Önceki gün bir mecliste bu soru soruldu.
Soruyu soran da bir vekil aday adayı idi.
Siyasette iddialı olduğunu dile getirirken, milletvekilliğine ihtiyacı bulunmayan isimler geldi gündeme.
İşte o zaman bu soru soruldu.
Niçin vekillik isterler?
Bulundukları makam, mevki ve maddi gelirleri göz önüne getirilince vekilliği solda sıfır bırakan isimlerin neden milletvekili olmak istedikleri tartışıldı.
Ortaya atılan cevapların hiç birisi beni tatmin etmedi.
Türkiye’nin önemli STK’larını yöneten veya saygın bilim adamı, iş adamı sıfatında bulunan isimler neden vekil olmak isterler ?
Çünkü Türkiye’de milletvekilliği bir temsil makamı olmaktan çıkıp, bir protokol makamı olmuştur da ondan.
Adı üstüne milletin vekilliği ve temsilciliği görevini yürüten milletvekillerine zaman içerisinde verilen imkanlar ve ayrıcalıklar bu makamı bir protokol ve zırh makamı haline getirmiştir.
Türkiye’de vekillik makamı TBMM’nin 1’inci dönemine denk olsaydı, bugün 50 den fazla aday adayı çıkar mıydı sizce?
Bulunduğu makamdaki aylık geliri beş milletvekilinin maaşına denk gelen isimlerin vekil olma arzusu makamın maddiyatından çok protokolü ve dokunulmazlığıdır.
Bu yüzdendir ki halen birçok ismin makam arabasında “19’uncu Dönem Yozgat Milletvekili”, “22’inci Dönem Yozgat Milletvekili” gibi araç tanıtım kartı bulunur.
Bu makamda bulunanlar devletin her kurumu ve kademesindeki yöneticilere erişme ve ulaşma imkanı sağlar.
Devlet kapıları ardına kadar açılır.
Hem AK Parti’den hem MHP’den hem de CHP’den vekil seçilerek 3 yıl, 2 yıl meclise uğramayan, mecliste hiç kürsüye çıkmayan isimler var.
Üç partide bu isimlerin üstünü bu yıl çizdi ve aday adaylığını kabul etmedi.
Dedim ya vekillik bu ülkede birazda temsil ettiği millete önünü ilikletmek ve el üfeletmek.
Vekillik yargılanmamak, sorgulanmamak, hesap vermemek.
Vekillik protokole dahil olup gemiyi sağlam yürütmek.
Vekilliği bu yönüyle en güzel Abdurrahim Karakoç ‘Mebus Beğ” adlı şiiriyle anlatır.
Ona da bir göz atın beni daha iyi anlarsınız.