Yozgat Valiliği internet sitesinden, sıradan, doğal bir ziyaret olarak sunumu yapılan haber amaçlı bilgilendirme notunun içeriğini okuyunca heyecanlandım, doğal olarak. Zira, Türkiye'nin en önde gelen tarım kenti Yozgat'ta tarımsal ürünlerin bir bölümünü kendimiz tüketiyoruz, geriye kalan kısmını ise çöpe döküyoruz.
Ardından da ''Yozgat'ta tarım alanları boş duruyor, tarım sektöründe kimse çalışmak istemiyor, Yozgatlı iş beğenmiyor'' gibi daha bir çok lafı peşipeşine sıralamaktan kendimizi bir türlü alamıyoruz. Sanki Yozgat insanının önü açıldı da, ürünü değerlendirildi de, onlar da bunun kıymetini bilmeyip, ''Yan gelip yatmış!'' havası ve edasıyla hareket ettik, ediyoruz.
İşte bu bağlamda Yozgat Valisi Abdülkadir Yazıcı'nın önceki gün gelen konukları ve yaptığı sohbet çok önemli.
Sıkça dile getirdim; Yozgat'ta tarım sektörünün gelişebilmesi için iyi bir örgütlenmeye ihtiyaç var. Bu örgütlenme sayesinde üretilen ürünler, hem arz-talep noktasında yönlendirme yapılabilmesi mümkün, hem de pazar oluşturmaya katkı bulunur. O zaman üretilen ürünlerde talep fazlalığı yaşanmadığı gibi, çöpe dökülmez. Üretici ürününü değerinde satma imkanı bulunca da, boş alanlar tarımsal üretime açılır.
Anladığım kadarıyla Yozgat Valisi Abdülkadir Yazıcı, işin bir tarafından tutmak üzere ilk adımı atmış durumda. Bunun her yönüyle desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yozgat tarihine bakıldığında İstanbul'un tarımsal ve hayvansal ürün ihtiyacının önemli bölümü bir dönem Yozgat'tan karşılandığı görülebilir. Yine aynı şekilde İstanbul piyasasına Yozgat'taki tarımsal ürünlerin girmesi demek, tarımsal sektörün hem Türkiye'ye hem de Avrupa pazarına açılması ve değer bulması anlamına gelmekte, böyle bakılmak suretiyle atılan adımların devamlılığı sağlanmalıdır, her alanda.
Bilgi notunda yeterli bilgi yok, her zaman olduğu gibi, paylaşılması istenildiği kadar bilgi verilmek suretiyle konu geçiştirilmiş. Ama öyle tahmin ediyorum ki, Vali Yazıcı'nın konukları, Yozgat'taki tarımsal üretimle ilgili aldıkları bilgiler doğrultusunda, birşeyler mutlak söylemişlerdir. En azından, ürünlerin değerlendirilmesi noktasında talepleri ve yapılması gereken çalışmalar hakkında bilgiler aktarmıştır.
Atılan bu ilk adımın devamı için sivil toplum örgütleri ve siyasilerde devreye girmek durumunda, taşın altına ellerini koymaları gerekmektedir.
Özellikle Ziraat Odası, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Valilikle yapacağı bir toplantıda bilgi paylaşımıyla birlikte görev dağılımında bulunmaladır. Siyasiler de, Yozgat'taki tarımsal örgütlenmenin daha da güçlenmesi noktasında gerekli teknik istihdamı sağlaması gerekir.
Yozgat'ın kurtuluşu tarım ve hayvancılık sektöründedir. Organik tarım için fazla beklemesine ihtiyaç yoktur. Burada üretilen ürünlerin pazar sorunu çözümlendiğinde daha bol, kaliteli ve ucuz ürünlerin elde edilmesi mümkündür.