Türkiye'nin ilk milli parkı Yozgat Çamlığı'nı yok sayarsanız, Yozgat'ın varlığından da artık söz edemezsiniz. Yozgat açasından bu denli büyük önem taşıyan Çamlığın devamındaki Divanlı Koruluğunda öğleden sonra başlayan yangın adeta nefesimizi keserken, hemen karşı tepede, Nohutlu da başlayan ikinci bir yangın, kentin üzerine karabulut gibi çöktü...
Orta Anadolu'nun yeşil incisi olarak kabul edilen çamlık ile Nohutlu tepelerinin ortasında yer alan vadiyi yerleşim alanı olarak seçen atalarımızın bizlere bıraktığı birden fazla önemli mirasın başında yer almaktadır Milli Park çamlık. Her ne kadar çamlığın nimetlerinden Yozgat olarak yararlanmamıza izin verilmemiş olsa da, nefes almamızı sağlayan, havamızı, suyumuzu kaliteli kılan, bereketin toprağa düşmesinde önemli bir üstlenen çamlığı hiç kimse hiç bir şekilde gözden çıkartamaz.
Yangın ihbarının ulaşmasının ardından devletin ilgili kurumları ile bazı vatandaşlar, yangın mahallerine akın ederken, ili yönetenleri de gözlerimiz ister istemez aradı. Çamlığın zirvesinden, Divanlı Koruluğuna geçen yol güzergahında belediyeye ait itfaiye ekipleri, Orman işletmeye ait söndürme araçları, greyderler, polis ve jandarma ile bazı vatandaşlar, yangın mahalline ulaşmak için çırpındı durdu. Bu çırpınış, rüzgarın etkisiyle söndürüldüğü düşünülen bölümlerdeki çıngıların yeniden alevlenip, yayılmaya başlamasıyla birlikte en üst düzeye ulaşırken, yangının ortasında kalma riskine aldırış etmeden söndürme çalışmasında görev alanlar, bizlerin nefes borularının kapanmasına engel olmaya çalışan doktor titizliği ile çalışmalarını sürdürürken, bu kez Nohutlu tepesinden yükselen duman yürekleri adeta cızlattı.
İkiye bölünen ekiplerin büyük bölümü Çamlık bölgesindeki yangına müdahale etmeye çalışırken, diğer bölümü ise Nohutlu tepesine ulaşıp, çıkan yangını kontrol etmenin mücadelesini verdi. Bir süre sonra çamlıktaki yangının söndürüldüğü, soğutma çalışmalarının başladığı haberi geldi, ekipler bu kez Nohutlu tepesine yönlendirildi. Buradaki yangın da kontrol altına alınıp, söndürüldükten sonra soğutma çalışmasına başlanıldı.
Her iki yangın mahalinde de bulundum. Her iki yangın mahallinde de ilin yöneticilerini göremedim. Gözlerim onları aradı. Bir ara, Belediye Başkanı Yusuf Başer'in Nohutlu tepesindeki yangın mahallinde bulunduğu söylendi. Ama kendisini gören olmadı.
Olsalardı ne olacaktı?...
Böyle bir sorunun devamında muhtemelen, ''Yangına müdahale etme şansları yok. Yangınlara müdahale konusunda da teknolojiyi kullanarak gerekli talimatları da mutlaka vermişlerdir. Söndürme çalışmaları da aksamadan ve zamanında yapıldı'' denilecektir.
Doğrudur...
Ama il yöneticilerinin yangın mahallinde bir saniye bile varlığı, çamlığa ve nohutluya, doğaya önem verildiğini, yakından takip edildiğini göstermeye yetecekti...