Geçenlerde Seyfi Abi bir araştırmaya dayalı bir haber yaptı, bir bekar olarak beni bile ürküttü bu haber.Boşanma oranlarındaki astronomik artış...
İşin en ilginci bugünlerde kiminle konuşsam ya boşanmaya çalışıyor, ya boşanmış...
Herkesin hayatında belirli dönüm noktaları ve bu dönemeçlerden sonrada yaşanan dönemler vardır, bunu kabul ederim.
Tabi bu dönem noktalarından etraflarının da etkilenmemesi koşuluyla, kabul ederim...
İyisi kötüsü, eğlencelisi, üzüntülüsü ne olursa olsun yaşanmış, yaşanacak dönemler, her bireyin kendine aittir...
Bence, bu dönemleri büyük yaralar almadan atlatmakta elimizde, yerle bir olmakta.
Bu özgüven veya psikolojik sorun sanki çocukluktan gelen, yetişme tarzının kişiliğimize yansıma şekli.
Yani çocukken yetiştirildiğimiz hayatın yansıması sanki bu yaşananlar.
Aile terbiyesi ya da aile eğitiminin ne kadar önemli olduğunu, parçalanmış ailelerin çocuklarının her daim bir eksiklikle hayata bir sıfır başladığını savundum hep.
Mecburiyetlerin getirdiği sıkıntıların bedelini hep çocuklar öder, bu tip çocukluk yaşayan insanlarda toplumda her daim bir sıfır yenik başlar.
Bu yüzden evlenirken bin kere, boşanırken on bin kere düşünmeli çiftler.
Ailem istedi diye, hayatıma renk gelsin diye yapılan mecburi ve gayri ciddi evlilikler ve bu evliliklerin sonunda yaşanan boşanmalar topluma her daim onarılması güç sıkıntılar doğuracaktır.
Nedeni çok basit olsa da, çok büyük olsa da hayatta beklentiler birbirleriyle örtüşmezse sıkıntı yaşanır, önemli olan bu beklentileri makul ve mantık çerçevesinde karşıdakine sunmak.
Aslında düşünse boşanan ve boşanma arifesinde ki insanlar, hayat fani ama izleri kalıcı... Ne gerek var sen ben kavgası ile hayatları zehir etmeye ve bu kavgaların ardında dengesiz bireyler yetiştirmeye...
Eskilerin bir lafı var, 'bekara avrat boşamak kolay' diye ama yok valla bir bekar olarak hiçte kolay değil.
Çünkü şu gün boşanmak, çocuk sayısınca topuma zarar vermek ve yaşanan hayatı bir o kadar zehir etmek...
Bu yüzden sizlere tavsiyem önce kendinize biz demeyi öğrenin ve çocuklarınızı ona göre yetiştirin.
Bu yüzden, ünlü bir psikoloğun kitabından alıntı, çocuk yetiştirmenin hem zevkli hemde rahat yollarının anlatıldığı bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum, belki bir faydam olur.
Anne ve babalar mutlaka okumalı ki bence etrafında küçük çocuk olan herkes okumalı ve uygulamalı...
Sadece okumak yetmiyor çünkü, malum boşanmaların yüzde sekseni okumuş ve kültürlü insanlar arasında yaşanıyor...
Ve kariyer derdinde olan ebeveynlerin sıkıntısını masum yavrular hayatları boyunca yaşıyor. Yazık etmeden, bir şans daha verin hayatınıza...
Bu yüzden ben derim ki,
Eğer bir çocuk hep eleştirilmişse,
Kınamayı, ayıplamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk kin ortamında büyütülmüşse,
Kavga etmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa,
Sıkılıp, utanmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse,
Sabırlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk desteklenip,yüreklendirilmişse,
Kendine güven duymayı öğrenir.
Eğer bir çoçuk övülmüş ve beğenilmişse,
Takdir etmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse,
Adil olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetiştirilmişse,
İnançlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse,
Kendini sevmeyi öğrenir.
'' Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse, BU DÜNYADA MUTLU OLMAYI ÖĞRENİR.  
Özetle ; ekilen biçilir....