Seni anlatmak için kaç harf yeter kaleme
Sen İlahın ilminden sır verdiği güzelsin
Sevgisi sende nakış seni yazdı âleme
Sen Allahın Furkan da yer verdiği güzelsin

Yalnız yirmi üç değil sonsuza dek nebisin
Biz sana sevdalıyız sen Allaha tabisin
Gönüllerin sultanı aşkların sahibisin

     Sen yalnız bizde değil yaratan da özelsin
     Sen İlahın ilminden sır verdiği güzelsin
     Sen Allahın Furkan da yer verdiği güzelsin

Kırk yaşında bu şeref sana indiği anda
Allahın nuru vurdu ışıldadı cihanda
Senin adın duyuldu yankılandı her yanda

     Sen dünyanın ağlayan gözünü silen elsin
     Sen İlahın ilminden sır verdiği güzelsin
     Sen Allahın Furkan da yer verdiği güzelsin

Rebiülevvel ayı pazartesi günüydü
O gün tüm âlemlerin mübarek düğünüydü
Mekke dünya merkezi insanlığın yönüydü

     Sen rahmet geldin bize şefaatinde gelsin
     Sen İlahın ilminden sır verdiği güzelsin
     Sen Allahın Furkan da yer verdiği güzelsin

Mucizelerle geldin taşlar topraklar güldü
Doğan Resulallahtı nur bakışlı bir güldü
O gün bütün cehalet o gün sapkınlık öldü

     Yalnız sevilmek değil sen her şeye bedelsin
     Sen İlahın ilminden sır verdiği güzelsin
     Sen Allahın Furkan da yer verdiği güzelsin

Geleceğin Tevrat da İncil de müjdelendi
Kimisi tarif için kâhinlere dilendi
Hainler hayal kurdu caniliğe bilendi

     İsterse Deccal gelsin canı zerreye dilsin
     Sen İlahın ilminden sır verdiği güzelsin
     Sen Allahın Furkan da yer verdiği güzelsin

Muhammed’ül emindin sana güvenen çoktu
Senin söylediğinin aksini diyen yoktu
Cömertliğin adıydın gönlün daima toktu

     Şüphesiz son nebisin her gelen böyle bilsin
     Sen İlahın ilminden sır verdiği güzelsin
     Sen Allahın Furkan da yer verdiği güzelsin

NAAT (GÜZELSİN) ŞİİRİNİN İLAHİSİ
Sen Allah’ın Habibisin
Sen Âlemin Nebisisin
Kâinatın efendisi
Kimsesizin kimsesisin

Sen güllerin en güzeli
Hem ebetsin hem ezeli
Âlemlerin incisi sen
Sensin kulların özeli

Ziyandayız böyle bize
Sen şefaat eyle bize
Razı ol bizden Resul’üm
Affettir bizi azize