Belediyenin yaptığı dikim bugüne kadar yapılan dikimlerden farklıydı.
Bu kez çam fidanları dağıtıldı ama toprağa meyve ağaçları dikildi.
Nasip olurda büyürse ağaçlar ileride orada ayva, armut ve erik olacak.
Yozgat’ın Yukarı Nohutlu Mahallesi’nde büyüdüm ben.
Daha düne kadar büyüdüğüm mahalle meyveden geçilmezdi.
Dedemin bahçeli evinde bugün kilosu 3 liradan satılan Arjantin elma dediğimiz elma türünden üç adet ağaç vardı.
Sonra onun yanında bir kiraz ağacı ve ileride vişne.
Bahçenin ardında kayısı, duvar diplerinde yetişen üç-beş çilek.
Karşı komşuların bahçelerinde ceviz, erik, kayısı hatta iki üç meyve veren fındık.
Bugün bu evlerin birçoğu kooperatifçilere kurban gitti.
Betonlaştı.
Camızlık Pınarı artık yok oldu.
Tapucuların ev nerede diye sorsan kimse bilmez.
O estetik mimarisiyle Yozgat’ta tek olan ev beton yığınlarından görünmez oldu.
Belediye Başkanı Kazım Arslan, meyveciliği Yozgat’ta yaygınlaştıracağını ve yaklaşık bin adet meyve ağacı dikimi yapılacağını söyledi. lması durumunda Yozgat şehir merkezi önümüzdeki yıllarda meyve bahçesini andıran bir merkez olur.
Gazetemiz köşe yazarlarından kıymetli hocamız Yılmaz Göksoy, Yozgat’ta meyveciliğin ve yeşilin artırılması için yazdığı her yazıda çağrıda bulunur.
Özellikle köylere ceviz ağacı ve kenarlarına üzüm bağları yapılmasının hayati önemini vurgular.
Ancak maalesef ilgili ve yetkililer oralı dahi olmaz.
Şimdi inşallah belediyenin bu projesi lafta kalmaz ve Yozgat şehir merkezi bin adet meyve ağacına kavuşur.
Bu meyve ağaçlarına gerekli bakım ve özen gösterilirse gelecek kuşak bu meyveleri yiyebilir, gölgesinde oturabilir.
Her gün bir bölgesini betonculara teslim ettiğimiz Yozgat’a bin ağaç bile yeterli gelmez.
Ancak bu konuda belediyenin attığı bu adım örnek olur ve meyve ağacı dikimleri çoğalırsa, gelecekte bazı cadde ve sokaklarımıza ‘meyveli sokak’, ‘meyveli cadde’ gibi isimler dahi verebiliriz.
Hele bu ağaçlar belli bir bölgede yoğunluk kazanır ve orada büyürse gelecekte 5 bin, 10 bin üniversite öğrencisini bu ağaçların dibinde çay yudumlarken görebiliriz.
Hayal değildir, üstüne düşülürse olur.
Neden olmasın?
Selametle.
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Demokrasi nöbetlerinin biteceğine üzülen ve kendine yeni sosyal alanlar arayan bazı vatandaşları.
*Daha fazla yaşam alanı isteyen engelli vatandaşları.
*Demokrasi nöbetlerini kendi açısından fırsata dönüştürmek isteyen bazı uyanıkları.
*Kendi partilisini parti genel merkezine şikayet ederek, bulanık suda balık avlamak isteyen uyanık isimleri.