Batı'nın Ankara’yı ısrarla masaya davet etmesinin altında PKK’yla “müzakere” yapmak, o örgütün başka hiçbir yerden alamayacağı icazeti ve meşruiyeti altın tepside ona sunmak anlamına geliyor.
Devleti masaya razı ederlerse bu yarım kalan iş de tamamlanmış olacak. Yani PKK, devletleşme yoluna girecek. Dışarıdan ve içeriden bu kadar çok masa güzellemesi yapılması bundan olduğu tesbit edilmiş durumda..
PKK’nın kanlı katliamlarının amacı, devleti “müzakereye” razı etmektir. Türkiye ve bu coğrafya şartlarında devletin PKK’yla müzakere masasına oturması/oturtulması, Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek isteyen aklın işine yarayacak.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş gazetecilerin sorularını cevaplandırırken; Hükümetin çözüm sürecine ilişkin açıklamalarını değerlendirerek "Siz eleştiri yaparsınız biz dinleriz. Ama masadan kalkmak olmaz. Biz tekrar Türkiye toplumu olarak derhal ellerinizi tetiklerden çekin ve binbir zahmetle kurulan masaya geri dönülsün diyoruz. Çözüm Sürecinin tekrar başlaması lazım."diyor. Ama sözcülüğünü yaptığı terör örgütleri kan kusmaya devam ediyor.
Aydınlatılması gereken birkaç nokta var. Şehir savaşlarında sıkışan Kandil zaman kazanmaya mı çalıyor? Çözüm sürecine dönülmesi mesajının altında Cemil Bayık, Murat Karayılan gibi PKK üst yönetiminin iradesi var mı? Daha da önemlisi ise barış sürecini sabote edip, şehir savaşlarını başlatan PKK, neden çözüme dönülmesini istiyor? PKK bir sıkışmışlık içinde midir?
Çözüm sürecinin bitirilip şehir savaşları döneminin başladığını ilan eden Cemil Bayık, sivil itaatsizlik çağrısı yaptı. Ama Kürtler buna itibar etmedi. Özyönetim ilan etti. Halk destek vermedi. PKK, şehir savaşları ve canlı bomba eylemleriyle Kürtleri kaybetti. Şehir savaşlarında halk PKK’nın değil, devletin yanında yer aldı. Çözüm sürecinin yeniden başlatılması çağrısının altında yatan sebepler sadece bunlar değil. Terör örgütlerinin yeniden toparlanması yatıyor.
Örgüt, Suriye ve Irak’ta yoğunlaşmak, Türkiye cephesini kapatmak istiyor. PKK, taktik çekilmeyi planlıyor. Şehir savaşlarını kaybettiler. Hendek konsepti Kürt halkından tepki gördü.Kandil’de çözüm sürecinin yeniden başlaması yönünde bir eğilim var. Cemil Bayık, bunu Öcalan’ın başlatmasını istiyor. Öcalan bunu istiyor mu? Silahlı mücadeleyi değil, siyasi mücadeleyi önermişti Öcalan. Kandil’den kongreyi toplayıp, Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin bırakılması kararının alınmasını istemişti.
Çözüm istemek, barışı desteklemek ayrı, “barış” adı altında Türkiye’yi tuzağa düşürmek ayrı. Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş "çözüm süreci" iddialarına açıklama getirdi. Kurtulmuş:
"Bu iddia gerçeği yansıtmıyor. Durduk yerde Türkiye "biz hadi bu teröristlerle mücadele edelim" demedi. Birileri düğmeye bastı, piyonları harekete geçirdi. Burada verilen mücadele sadece 3-5 tane teröriste karşı verilen bir mücadele değildir. Onları sahaya salanlarla yapılan bir mücadeledir ve sonuna kadar devam edecektir" dedi.
Batı medyası da operasyonların durması ve masaya dönülmesi için algıya başladı. Çözüm süreci güzellemeleri ve çözüm sürecinde yer almış isimlerle röportajları peş peşe yayınlayıp halka çözüm sürecine dönülmesi gerektiği mesajı veriyorlar..