İki zıt kelime bunlar birisi karanlık, diğeri aydınlık bunlardan birisi içimizi karartır. Diğeri ise içimizi aydınlatır.
Bunlara başka açıdan mecazi yönden bakarsak faili meçhullerin bulunması, yani karanlık noktalardaki kilitlerin çözülmesi, diğer noktalarda da aydınlık noktalarda da faili meçhullerin suçluların bulunup adalete teslim edilmesi suçlu kim olursa olsun ve kördüğümlerin çözülmesi ve bu katillerin bulunması ve yolun aydınlığa düze çıkarılmasıdır.
Zaten isminden de belli karanlık insanın içine bir ürperti geliyor ilk akla. Çözülmeyecek bir bilmece gibi geliyor akla çözülmeyecek düğüm gibi geliyor. Fakat bunların hepsi bir bahane ne çözülmeyecek bir bulmaca, ne de açılmayacak bir düğüm yoktur. Nede açılmayacak bir anahtar yoktur.
Size uyarı sakın yalnız başına karanlık sokaklarda dolaşmayın veya karanlık sokağa sapmayın. Çünkü şu ortamda başınıza ne geleceği belli olmaz. Tinerci çocuk mu çıkar, gaspçı adam mı çıkar, ayyaş bir adam mı çıkar, bunlarla mı karşılaşırsınız daha neler neler.
Ama aydınlık bir sokağa girerseniz yinede tehlikeli olur, tek başına sokağa girmeyin emniyetli olmadan girmeyin yinede siz siz olun.
Karanlığı da insan kendi eliyle hazırlıyor. Aydınlığı da kendi eliyle hazırlıyor. Ama kader çarkı böyle devam edip gidiyor. Nasıl ki karanlık bir ortamın vericisi varsa, Aydınlık bir ortamında bir vericisi var. Aydınlıkla karanlık ortam çakışırsa ne olur ? Bunun yorumunu size bırakıyorum sevgili okurlarım. Kalın sağlıcakla, en güzel günler sizin olsun.