Kurban, çeşitli sözlüklerde şöyle tarif edilmiştir:
Türk Dili'nin en eski ve değerli sözlüklerinden Divânü Lûgati't-Türk'te ıdhuk/ıduk kelimesi geçmektedir. "Idhuk: Kutlu ve mübarek olan her nesne. Bırakılan her hayvana bu ad verilir. Bu hayvana yük vurulmaz, sütü sağılmaz, yünü kırkılmaz; sahibinin yaptığı bir adak için saklanır."şeklinde tanımlanmıştır.
Ahmet Bican Ercilasun'un başkanlığında bir komisyon tarafından hazırlanan Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğünde kurban sözcüğü ufak ses değişiklikleri ile; gurban, korban, kurban(dık), kurmandık, kurbanlik şeklinde geçmektedir.
Kamus-ı Türkî'de şöyle bir tarif yer almaktadır:"Fî-sebili'llah kesilen ve Cenab-ı Hakk'a vesile-i takarrüb addolunan koyun vesair eti yenir hayvan".
Ferit Devellioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat'te:"Allah'ın rızasını kazanmaya vesile olan şey.
2.eti fıkaraya parasız olarak dağıtılmak niyetiyle kesilen (koyun, keçi, sığır, deve...gibi) hayvan.
3.bir gaye uğruna feda olma."şeklinde tarif etmiştir.
Türk Dil Kurumu'nun hazırladığı Türkçe Sözlükte: "1.Dinin bir buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. 2. Müslümanlarda kurban bayramı. 3. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse.4. Bir kazada veya felakette ölen kimse.5. Bazı bölgelerde seslenme sözü olarak kullanılır.
Yukarıdaki tanımlardan anlaşılacağı üzere kurban, insanın Allah'a yakınlık elde etmek için adadığı candır.
Kurbanın bir ibadet olarak yerine getirilmesinin sebepleri en genel anlamda beş madde altında toplayabiliriz:
1.Hayranlık: İnsanlar çeşitli sebeplerle bazı şeylere (gök, ay, güneş, hayvan vs.) hayranlık duymuşlar, bu hislerini de o hayran oldukları varlıklara kurban sunarak dile getirmişlerdir.
2. Şükran: Yeryüzünde çok çeşitli nimetlere sahip olma şansına erişen insan, bunları kendisine ihsan ettiğini düşündüğü Tanrı ya da Tanrılara kurban sunmak suretiyle, şükrünü ifade etmiştir. Yani kurbanı bir teşekkür vasıtası olarak düşünmüştür.
3. Gönül alma: İlkel dinlerde insanlar, Tanrı/Tanrıların gazabını dindirmek ya da işlemiş oldukları suçların cezasından kurtulmak için kurban eyleminde bulunmuşlardır. Kurbanı bir tür gönül alma vasıtası olarak kullanmışlardır. Ne de olsa "Yarım elma, gönül alma"için yeterlidir.
4. Pazarlık (Adak): İnsanlar bazı isteklerinin Tanrı/Tanrılar tarafından kabul edilmesini istemişler/ dilemişlerdir. Dilekleri yerine gelince de Tanrı'ya bu lütfunun karşılığı olarak kurban sunmuşlardır.
5. Kefaret: İnsanlar yaptıkları fenalıklar ve işlemiş oldukları cürümlerin karşılığı olarak kurban eylemini gerçekleştirmişlerdir.
Kurban ibadetinin Dinimizce bilinen asıl amacı Allah'ın rızasını kazanmak ve O'na yakınlaşmayı arzu etmektir. Kurban kesen, bu ibadetiyle Allah'a yaklaşmış ve O'nun hoşnutluğunu kazanmış olur. Kurban, aynı zamanda bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneğidir. Kesilen kurbanlardan maddi olarak daha çok yoksullar yararlanır. Görüldüğü gibi bu ibadetin ruhunda Hakka yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı vardır.
Kurban; -fıkhi hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri dini hayatımızda önemli bir yer tutmaktadır. Kurban, bir Müslüman'ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun sembolik bir ifadesidir.
İslam Dini; ferdi, ruhi-derûni hikmetlere ve insanî erdemlere ulaştırmayı öngörürken; toplumlar için, birleştirici ve bütünleştirici bazı emir ve uygulamalar da getirmiştir.
İslam dininin bu üstün özelliği, zekât, hac ve kurban gibi sosyal boyutlu malî ibadetlerde, daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu ibadetler başlangıçtan bütün Müslüman toplumlarda, genel esasları ve özü hiç bir değişikliğe ve müdahaleye uğramadan devam etmiş ve yeni nesillere intikal ettirilmiştir.
Kısaca hali vakti yerinde olanlar, yani zenginler kurban keserler. Bunun ölçüsü ise temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, kendisini zengin kılacak kadar malı mülkü bulunmaktır.
Umarım ki bu satırları okuyan herkes kurban farizasını yerine getirmek üzere hazırlıklarını tamamlamış olsun ve bu bayramın tadını diğerlerinde de olduğu gibi ağız tadı ile geçirmemize vesile olsun…