaha kalkmış olduğunu görüyoruz. Mutlaka okunması gereken eserler arasında bulduğumuz "Dünyayı Değiştirmek" ve "Mandacılığın Mantığı" isimli eserlerinden sonra "Misyonerliğin Misyonu" isimli eserini okumaya başladık.
Türk Milleti yüz elli yılı aşkın bir süredir medeniyet ve kimlik değiştirme operasyonlarına tabi kılınmış olup, sunulan değişimlere gösterdiği tepki kadar bunun bedeli olarak ağır ölçekte cezalandırılmış; maddi ve manevi işkencelere uğramıştır. Bu doğrultuda:
"Milli değerleri aşağılanarak hakarete uğramış; sosyal yapısı tahrip edilerek kutuplaşmalar oluşturulmuş; Milli hafıza kaybına uğratılarak mazi ile bağları kesilmiş; ekonomik gelişme ve kalkınma yolları kesilerek hayat damarları tıkanmış; dayanılmaz acılar çektirilerek ruhen yorgun bırakılmış, dolayısıyla sinirleri alınmak suretiyle tepkisel iradesi kırılma noktasına getirilmiş; böylece yeni bir kimlik almaya ve yeni değerlere inanmaya hazır hale getirilmiştir."
"Türkiye yıllarca doğuda 'Kürt Sorunu' ve şu an uykuda (pusuda bekleyen) Ermeni Sorunu ile Batı'da Yunanın tarihi Enosis emellerinin şimdiki adı Kıbrıs sorunu arasında sıkıştırılmış durumdadır. Bu kumpası (çemberi) her geçen gün daraltarak canımızı almaya çalışanlar ekonomik krizler üreterek teslim olacağımız günü bekliyorlar... Bizi "Şerif Hüseyin" türü vaatlere yeni çıkmazlara sokacakları ortada. Kuzey Irak kürtlerini yahudi Barzani ve diğerleriyle ayartarak yoldan çıkaranların zamanında Saddama verdiği silahlarla ölümüne göz yumanların bugün Kürt Halkının iyiliğini düşündüğünü ve dostu olduğunu kimse iddia edemez. Dikkat emperyalizm Ortadoğu’da yeni bir "Şerif Hüseyin" oyunu oynuyor. Bütün mesele ve proje bölgede ABD'nin ekonomik çıkarları ile siyonist İsrailn tarihi emellerini gerçekleştirmektir.
"Dünyayı fitne ve zulme boğan mevcut zorbalığın adresi Hristiyan Batı ve Siyonizmin kaostan düzen çıkarmak adına işlediği cinayet ve kötülüklere ancak İslam "dur!" diyebileceğinden Müslümanların bütün iyi niyetli topluluk ve mazlumlarla el birliği ederek yeryüzüne sulh ve huzuru yeniden tesis etmek gibi bir sorumluluğu vardır. Bunu sağlayacak tedbirleri almak, program ve projeler oluşturacak bilgi, tecrübe ve kaynaklara da sahiptir."
"Türk Milleti kendine döndüğü vakit, ortadoğu ve tüm dünya Müslümanları da uyandığında emperyalizm binlerce km. uzaktan gelip kendi coğrafyalarında "operasyon" yapamayacaktır. Dahası bu topraklarda ne siyasi ve ekonomik tahakkum oluşturabilecek ne de Cezayir, Çeçenistan, Afganistan ve son olarak Irak’'ta olduğu gibi kukla vali ve yönetimler kurabilecektir."
"Neler yapmak gerekir? Önce kendimize gelecek, kimliğimizi oluşturan manevi kaynaklarla buluşarak orada bize sunulan değer ve ölçüleri hayatımızın vazgeçilmezleri yapacağız. Böylece bin yıldır inandığımız ve bizlere yüce bir şeref bahşeden İslam'ı yeniden keşfedip, bu süre içinde taşıdığımız tarihi misyonu da hatırlayarak yeni baştan ve yeni bir heyecanla harekete geçerek yeni bin yıla tüm beşeriyetin Hakkı ve hayrı yaşadığı; huzur ve adaletin var olduğu "Türk Damgasını" vuracağız. Bu irade, hizmet ve başarıyı göstermekle de millet ve devlet olarak ömrümüz (inşallah) kıyamete kadar baki kalacaktır."
"Görev, Milli kültür ve (Milli) kimlik sahibi Türk aydınlarınındır. Artan tehlike ve yoğunlaşan saldırıları, Milli duruş ve görüşleriyle ancak ve öncelikle onlar durdurabilir. Kirlenen ve duran idrakleri ancak onlar temizleyip, arıtıp, harekete geçirebilir. Düşmanın camdan çivilerini ancak yeşertebilir. Ve dünyaya sulhu ve selameti aydınların rehberliğinde "Müslüman Türk Milleti" verebilir."