3 Kasım 2002 seçimlerinden bir müddet sonra Ak Parti ve Erdoğan’ın çalışmaları kimilerine göre istikrar, kimilerine göre de diktatörlük olarak nitelendirildi.
O günden bu güne köprünün altından çok sular aktı. Ak Parti’de değişti, Erdoğan’da...
Şayet böyle olmasaydı bugün yeni bir seçimi konuşuyor olmazdık!
7 Haziran 2015 genel seçimleri 3 Kasım 2002’de kapanan koalisyon kapılarını tekrar araladı, fakat bu kez de liderler anlaşamadılar.
Ve anladık ki siyasi liderler halkın sandıkta verdiği mesajı almamışlar.
Şayet bu mesajı almış olsalardı, zaten sallantıda olan Türkiye ekonomisini aynı yıl içinde ikinci bir genel seçim yükünün altına sokmazlardı.
Oysa 7 Haziran’dan hemen sonra kaleme almıştık. Siyasi liderlerin, “Seçmen ne diyor, ne demek istedi, sandıktan çıkan mesaj ne?” gibi soruların cevaplarını aramaları gerektiğini yazmıştık. Birçok yazar bu doğrultuda yazılar kaleme almıştı.
7 Haziran’dan sonra artan ve içimizi yakan terör olaylarına hiç girmiyorum bile…
1 Kasım 2015’te, 13 yıl sonra yine bir Kasım ayında genel seçimler yapılacak.
2002 Kasım’ında önceki koalisyon hükümetlerini sandıkta cezalandıran seçmen, 2015 Kasım’ında bugün oluşan istikrarsızlığın faturasını kime kesecek?
62 gün gibi kısa bir sürede Ak Parti silkelenip 2002’deki heyecanı yakalayabilecek mi?
CHP ne yapacak?
CHP, 7 Haziran seçimleri için önseçimle belirlenen aday listesinin 1 Kasım’da yapılacak erken seçimde de değişmeyeceğini duyurmuştu.
Bu açıklamaya göre Yozgat’ın CHP birinci sıra adayı yine Aslan Nurdoğdu olacak.
CHP’de bir değişiklik olursa tekrar kaleme alırız.
Sergilediği tutumdan dolayı, 7 Haziran seçimlerinin en mutlusu HDP’nin de hesabı bozulacaktır. Görünen o ki, HDP dün aldığı oyları mumla arayacak.
Gelelim vekil listelerinden dolayı sıkıntı yaşayan Ak Parti ve MHP’ye...
Ak Parti ve MHP, seçmenlerine yine Ankara’dan hazırladıkları listeleri mi dayatacaklar?
Listeler hazırlanırken MHP kendi tabanını, Ak Parti de hem kendi tabanını hem de düzenlediği temayülü dikkate almamış ve bunun neticesinde Ak Parti oy oranında düşüş yaşamış, MHP için ise ikinci vekil hayal olmuştu.
Ama dedim ya “Kasım’da seçim başkadır” diye!
Partilerin hesapları tutmayabilir. Her iki partinin hesabını bozacak sürpriz isimler meydanlara inebilir.
Ayrıca; 1 Kasım 2015’ten sonra Türkiye merkez sağda yeni bir yapılanma ile tanışabilir.
Kuvvetle muhtemel. Çünkü, bir tarafta iktidar yorgunu, yıpranmış ve gün be gün yıpranan bir Ak Parti, diğer tarafta Bahçeli’ye karşı çatlak seslerin yükselmeye başladığı bir MHP…
13 yıl önce, yine bir Kasım seçiminde Türk siyasetinde yeni bir sayfa açılmıştı.
Tüm bu nedenlerden dolayı, Kasım seçimleri daha önemli bir hal alıyor.
1 Kasım 2015 genel seçimleri çok şeye gebe…