Bu sözcük hangi takım için söylenirse söylensin, o takımın durumu hiç de iç açıcı değildir. Bunun içinde bu sözcüğün hiçbir takım için söylenmesini dilemem.
Ancak ben ne zaman Sorgun Belediye Başkanı Sayın Ahmet Şimşek ile bir araya gelsem, bana ilk olarak ‘’Şahin Hoca, ne olacak bu takımın halı’’ sorusunu yöneltir.
Bu soruyu Sayın Belediye Başkanımızın niçin bana sorduğunu çok düşündüm, ancak bir sonuca varamadım. Aslında, benim kendisine sormam gereken soruyu, o bana soruyor. Niye, niçin soruyor, inanın bilmiyorum. Sanırım, sayın Başkan Ahmet Şimşek’te bilmiyor bu takımın ne olacağını ki, bizlere soruyor.
Benim tanıdığım, bildiğim Ahmet Şimşek’in takımın bu halini kabulleneceğini hiç sanmıyorum. Hele hele alınan bu başarısız sonuçları kesinlikle kabullenmez. Ancak, şu an onunda elinden bir şey gelmiyor. Transfer bittiği için takviye yapma şansı kalmayan Başkan’ın bu duruma çok üzüldüğünü biliyorum. Bu yılı öyle, ya da böyle bitireceğiz. Seneye, öyle çok pahalı futbolcular değil, genç, koşan, mücadele eden, takımı için terinin son damlasını yeşil çimlere akıtan bir takım kurmalıyız. Böyle bir takım kurmak için de şimdiden araştırmalara başlamalıyız.
Ben hep şuna inanmışımdır. Bu gün PTT 1. Lig’den oyuncu alıp getirseniz, takımın kimyasıyla kendi kimyası uyuşmadığı müddetçe başarılı olamaz. Şu da bir gerçek ki, üst liglerden gelen futbolcular, Bölgesel Amatör Lig’e gelince, bir havaya giriyorlar. Kendilerini Messi, ya da Ronaldo sanıyorlar. Bu futbolcular, birlikte top koşturduğu futbolculara tepeden bakıyor, onları küçük görüyorlar. Aslında kendileri iyi topçular olsalar, üst liglerde top koşturmaya devam ederlerdi. Bu oyuncuları transfer ettiğinizde, şayet kendilerini böyle görüp te oynarlarsa başarılı olamıyorlar. Mütevazi davranıp, amatör bir ruhla mücadele ederlerse o zaman takım için yararlı olabiliyorlar. Bize üst liglerden gelen oyuncular da kendilerini dev aynasında görünce, takımın kimyası bozuldu ve dolayısıyla başarı gelmedi. Başarılı gelmeyince de Belediye Başkanımız Ahmet Şimşek’e hep ‘’Ne olacak bu takımın hali’’ sorusunu sormak düştü.
Sayın Başkan bu soruyu bana yöneltirken, belki benim fikirlerime değer verdiği için, belki de takım içinde neler yaşandığını bir gazeteci olarak benim bilebileceğimi düşünmüş olabilir. Bu takımda oynayan futbolcuların bir çoğu daha olgunlaşmamış. Çok genç çocuklar. Bunlar, her şeyin para olduğunu sanıyorlar. Para alınca iyi oynayacaklarını ima ediyorlar, ancak oynayamıyorlar. Yani para alsalarda iyi oynayamıyorlar, almasalar da. O zaman da insan, bunların kapasitesi bu kadar. Diye düşünüyor.
Diğer yandan da, ilk yarıda kazanılan puanlara bakıyorsunuz, o puanları da bu futbolcularla almışız. Peki, ne oldu. Nasıl, bu kadar düşüşe geçti bu takım. Ben bu soruyu futbolculara sormak istiyorum. Kendi kendinizin özeleştirisini yaptınız mı sevgili futbolcu kardeşlerim? Bunları hiç düşündünüz mü?
Biz, sizler için ne kadar iyi şeyler yazarsak, sizler o kadar çok izlenir ve çok iyi transferler yapabilirsiniz. Dikkat ettiyseniz, 5-6 haftadır, sizler için iyi şeyler yazamıyoruz. Yazmak istesek te elimiz gitmiyor. Daha doğrusu sizler ihakkınızda iyi şeyler yazılmayı naketmiyorsunuz. Sizlerin ve takımın bu durumu bizi çok üzüyor. Toparlanın, bir an önce kendinize gelin. Bizler için, Sorgun için oynamasanız da kendiniz için oynayın. Gururunuz, onurunuz için oynayın. Sizi futbolcu yerine koymayan, diğer rakip takımlardaki futbolculara kendinizi gösterin. Biz, buyuz deyin.
Aldığımız duyumlara göre ‘Kulüp yöneticilerini yanımızda göremiyoruz’ diye dert yanıyormuşsunuz. Şimdi ben de size sormak istiyorum. Sizler, yönetimi yanınıza çekebilmek için neler yaptınız. Hangi güzellikleri onlara sunabildiniz ki yanınızda görmek istiyorsunuz. Para alıyorsunuz, oynamıyorsunuz. Almıyorsunuz, yine oynamıyorsunuz. Sizlerin ne istediğini, ben anlamadım, sanırım yönetim de anlamadı. Daha doğrusu, sizlerde ne istediğinizi bilmiyorsunuz.
Sevgili arkadaşlar, bakın Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Şimşek çok kararlı. ‘’Bundan sonra, ne kadar ekmek, o kadar köfte’’ diyor. Gerçi sizler,bundan da ne demek istediğimizi anlamazsınız ya neyse. ‘’Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az’’ demişler.
Hoşça kalın.