Adalı, 10 Temmuz 1977 tarihinde İsmetpaşa semtinde bir kahvehaneye düzenlenen silahlı saldırıda iki kişinin öldürülmesi ve bir kişinin ağır yaralanmasıyla ilgili davada yargılandı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi tarafından 2 Ekim 1979 tarihinde ölüm cezasına mahkûm edilen Adalı’nın cezası, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından infaz edildi.

Adalı, 12 Eylül Askerî İdaresi tarafından idam edilen ve 15’i sol görüşlü olmak üzere toplam 48 mahkûm arasında yer aldı.

Yargılama süreci

Necdet Adalı hakkındaki dava, 10 Temmuz 1977 tarihinde İsmetpaşa semtinde bir kahvehanede meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak yürütüldü.

Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi Askerî Savcılığı, 14 Ağustos 1979 tarihinde, söz konusu saldırıda sağ görüşlü Mehmet Ali Gözleme ve Sıtkı Aydın’ın ölümlerine neden oldukları gerekçesiyle Necdet Adalı ve diğer üç sanık hakkında idam cezası talep etti.

Davanın görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi, 2 Ekim 1979 tarihinde kararını açıkladı. Mahkeme, 1977 yılında İsmetpaşa semtinde bir kahvehaneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldürülmesi ve bir kişinin ağır yaralanmasıyla ilgili olarak Necdet Adalı ile Kemal Ergin’i ölüm cezasına mahkûm etti.

Aynı olay kapsamında yargılanan iki sanığa 10’ar yıl ağır hapis cezası verilirken, iki sanık ise delil yetersizliği nedeniyle beraat etti.

Necdet Adalı (2)

Mahkemenin saldırıya ilişkin değerlendirmesi

Mahkeme kararında yer alan anlatıma göre Necdet Adalı, Kemal Ergin ve Seyfettin Cem’in 10 Temmuz 1977 tarihinde müşteri olarak bindikleri bir taksiyi silah zoruyla gasp ederek İsmetpaşa semtindeki bir kahvehaneye gittikleri belirtildi.

Kararda, sanıklardan Ali Demirel’in kahvehaneye girdikten sonra aradıkları kişilerin içeride olduğunu diğer sanıklara bildirdiği ifade edildi. Bunun ardından Necdet Adalı ve Kemal Ergin’in, Arslan Törer adlı sanıkla birlikte kahvehaneye girerek ülkücü oldukları bildirilen Mehmet Ali Gözlem, Sıtkı Aydın ve Dursun Gümüş’e silahla ateş ettikleri kaydedildi.

Saldırı sonucunda Mehmet Ali Gözlem ile Sıtkı Aydın’ın hayatını kaybettiği, Dursun Gümüş’ün ise ağır yaralandığı belirtildi.

Mahkeme kararında ayrıca soruşturma devam ederken Necdet Adalı, Kemal Ergin, Arslan Törer, Yunus Kıvılcım ve Osman Nuri Yazgan’ın birlikte oturdukları evde arama yapıldığı, aramada çeşitli silahlar ve patlayıcı maddeler bulunduğu bilgisine yer verildi.

Mahkeme heyeti, öldürme eylemine Necdet Adalı, Kemal Ergin ve Arslan Törer’in doğrudan katıldığını, Ali Demirel ve Seyfettin Cem’in ise eyleme yardımcı olduklarının belirlendiğini açıkladı. Olayda kullanılan aracın da Necdet Adalı, Kemal Ergin ve Seyfettin Cem tarafından gasp edildiği bildirildi.

Kararın açıklanmasının ardından sanıkların mahkeme salonundan çıkarken “Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Sosyalizm!” diye bağırdıkları aktarıldı.

İdam kararı Askerî Yargıtay tarafından onandı

Necdet Adalı hakkında verilen ölüm cezası, Askerî Yargıtay 2. Dairesi tarafından 16 Temmuz 1980 tarihinde onandı.

26 Temmuz 1980 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından idam dosyaları Başbakanlığa gönderildi. Başbakanlık da dosyaları Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına iletti.

Adalı’nın avukatları ise 3 Ağustos 1980 tarihinde verilen kararın Askerî Yargıtay Daireler Kurulunda yeniden görüşülmesi amacıyla Askerî Yargıtay Başsavcılığına başvurdu.

Ancak 12 Eylül 1980 darbesinin ardından süreç farklı bir aşamaya taşındı.

Necdet Adalı (1)

Necdet Adalı neden asıldı?

Necdet Adalı, 1977 yılında İsmetpaşa semtindeki bir kahvehaneye düzenlenen silahlı saldırıda iki kişinin öldürülmesi ve bir kişinin ağır yaralanması nedeniyle yargılandı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi, 2 Ekim 1979 tarihinde Adalı hakkında ölüm cezası verdi.

Karar daha sonra Askerî Yargıtay 2. Dairesi tarafından onandı.

6 Ekim 1980 tarihinde Kenan Evren başkanlığında toplanan Millî Güvenlik Konseyi, Necdet Adalı ve diğer üç idam mahkûmunun infazlarının gerçekleştirilmesine onay verdi.

7 Ekim 1980’de idam edildi

Necdet Adalı, 7 Ekim 1980 günü sabaha karşı idam edildi.

Adalı ile aynı gün sağ görüşlü Mustafa Pehlivanoğlu da idam edildi. Bu iki infaz, 12 Eylül döneminin ilk idamları oldu.

İnfazlardan bir gün önce idamları onaylayan Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren, aynı gün tuttuğu notlarda Adalı ve Pehlivanoğlu’nun infazlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Evren’in notlarında, önceki gün onaylanan iki idam cezasının infaz edildiği ve bu kişilerin işledikleri suçlar nedeniyle cezalandırıldıkları ifade edildi.

İdam kararına ilişkin yıllar sonra yapılan değerlendirmeler

Necdet Adalı’nın idam edilmesinden yıllar sonra, davanın yargılama sürecinde görev yapan isimler tarafından kararın nasıl alındığına ilişkin değerlendirmeler de yapıldı.

İdam kararlarının verildiği dönemde Sıkıyönetim Mahkemesinde hâkim olarak görev yapan Ali Fahir Kayacan, daha sonra yakalanan Aslan Törer’in ifadesinde Necdet Adalı’nın suçlu olduğunun belirtildiğini ileri sürdü.

Adalı hakkında verilen idam kararının alınması aşamasında görev yapan emekli albay hâkim Hamdi Sevinç ise yıllar sonra verdiği röportajda karar sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Burak Tatari kimdir? Evli mi? Nereli? Annesi kimdir? Kaç yaşında? Ayşecan Tatari ile kardeş mi?
Burak Tatari kimdir? Evli mi? Nereli? Annesi kimdir? Kaç yaşında? Ayşecan Tatari ile kardeş mi?
İçeriği Görüntüle

Sevinç, Necdet Adalı hakkındaki hükmün 12 Eylül’den önce verildiğini ve Askerî Yargıtay tarafından onandığını belirtti. Dosyanın daha sonra TBMM’ye gönderileceğini ifade eden Sevinç, Adalı’nın infazına Millî Güvenlik Konseyi tarafından onay verildiğini söyledi.

Hamdi Sevinç ayrıca, Anayasa’nın yürürlükten kaldırıldığı dönemde infaz onaylarının TBMM veya Kurucu Meclis oluşturulana kadar ertelenmesi gerektiği yönündeki görüşünü Sıkıyönetim Komutanlığına yazıyla bildirdiğini aktardı.

Sevinç’in anlatımına göre bu tutumunun ardından Kenan Evren’in kendisi hakkında sıkıyönetim yoluyla soruşturma yaptırdığını söyledi.

Necdet Adalı’nın davası ve infazı, 12 Eylül döneminde gerçekleştirilen idamlar arasında yer aldı. Adalı, 7 Ekim 1980’de Mustafa Pehlivanoğlu ile birlikte idam edilerek 12 Eylül Askerî İdaresi döneminin ilk infazları arasında yer aldı.

Kaynak: Haber Merkezi