YOZGAT’ta bazı abiler seçim çalışması yürütüyorlar.
Önceki gün kulağıma geldi, bazı esnaf abilere söz vermişler.
Ve şöyle demişler: “Biz seçilirsek, ki seçileceğiz. Meydan yerini yeniden trafiğe açacağız”.
Tabi ben inanamadım.
Yok canım, olur mu öyle şey?
Bir siyasetçi seçim sürecinde “Ben Yozgat’ı geriye götüreceğim” diye bir cümle kullanır mı?
Meydan yerini trafiğe açmak Yozgat’ı geriye götürmektir.
Köy olmasını, köy olarak kalmasını istemektir.
Belde gibi kalsın üç beş marketli, birkaç fırınlı, bir tane kasaplı bir belde…
Ben bu vaatlerin gerçek olmadığına inanmak istiyorum.
Adayların da kamuoyuna açıklama yaparak yayalaştırılan meydan yeri projesine sadık kalacaklarını ve benzerlerini hayata geçireceklerini beyan etmelerini bekliyorum.
Yahu sizin hiç mi Türkiye ve dünyadan haberiniz yok?
Dünyanın bütün gelişmiş kentlerinde muhakkak yayalaştırılan muhitler yok mudur?
Sizler her hafta sonu çoluğunuzu çocuğunuzu Ankara’nın araç girmeyen Karanfil Sokak’ta, Kayseri’de gezdirirken Yozgat’ın evladına neden beş adımlık caddeyi çok görüyorsunuz?
Bir anket yapın ve tüm mahallelere sorun, insanlar oranın nasıl kalmasını istiyor, öğrenin.
Sizin için oranın trafiğe açılmasını isteyen 3 esnaf mı önemli, binlerce Yozgatlı vatandaş mı?
Orayı trafiğe açmak demek, Yozgat’a ihanet etmek demektir.
Bu kadar ciddiyim…
İnşallah adayların yanındaki abiler, hatalarını anlar ve bu tür vaatlerde bulunmazlar.
EFELİK OLMAZ
Bakınız bu ülkede efe olan millettir.
Bunu zamanında devlet otoritesini yitirip işgale uğradığında, millet herkese göstermiştir.
O yüzden bu millete efelik olmaz.
Bu milletin evlatlarına efelik yapılmaz.
Anladık siyasetçisin.
Gücün, kudretin, yandaşların ve teşkilatın var.
Lakin milletin makamlarına talip olurken, millete efelenirsen kaybedersin.
Güç zehirlenmesi de diyenler olur buna.
Yani sen kurumun birine dalarak “Bize şuranın topoğrafyasını ver!” diye efelenirsen olmaz.
Devlet terbiyesini, devlet ciddiyetini bir kenara atarsan hiç olmaz.
Yozgat küçük memlekettir, bu tür itici davranışlar hemen kulaktan kulağa yayılıverir.
Milletin makamlarına birey olarak talip olmanız yetmez.
Yanınızdaki yol arkadaşlarınız da bu açıdan çok önemlidir.
Art niyetli olsak isim zikreder, hedef gösterirdik.
Lakin biz hatalarınızdan dönün, acemice davranmayın diye bunları dile getiriyoruz.
Bizden uyarması…
MESELE EKMEK OLUNCA…
Kendi partilileriniz bile size tepki vermeye başlar…
Usulsüz işçi alımlarını falan dile getirmeye başlar…
Dün neredelerse?
Bugün konuşmaya başlarlar.
Çünkü yaşanan ekonomik buhran kendilerine de dokunmaya başlamıştır.
Beyler, halkın sofrasındakiler azalmaya başladı.
Bunu görmez iseniz, geçmişte görmeyenlerin akıbetine uğrarsınız.
BUNLARA DİKKAT
*Yozgat’taki idari ve siyasi teşkilatlara ‘odunu bile koyarım ben!’ atarını yapanlara.
*Birkaç oy için şehrin geleceğiyle oynamayı göze alabilecek potansiyeldeki siyasetçilere.
*Burada yazdıklarımı doğrudan üzerine alıp ‘bize mi sallıyorsun?’ alınganlığı yapanlara.
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Yeni seçilmiş gibi çalışmayı sürdüren Başkan Kazım Arslan’ı.
*Adaylarını evliyalık mertebesine çıkartan koyu partizanları.
*Yozgat için sorumluluk hisseden, elini taşın altına koyan akademisyen Abdullah Doğan’ı.