Geçtiğimiz hafta bu köşede ‘’Sorgun stadı, tüm Yozgat’ın yüz karasıdır’’ başlığı altında bir yazı yazdık. Bu yazının içeriğinde başarılı olmak için iyi bir tesisinizin, stadınızın olması gerektiğine işaret ettik. Yazdığımız bu yazıyı bir kısım okurumuz desteklerken bazılarından da eleştiriler aldık.
Bizi destekleyenler stat konusunda tamamen haklı olduğumuzda birleşiyorlardı. Bizi desteklemeyenler ise, başarının sadece tesisle değil, ruh ile, takım ruhu ile kazanılacağını ifade ediyorlardı. Bir kısım okurumuz da, başarılı olmak için hem tesisleşmenin gerekliliğine işaret ederken, başarı için asıl önemli olanın alt yapı olduğuna dikkat çekiyorlardı.
Aslında bu üç grup okurumuzun hepside haklıydılar.
O zaman başarılı olmak için, hem iyi bir tesis, hem iyi bir takım ruhu, hem iyi bir alt yapı, hem de iyi bir gelirinizin olması gerekli.
Tabii, bunlardan en önemlisi bence, iyi bir gelir kaynağına ve iyi bir alt yapıya sahip olmaktır.
Futbolun en önemli aktörleri futbolculardır. Futbolcu olmadan bu spor yapılamaz. Bunun yanında çok önemli olan diğer aktör ve faktörler de vardır. Bunların içerisine kulüpleri, yöneticileri, hakemleri, statları, futbol sahalarını, teknik direktörleri, taraftarları ve daha aklıma şu an gelmeyen bir çok şeyi katabilirsiniz ama, futbolcu ile iyi bir gelir kaynağını bu saydıklarımın en başına oturtmamız gerekir.
Günümüzde, özellikle futbolda kalıcı başarılar kazanmak için altyapınızın mutlaka çok güçlü olması gerekiyor.
Altyapısını güçlü bir şekilde oluşturan takımlar, hem futbol piyasasına çok iyi oyuncular yetiştiriyor, hem iyi paralar kazanıyorlar, hem oyuncu sıkıntısı çekmiyor, hem de kalıcı başarılar elde ediyorlar.
Bu saydıklarımın hepsini de yerine getirerek, dünyanın en iyi geliri olan takımlarının başında Real Madrid geliyor. 2011 yılı Deloitte 'Dokunulmazlar: Futbol Para Ligi' raporuna göre Real Madrid, 438,6 milyon Euro geliriyle 6. kez dünyanın en büyük futbol kulübü olarak ilk sırada yer aldı.
Raporda, ilk 2 sırada İspanyol kulüpleri yer alıyor. Real Madrid 438,6 milyon Euro geliriyle 6. kez dünyanın en büyük futbol kulübü olarak ilk sırada, 398,1 milyon Euro ile FC Barcelona ikinci sırada yer aldı.
Rapora göre, 20. sıradan 11. sıraya yükselen Manchester City kulübü şimdiye kadarki en iyi derecesini elde etti.
Dünyanın en büyük bütçeye sahip kulübü Real Madrid’in en önemli gelir kaynağının ise pazarlama olduğu belirtiliyor. İspanyol devinin gelirlerinin %32si uluslararası pazarlamadan geliyor. 2. sırada %31le televizyon gelirleri ve üçüncü sırada maç günü gelirleri %29la geliyor. Bunun dışındaki gelirleri ise diğer kaynaklar.
Şimdi, bu rakamlara Türkiye Süper Ligi’ndeki takımların hiç biri ulaşamadığına göre, PTT Birinci Lig, 2.-3. lig ve Bölgesel Amatör Lig takımlarının böyle bir gelir potansiyeli yaratma şansları sıfır.
Öyleyse yapılması gereken, ilk önce altyapının kurulması, sonra da güçlendirilmesidir. Bu gün ülkemizde U-14 den başlayarak U-19 a kadar bir çok lig var. Bu 11 kategoriden oluşan lige takımlarımızın çok büyük bir grubu sadece 1-2 kategoride katılabiliyorlar. Çünkü, hiç birinin altyapısı yok. Böyle olunca, ne Süper Amatör Kümedeki maçlar zevk veriyor, ne de U ligi maçları.
Yozgat’ı 3. Lig’de temsil eden ne Yimpaş Yozgatspor’un bir alt yapısı var, ne de BAL’da temsil eden Sorgun Belediyespor’un. Her iki takım da sağdan soldan aldığı futbolcular ile bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Ama istedikleri başarıyı bir türlü yakalayamıyorlar. Çünkü her iki takımda bütçelerine göre transfer yapıyorlar. Böyle de yapmak zorundalar. Bunun için 15 oyuncu transfer etseler, bunlardan ancak 3 yada dördü istedikleri gibi çıkıyor. Bu şartlar altında başarı yakalama şansınız düşüyor. Böyle konumlarda başarılı olmanız için, çok şanslı olmanız gerekiyor, ya da çok paranız olması. Şanslı olursanız, aldığınız oyuncular birbirine uyum sağlar ve tıpkı aynı makinenin dişlileri gibi ahenk içerisinde çalışırlar. Eğer bu oyuncuların büyük bir bölümü birbirine uyum sağlamazsa, onları gönderir yerine yenilerini alırsınız. Bu da para ile olur ki, o da bizde yok.
Bu gün Türkiye’nin tüm illerinde süper amatör ve amatör kümelerde oynayan futbolcular bile artık para peşindeler. Belki şu an bir kısmı amatör ruhla mücadele ediyor olsa bile, o amatör ruhla oynayan futbolcular, gün geliyor, size karşı parayı bir tehdit aracı olarak kullanabiliyorlar. Bunun tek nedeni ise, kulüplerin alt yapısının olmaması ve alttan oyuncu yetişmemesidir. Bu durumlar ile karşı karşıya kalan kulüp yöneticilerimizin bir çoğu bu duruma sürekli diş sıktıkları için diş hekimleri ile can ciğer kuzu sarması olmuş gibiler. Ancak elleri mahkumdur, hiçbir şey yapamazlar ve dişilerini sıktığı ile kalırlar. (sürecek)