İnsanlar cemiyet hâlinde yaşamak mecburiyetindedirler. Cemiyet hayatında, insanların karşılıklı hak ve vazîfeleri -görevleri, borçları vardır.
"Komşu, komşunun külüne  muhtâçtır” atasözü,  komşuların her zaman birbirlerine muhtaç olduklarını ve komşuluğun mühim fonksiyonunu ne kadar güzel ifâde etmektedir.
“Güzel komşuluk et ki, hakîkî mü”min olasın” hadîs-i şerîfi, iyi komşuluğun îmânla da ilgisinin olduğunu  göstermektedir. Sâlih kimselerle komşuluk çok büyük nimettir. Bir hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“Ev satın almadan önce, komşuların nasıl olduklarını araştırın! Yola çıkmadan önce de, yol arkadaşınızı seçin!” Her Müslümâna, bilhâssa yeni evlilere, harâmlardan sakınan, ibâdet yapan Sâlih Müslümânlar arasında ev aramaları gerektiği tavsiye edilmektedir.
Peygamber Efendimiz buyurdular ki: “Sâlih komşu, uygun bir binek ve geniş bir ev  saâdettir.” “Bir sâlih Müslümânın hürmetine, komşulara gelecek yüzlerce belâ önlenir.”
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Komşuya da, ana-babaya hürmet etmek gibi hürmet etmek lâzımdır.”
Komşuluk hakkında şunu da ifâde edelim ki; komşuyu memnûn etmek, ona faydalı olmak hayırlı insan olma alâmetidir. Bir Müslümânın, kendi mâlını, cânını ve nâmûsunu koruduğu gibi, komşusunun mâlını, cânını, iffet ve nâmûsunu da öylece koruması, onların haklarına da sahip çıkması gerekmektedir.
 Komşuyu incitmek, başkalarını incitmekten daha kötüdür. Çünkü hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren, fakat dili ile komşularını inciten nice kimseler vardır ki, gidecekleri yer Cehennemdir.”
Bir başka hadisi şerifte buyruluyor: “Komşusuna eziyet eden, bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden de, Allaha eziyet etmiş olur.” “ Komşusu ile kavga eden, benimle kavga etmiş olur. Benimle kavga eden de Allah’la kavga etmiş olur.”
Bir komşu sıkıntıya düştüğünde, darda kaldığında komşusunun veya komşularının yardıma koşacağından emin olmalıdır.. Hatta İslama göre bir komşunun diğerine yardım ve iyilik etmek için onun sıkıntılı ve muhtaç zamanını beklemesi gerekmez, iyilik ve yardım normal hallerde, buna ihtiyaç duyulmazken de yapılmalıdır.
Peygamberimiz sahabeden Ebu Zer'e şöyle buyuruyor: "Ey Ebu Zer, çorba pişirdiğin zaman suyunu biraz fazla koy ve ondan komşuna da ikram et."  Kuran iyilikle muamele edilmesi gereken sınıflar arasında komşuya da yer vermiştir. ""Allah'a.ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya-babaya iyilik edin, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın ve uzak komşuya da iyilik edin"
Peygamberimizin konumuzla ilgili bir başka hadisi de şöyledir: "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ederse, komşuna ikramda bulunsun. "Peygamberimiz bu konuda buyuruyor ki:  "Komşusunun kötülüklerinden korkan kimse vallahi iman etmiş olmaz.”
Başka bir hadisinde, " Dört şey mutluluk sebebidir. İyi komşu, iyi binek, ferah ev, dürüst eş"
Komşuluk hukuku, sadece komşuya eza etmemekle yerine getirilmiş olmaz, ayrıca eza ihtimali olan şeylerden  de kaçınmak gerekir… Bu da yetmez; Komşuya yumuşaklıkla muamele etmek, ona iyi ve güzel davranmak.,
Komşuyla karşılaşınca ona selam vermek, Hastalandığında onu ziyaret etmek, Bir musibetle karşı karşıya kaldığında taziyede bulunmak, Sevinçli anında onu tebrik etmek, sevincine ortak olmak, Hatalarını görmezlikten gelmek, mahremine bakmamak, uzakta bulunduğunda evine göz kulak olmak, çocuklarına lütufkar davranmak, gerekir.
Ahlakınız güzel amelleriniz makbul Cumanız da mübarek olsun….