Yeni bir yıla daha girmenin mutluluğunu ve sevincini yaşıyoruz. Öyle ya koskoca bir yılı daha acısıyla tatlısıyla devirdik. Yeni günlere, yeni hayallere, yeni umutlara yelken açıyoruz.
Ülkemiz için önümüzdeki yeni yılın ilk ve önemli gündemi şüphesiz yerel seçimler olacak.
Adaylar kendilerini hazırladı, seçim bürolarının açılışını yaptılar ve propaganda dönemine başladılar artık. İlimiz için geçen yılların hesabı yapıldığında değişen çokta bir şey yok aslında, dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğü gibi Yozgat’ta kendi kabuğu içerisinde kıvranıp duruyor adeta. Yozgatlı gençlerin kendi memleketlerinde bir umudu kalmamış durumda.
İstikbal, refah ve saadet adına birçoğunun beklentisi sıfıra inmiş durumda.
Eğitim ve öğretimini tamamlayan Yozgat gençliği ya büyük illere çalışmaya gitmeye hazırlanıyor, ya da vize alıp yurtdışına gitmek istiyor durum oldukça vahim.
Kendi memleketinde kaldığında çalışabileceği, evine ekmek götürebileceği iş sahası, üretim alanı, tarımsal faaliyet etkinlikleri bitmiş tükenmiş durumda.
Yetkililer her ne kadar göçün olmadığını ve o rakamların abartı olduğunu savunsa da gerçekler böyle. Ve işin acı boyutu göçen, dışarıya giden Yozgat’ın genç nüfusu ömrünü bu memlekette öyle ya da böyle geçirmiş orta yaş veya yaşlılar göç etmiyor, genç nesil ya ailesini, ya da kendi kırık bavulunu alarak başka illerin yolunu tutuyor.
İşsiz kaldığım günleri düşündüğümde imkanım ya da alternatifim olmuş olsaydı bende memleketimi terk etmeyi düşünenlerdendim. Uzun süre iş bulamama, esnafların sosyal güvencesiz işçi çalıştırmak istemeleri, yine esnafların verdikleri asgari ücretin altındaki ücret, hem gençlerde psikolojik bunalım, hem de geçim sıkıntısı yaşatmakta. Yerel seçimlerde belediye başkanlığına talip olanlar ise gençlere yönelik herhangi bir proje veya atacakları somut adımlardan asla bahsetmemekteler.
Görünen o ki seçilecek aday yine kendi yandaşlarına öncelik tanıyıp belirli pozisyonlarda istihdam edecek, genele yönelik bir çalışmanın veya istihdam alanının oluşması için bir girişimde bulunmayacaktır.
Şehrimiz hızla bir üniversite kenti konumuna gelip, genç dinamiği artarken, bu şehrin asli dinamiği Yozgat gençliği yine çaresizlik ve umutsuzluklara bu yeni yılda da yelken açmaktadır.
Bir kısmımız memur olabilmek için harıl harıl KPSS’ye çalışırken ailelerimiz bürokrasiden torpil bulmaya çalışır, diğer bir kısmımız askere gittiğinde teskere bırakmayı düşünür ve yine bir kısmımız da büyük şehirlerde yer alan akrabalarının yanında bir sığıntı olarak ekmek kapısı ve bir iş bulmaya çalışır.
Şehir merkezinde durum bu iken köylerimizde, beldelerimizde de durum aynıdır tarım kenti olan memleketimizde tarıma yönelik büyük ve güçlü adımlar atılmadığı için köylerimizdeki genç nesil de ata ocaklarını terk edip merkeze göç etmekte, merkezde de tam bir hayal kırıklığına uğrayınca göçünü yükleyip büyük şehir yolunu tutmaktadır.
Bunları hep yıllardır birileri zaten dile getirdi ancak sonuç alamadılar.
Marka şehir bugün işsizlikte, göçte, umutsuzlukta ve ufuksuzlukta evet bir markadır.
Belediye başkanlığı koltuğuna oturacakların bu konuda çıkıp da bir çift kelam etmesini, proje ve hedef sunmasını dört gözle beklemekteyiz.
Bugünlerde yönünüzü çevirdiğiniz, destek istediğiniz ve sahip çıktığınız, seçim çalışmalarınızda her zaman potansiyelinden yararlandığınız Yozgat gençliğinin ahı üzerinizde kalmasın maazallah hoşça kalın.