SON yıllarda bağımlık konusu sıkça gündeme getiriliyor. 'Bağımlılık' denildiğinde ilk akla gelen 'sigara, alkol, uyuşturucu maddeler' olarak sıralanırdı. Bunlardan daha tehlikeli bir bağımlılık ise günümüzde 7'den 70'e hepimizi ağına alıp, sarmal yaptı. Haberiniz olsun...
Cüneyt Arkın, bir röportajında, 'Biz film setlerinde mola verilince bir araya gelip, sohbet ederdik, tartışırdık, sahne konusunda büyüklerimizin tecrübelerinden yararlanmaya çalışırdık. Son zamanlarda bir-iki dizi filmde rol aldım. Ara verildiğinde yalnız kaldım. Herkes cep telefonuyla oynuyordu' diyor...
Hepimizin elinde bir telefon, sabahtan akşama kadar onunla uğraşıp, mesajlar atarken, beynimizin yorluduğunu, düşünme, analiz etme, mantık yürütme gibi özelliklerimizi yitirmiş olduğumuzun farkına bile varamıyoruz. İnandıklarımız doğrultusundaki paylaşımları sorgulamadan kabul edip, beğeniyoruz, üzerinde yorumlar bile yapabiliyoruz. 'Yanlıştan dönebilme' erdemliğini gösterenlerin sayıları ise bir elin parmaklarını geçmiyor. Cep telefonlarımız bizlere 'ninni söylüyor' uyuyoruz...
İlk bakışta bile 'sahte' olduğunu anlayabildiğimiz paylaşımla ilgili 'gerçeği yansıtmıyor!' şeklinde yapılan uyarıya, anında yanıt geliyor. 'Olsun, genel merkezimiz yayın talimatı verdi!' denilebiliyor. Benzerlerini herkes hergün, her an yaşıyordur...
Yozgat küçük bir yer. Nohutlu ile Çamlık tepeleri arasındaki bu şehirde herkes birbirini çok iyi tanıyor. Kimin neyi nasıl yapabildiğini/yapamadığını tahmin ediyoruz. Ancak, sosyal medya hesaplarından gündeme taşınan konulara inanıp, gerçeği görmezden geliyoruz. Hal böyle olunca da sorunlarımızı konuşamıyoruz, tartışamıyoruz. Bu yüzden de sorunları çözmekten uzak kalıyoruz...