Ülkemiz dönülmez denilen keskin virajları bir bir başarıyla dönerken yıllardır kanayan yaramız olan terör belası son çırpınışlarını yaşıyor. Ülkemizin doğu kesimlerinde barış rüzgarları esiyor. Aylardır şehit gelmemesi, evlere ateşlerin düşmemesi, çocukların yetim, anaların dul kalmaması bizleri sevindiriyor.
Bu barış havasını bozmak, yeniden korku salmak isteyenler de yok değil. Kritik Diyarbakır buluşması öncesi ve sonrasında küçükte olsa eylem yapan terör örgütü istediği ortamı bulamadı. Hükümet ve kolluk kuvvetlerimiz temkinli ve dikkatliydiler. Bu hafta da Hakkari de sözde şehitlik denilen, örgüt üyelerinin mezarlığının asker ve polis tarafından tahrip edildiği bahane edilerek olaylar çıkarılmak istendi. Eylem sonrasında yüzleri kapalı iki kişi Kaleşnikof marka silahlarla polisimize ateş açtı. Polisimizin karşılık vermesiyle iki kişi öldü.
Bazı kesimlerin gözleri ışıl ışıl oldu. İki kişinin ölmesi birilerinin ekmeğine yağ sürecek sanılıyordu. Hakkari karışacak, barış rüzgarları sona erecek, mis gibi dağ kokusunun yerini kan ve barut kokusu alacaktı planlara göre. Hatta yaklaşan seçim öncesinde hükümet kanadından sert açıklamalar yapılacak, süreç sekteye uğrayacak, asker ve polis halkla karşı karşıya kalacaktı. Neyse ki planlar boşa çıktı, beklenen çapta ses getirmedi bu çabalar.
Eylemler yapıldı, hatta Diyarbakır da 4 tane askerimiz de kaçırıldı. Fakat şehrin ortasında iki kişinin ölmesi daha büyük bir kavgayı ateşleyebilirdi. Görünen şu ki artık Kürt halkı da savaştan yılmış. Nasıl yılmasınki kan ve barut kokusuyla başlayan yaşamlarına sürekli çatışma sesleriyle devam ediyorlardı. Şimdilerde herkes eskiye nazaran daha rahat bir yaşam sürüyor. Zaten hükümetin asıl amacı da bu. Halkın PKK’ya olan desteğini azaltmak. Eğer Kürt halkı, barışı ve huzuru istiyorsa PKK arkasında ki destek gün geçtikçe azalacaktır. Halkın desteği olmadan PKK varlığını devam ettiremez. Erzurum’da, Elazığ’da ve bazı doğu illerimizde neden terör yok? Çünkü halk devletin yanında, örgütü barındırmıyorlar.
BDP-KCK-PKK üçgeninde ki panik ve meraksa ortada. Onlar da ne yapacaklarını bilmiyorlar. Hiç kuşkusuz seçimleri bekliyorlar. Bu seçimlerden sonra hem hükümet kanadı, hem de BDP kanadı yeni siyasi hamleler yapacaktır sonuçlara bakarak. İnanıyorum ki böyle giderse BDP ve PKK’nın etkisi Kürt halkı üzerinde azalacaktır. Daha demokratik daha huzurlu daha refah bir yaşam hakim olacaktır topraklarımız da.
Son olarak hükümet ve kolluk kuvvetlerimiz ve halkımız oynanacak oyunlara gelmemeli. İşin sonuna yaklaşmışken bir çuval inciri berbat etmekte var. Artık savaş psikolojik olarak devam edecek. Kürt halkı üzerine korku salınırken, Türk halkı da sokaklara indirilmek istenecek.
Bu kritik süreçte hepimize büyük işler düşüyor. Tahriklere kapılmamak şart. Umuyorum bu süreç ve seçimler ülkemizin hayrına olur. Bekleyip göreceğiz…