Yozgat'ın gelişmesinde, sosyal ve ekonomik anlamda geri kalmasında, yatırımlarının zamanında tamamlanmasında, tamamlananların ise çürük, yetersiz olmasında birden fazla neden vardır. Ancak bunların ilk sırasında Kayseri merkezli bölge müdürlükleri, ikinci sırasında ise ''Vekalet'' sistemi bulunmaktadır.
Bu tespiti yıllar önce yapıp, gündeme taşıdığım dönemlerde, birileri buna şiddetle karşı çıkıp, daha çok siyasi ve idelojik olarak konuya yaklaşmayı tercih etmişti. Aradan geçen süreç içerisinde de bu hep böyle olmuştur, olmaya da devam etmektedir.
Kayseri merkezli Bölge Müdürlükleri, bugüne kadar hep önceliği kendi bulundukları ilin mücavir alanları için kullanmayı tercih etmiş, tepkisiz kalmakla yetinmeyip, hakkı olan hizmet ve yatırımların gelmemesine gerekçeler uydurup, bunu da savunmaktan yana bir tercih kullanan Yozgat'ı ise her daim ''Üvey evlattan'' bile öte görmüştür.
Bunun örneklerini sıralamakla bitirmek mümkün değildir. Kayseri Merkezli Bölge Müdürlüklerinin yatırım ve hizmetlerine yıllar itibariyle incelediğiniz de ''Kedi payının'' bile Yozgat'a düşmediğini görebilirsiniz. Hal böyle iken Yozgat siyasetçisi başta olmak üzere, Yozgat'a yatırım ve hizmetlerin gelmemesinin nedenlerini başka yerlerde aramayı tercih etmiş, hatta ''Yozgat'a yeterince yatırım ve hizmeti veremedik'' diyebilen bölge müdürünü ''Tekzip edercesine'' bir tavırla ''Yozgat'a da şunlar yapıldı'' denilerek, savunulmaya kalkışılmıştır. İşte bu yüzden de Yozgat, başta Kayseri'nin olmak üzere çevresindeki tüm illerin deyim yerinde ise ''Sömürgesi!'' konumuna gelmiştir.
Diğer bir konu ise, iki bölümden oluşmaktadır. Birisi siyaseten kurum yönetimlerinin ''Vekaletle'' yandaşlara teslim edilip, sonrasında da ''Hesap sorulamaz'' noktaya getirilmesi. Diğeri ise, asaleten atanmış olsa bile, günübirlik konuları takip edip, Yozgat'ı ''Tatil, dinlenme kenti'' olarak algılayıp, gününü doldurma gayreti içerisinde olanlardır. Birde buna çalışanın ''Hedef tahtasına'' konulup, çalışmayanın ise hiçbir şekilde sorgulanmadan, hatta varlığı-yokluğu bile farkedilmeyenlerle ilgili duyarsızlık eklenince, durum daha da vahim bir noktaya gelmektedir, gelmiştir.
Yozgat insanı ve Yozgatlının öncülüğüne soyunanların öncelikle oturup, kendi değerlerini, algılamalarını sorgulamak durumundadır. Kendi yandaşını bir kurumun idaresinde makam sahibi yapmak için, kurumun içerisini boşaltmayı bile göze alan siyasetçilere, hizmet yapmak için devraldığı koltuğu ''Isıtmaktan'' öte bir şey yapmayanların durumlarını masaya yatırmayıp, bir de alkış tutup, savunmaya kalkıştığımız süre içerisinde yatırımdan, hizmetten değil, bunun yerine bitmeyen, bitirilmeyen sorunlarımızı birbirimize anlatmaktan öteye gidemeyiz.
Yozgat'ın bu bağlamda temel sorununu, yatırım ve hizmetin aksamasındaki unsurların tespit edilmiş olması da önemli bir gelişmedir, diye düşünüyorum.