Sonunda bu da oldu: Türkiye Cumhuriyeti' nin Baş bakanı Türkçülüğü Kürtçülük ile aynı cümle içinde kullandı.
Sizce kim kazandı, kim kaybetti…
Malum hikâyedir:
“Dağlardaki koyun sürülerinden birine aç bir kurt dadanmış. Çoban ne yapsa ne etse bu kurtla başa çıkamayacağını anlayınca sonunda çareyi bir çoban köpeği edinmekte bulmuş.
Çoban köpeği gerçekten de kurda karşı yaman direniyormuş. Ama koyunların sayısı çok olduğundan kurt, bir o yandan bir bu yandan sürüye yaklaşıyor ve çoban köpeğinin bütün dikkatine rağmen sürüden koyun çalmayı beceriyormuş. Köpeğin canına tak etmiş kurdun oyunları. Uyuyamaz, dinlenemez olmuş. Sahibine karşı yüzünü kara çıkarmak da istemiyormuş. Sonunda köpek dayanamamış ve kurdu ininde bir gün ziyaret etmiş:
"Kurt kardeş" demiş. "Tamam, seni anlıyorum, senin de karnın acıkıyor ve sana yiyecek veren bir sahibin de olmadığından bir yerden yiyecek bir şeyler bulmak zorundasın. Ama sana bu yakışır mı? Kocaman kurtsun, kendinden küçüklerle uğraşıyorsun. Onları tuzağa düşürüyor, yakaladığını çalıp götürüyorsun. Oysa senin gibi böyle güçlü kuvvetli bir hayvan hep kendi gibi büyüklerle boy ölçüşmeli! Aslanla, kaplanla savaşmalı!
Masum koyunları ve körpe kuzuları değil, yaban öküzlerini, zebraları avlamalı".
"Benim sevgili arkadaşım" demiş kurt., "Biz senle uzaktan kuzen sayılırız. Ama dünyalarımız farklı. Sen kendinden güçlü birinin hizmetine girmiş ve bütün dünyayı onun gözünden görür olmuşsun.
Ben ise bağımsız yaşarım. Hayatımı sürdürmek için önüme çıkan bütün fırsatları değerlendiririm.
Avımı yakalarken de ayırım yapmam. Hangisi kolaysa onu avlarım. Ancak böyle yaşayabilirim.
Benim dostum düşmanım bellidir. Koyunlar, benim can düşmanları olduğumu iyi bilirler. Ama senin sahibin ne yapıyor? Onların dostu gibi görünüyor. Onları koruyor, hatta sen gibi akılsız kuzenlerimi de yanında çalıştırıyor. Ama ne için, sana sorarım?
O koyunları canı istediğinde kesip yiyebilmek için! Ya da yemeleri için başkalarına satmak için! Gördün mü ya!
Şimdi hangimiz daha dürüstüz? Ben aç kalınca, saklamadan gizlemeden gider bir tane yakalarım. Senin sahibin ise binlerce koyunu kesip yer.
O nedenle ben haklıyım. "Bilinen düşman, dost görünen gizli düşmandan daha hayırlıdır!"
Şimdi Kürt Açılımı ile yola çıkanlar, dost belledikleri grup ile danışıklı bir kayıkçı kavgası yaparak olmadık bir yakıştırma ile her ikisine de karşı olduklarını en yetkili ağızları ile açıklayınca akılları sıra Milliyetçiliği ya da daha moda deyimi ile Ulusalcılığı, Kürtçülük ile aynı cümlede kullanma cesaretini de gösterdiler, hadi bakalım hayırlısı olsun…
Elbet gün gelir PKK hareketi ve arkasındaki ABD gereğini yapar…
Ne diyeyim, en iyisi yılın bu son yazısında enerjimi boş ve kuru gürültü ile harcamayayım ve yeni yıl ile ilgili bazı uyarılarda bulunayım diyorum:
2011 Yılında;
1. Çok su için.
2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve duygu paylaşımı).
5. Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.
6. Daha çok oyun oynayın.
7. 2011'de okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun.
8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.
9. 7 saat uyuyun.
10. Her gün 10 - 30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin.
11. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.
12. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın.
13. Kendinizi fazla abartmayın; sınırlarınızı bilin.
14. Kendinizi çok da ciddiye almayın; kimse yapmıyor.
15. Kıymetli enerjinizi gevezelikle, dedikodu ile boşa harcamayın.
16. Uyanık iken daha fazla hayal kurun.
17. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.
18. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
19. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
20. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
21. Senden başka hiç kimse senin mutluluğundan sorumlu değildir.
22. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
23. Daha fazla gülümseyin ve gülün.
24. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmamak için anlaşın.
25. Ailenizi sık arayın.
26. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin.
27. Herkesi her şey için affedin.
28. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
29. Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1 kişiye "GÜNAYDIN" deyin.
30. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni ilgilendirmez.
31. Hasta olduğun zaman işin sana bakmamalı. Arkadaşların bakmalı. Onlarla temasta olun.
32. Doğru şeyi yapın!
33. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak durun.
34. Allah her şeyi iyileştirir.
35. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.
36. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve ortaya çıkın.
37. En iyisine henüz sıra gelmedi.
38. Sabah canlı olarak uyandığınız zaman, bunun için Allaha şükredin.
39. Maneviyatınız daima mutludur. Öyleyse mutlu olun.
40. Her sabah aynada gördüğünüz ilk kişiye gülümseyin.