YOZGAT'ın geri kalma süreci içerisindeki nedenler hep kafamı meşgül etti. Zaman içerisinde bulabildiğim, görebildiğim nedenleri sıralamaya çalıştım. Ve artık kesin bir karara vardım. Yozgat insanı olarak bizler, kendimize bile karşı olduğumuz süre içerisinde, tepetaklak olan yapımızı değiştirme şansımız bulunmuyor...
İstanbul'da bir futbol maçı. Yozgatspor, Bayrampaşa deplasmanına gitmiş. İstanbul'da bulunan Yozgatlılar takımı karşılamışlar, yalnız bırakmamışlar, maç sonrasında bilrilket sevinip, Yozgat'a uğurlamışlar. 'Ne güzel' dedik, sevindik. Bu birlikteliği gazete sayfalarına taşıdık. İşte ne olduysa o gazete sayfalarında yer alan haber sonrasında oldu. Birbiri ardına telefonlar. 'Bizi neden o kişilerle yan yana getirdiniz?' soruları. Biz kimseyi bir araya getirmek gibi bir güce sahip değiliz. Gelmişler, mutlu olduk, bunu haber yaptık. 'Her yer bize Yozgat' havası verdik. Vermeye çalıştık...
'Bizi neden o kişilerle yanyana getirdiniz?' denilenlerin hepsi gurbetteki Yozgatlılar. Birileri, Yerköylü, Şefaatlili, Yenifakılılı, Boğazlıyanlı, kimileri Çandırlı, Çayıralanlı, Sarıkayalı, Sorgunlu, Saraykentli, Akdağlı, bazıları Kadışehirli, Çekerekli, Aydıncıklı, velhasıl hepsi birden Yozgatlı. 'Ama biz onlardan ayrıyız!' diyorlar, ısrarla. Garip, çok garip. Garipliği kadar da anlamsız. En azından bana öyle geldi...
Düşündüm. Gurbetteki Yozgatlılar. Ankara'da İstanbul'da, Bursa'da, Kayseri'de, Antalya'da yurt içinde, yurt dışında. 'Biz onlardan değiliz!' diyebilmek için yapmış oldukları organizasyon ile gerçekleştirmiş oldukları telefon trafiğini, Yozgat'ın ve Yozgatlının menfaatleri doğrultusunda bugüne kadar yapabilmiş olsalardı. Yozgatlı garip kalmaz, Yozgat'ta böylesine geri kalmazdı, düşüncesindeyim...