Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hafta sonunda katıldığı ‘‘Yağmur Duası’’ sonrasında yaptığı açıklamada, Yozgat’ta baraj olabilecek ne kadar su varsa hepsinin değerlendirilip, çiftçinin hizmetine sunulacağının altını çizdi.
Ajanslara düşen haberlere göre, bu yıl Boğazlıyan ilçesi Oğulcuk Barajı’nın temeli atılacak. Önümüzdeki yıl Yerköy’de İnandık Barajı, Akdağmadeni ilçesinde Bahçecik Barajı, Sorgun’da Yenice Barajı ihaleleri ise önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek. Barajların tamamlanmasıyla Yozgat’ta sulanabilir arazi miktarı daha da artacak.
Yozgat’ta kıraç topraklar, sulanmak suretiyle bereketli, bol ve kaliteli ürünlerin alınmasına elverişli hale gelecek, getirilecek. İyi hoş da Yozgat’ın şuan için sulanabilen tarım arazileri bile işlenmiyor, işlenen alanlarda üretilen mevcut ürünler sokağa atılıp, depolarda çürütülüyor. O halde yeni yapılacak göletlerin devreye girmesiyle birlikte daha fazla sokağa atabileceğimiz tarım ürünümüz olacaktır!...
Yanlış anlaşılmasın; ‘‘Ne gereği var?’’ demiyorum, asla. Yapılan veya yapılacak bu çalışmanın sadece bir ayağını oluşturduğunu anlatmaya çalışıyorum. Eğer, yapılan çalışmanın diğer ayakları devreye sokulmaz ise, bugün olduğu gibi yarın da ciddi sıkıntılar ortaya çıkacaktır, daha fazla ürün elde kalacaktır, çiftçi perişan olacaktır.
Tek bacaklı sandalye nasıl ayakta duramazsa, yapılan onca çalışmaya, yatırıma karşılık Yozgat’ta yok olmaya yüz tutan tarım sektörünün, tamamen ortadan kalkmasının hızı artırılmış olacaktır.
Yozgat’ta mevcut boşa akan suların barajlarda toplanıp, tarım alanlarının sulamasına bırakılmaya yönelik çalışmalar yapılırken, diğer taraftan da Yozgat’ta tarım ve hayvancılık sektörünün gerek insan gücü, gerekse makinalaşması, arazilerin toplulaştırılması, üründe çeşitlilik, tarımsal sanayi ürünlerinin artırılması, tarımsal planlama, dağınık olan üretimlerin belirli bölgelere toplanıp, bunların pazarlanması noktasında birliklerin oluşturulması gibi konulara kadar, her konuyu kapsayacak bir yapılanma için altyapı çalışmasının da hayatı geçirilmesi gerekmektedir.
Daha önceleri de gündeme getirmiştim, tekrar ediyorum. Hiçbir toptancı, müşteri ihtiyaç duyduğu ürününü farklı alanlarda, farklı insanlarla görüşüp, farklı fiyatlarla toplayıp, götürmez. Üretilen ürün perakende satıldığı zaman da üretici kazanmaz, aracı sayısı artar. Bu da beraberinde sıkıntıyı getirir.
Yozgat’ın kalkınmasında lokomatif konumundaki sektör tarım ve hayvancılıktır. Herkes üniversiteye kendisini endekselemiş durumda ama üniversite kenti olabilmenin yolu da sektörel gelişimle doğrudan bağlantılıdır. Üniversite, olmayan şeyleri yönlendiremez, öncülük yapamaz. Varolan üzerinden gidecek, geliştirecek, yönlendirecek, araştıracak, sunacak...
Bunun içindir ki, barajların yapılacak olması tek başına yetersizdir.