Özünü Mevlana’nın düşüncelerinden alan Mevlevilik Anadolu’da doğmuş en eski tarikatlardandır. Mevlana sağlığında kendisine bağlı olan bir tarikat içinde örgütlememiş, yalnızca belirli kurallar koymuş, davranış biçimlerini örgütlemiştir. Mevleviliğin kurucusu sayılan Mevlana’nın oğlu Sultan Veled (1226-1312) babasına bağlı olanların dağılmasını önlemek amacıyla türbesinin yanında bir dergah kurmuş, çeşitli yerlere halifeler göndererek, kitaplar yazarak Mevlana’nın düşüncelerini açıklamaya ve yaymaya çalışmıştır. Sultan Veled’den sonra Konya’da ki dergahın başına Mevlana soyundan gelen birini geçmeye başlamasıyla da tarikat geleneği oluşmuştur.
Ama Mevleviliğin öbür tarikatlar gibi tekkeler biçiminde örgütlenmesi , ayrı bir giyim kuşam tarzına sahip olması 15. Yüzyılda gerçekleşmiştir.
Genellikle Mevlevihane denen Mevlevi tekkeleri şeyhlerin ve dervişlerin birlikte yaşadıkları , her birinin ayrı ayrı işlevi olan çeşitli bölümlerden oluşur. En önemli bölüm tarikata özgü törenin yapıldığı semahanedir. Mevleviliğin dinsel töreni olan sema, müzik eşliğinde yapılan bir tür danstır. Mevlana’nın sağlığında hiçbir kuralı olmayan sema, sonradan özel giysilerle yapılan ayrıntılı kuralları olan bir tören biçimini almıştır.
Semaya eşlik eden ve Mevlevi ayini denen sözlü müzik yapıtları da  Mevlana’nın(Mesnevisinden) seçilmiş bölümlerin bestelenmesiyle oluşturulmuştur. Mevleviliğe giren kişi belli bir süre tekkede hizmet ettikten sonra derviş olur. Dervişlikten sonra ki aşama dedeliktir. Onun üstünde de şeyhlik bulunur. Şeyhler başında bulundukları tekkeyi çelebi olarak anılan Konya’da ki merkez dergahın şeyhine bağlı olarak yönetilirdi. Tekkelerin giderleri de öbür tarikatlarda olduğu gibi vakıflar yoluyla karşılanırdı.
Osmanlı döneminde Anadolu’da Rumeli’de ve Suriye, Irak, Mısır gibi Arap ülkelerinde yaygınlık kazanan Mevlevilik Türkiye’de öbür tarikatlarla birlikte 1925’te yasaklandı.
Ama ertesi yıl Konya’da ki Mevlana türbesi ve dergahı müze olarak ziyarete açıldı. İstanbul’da ki Galata Mevlevihanesi de onarılarak 1975’te divan edebiyatı müzesi yapıldı. Günümüzde Mevlana’nın ölüm yıldönümünde bir hafta süreyle (7-14 Aralık) Konya’da ve çeşitli yerlerdeki festivallerde sema gösterileri de sunulmaktadır.