YOZGATLI yıllar yılı dilinden düşürmedi, 'Kara tren gelmez mi o'la, düdüğünü çalmaz mı o'la!' diye başlayıp, devam eden, bir zamanların meşhur türküsünü.
Kara tren tarih oldu, 'motorlu' olarak bilinen konforlu trenleri 'ekspres' olarak bilinenler takip etti. 'Hızlı tren' modası başladı, şimdilerde 'Yüksek Hızlı Tren' gündemde. Demiryolu ulaşımındaki bu değişim sürecine şahit olamayan Yozgatlı, altyapısının önemli bölümü tamam olan 'yüksek hızlı tren' ile yolculuk yapmaya ne zaman başlar, bilemem. Ama siyasetçilerimizin söylemlerine göre, 'yüksek hızlı tren' yola çıkmış, 2019 yılında da Yozgat'a ulaşacak mış! Hadi hayırlısı, ne diyelim.

Ulaşım önemli

Şehirlerin gelişiminde ulaşım sektörünün payı ilk sıralardadır. Eğer ulaşım yoksa, gelişme hızı da kendi seyrinden öteye gitmez, çoğu zaman da iteklemek gerekir. Türkiye'nin tam orta yerinde yer alan Yozgat'ın sosyal ve ekonomik anlamda bu denli geri kalmasında, bir çok nedenin yanında ulaşımda yaşadığı sorunlar gelmektedir. Daha önce Doğu Anadolu'yu batı illerine, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan Karayolu ağları Yozgat'tan geçiyordu. 'Bölünmüş yol' veya 'Duble Yol' çalışmaları kapsamında Yozgat'ın geri plana itilmesi sonucunda, bu bağlantı yollarının güzergahları değişti. Daha önce Yozgat'tan her 20-30 dakikada geçmekte olan yolcu otobüsleri günlük iki-üç seferden öteye gitmiyor. Çünkü, diğer alternatif yolları tercih ediyor.  

Gereği yapılmalı!...

Yozgat'ın yeniden sosyal ve ekonomik yönden gelişmesine ciddi katkı sağlayacak olan ulaşım sektörü çeşitleniyor. Yüksek Hızlı Tren, Havaalanı, Karayolu ağındaki iyileştirme süreci her ne kadar sancılı olsa da, gelecek açısından ümit verici. Ulaşım sektöründeki gelişmelere ayak uydurulamaması halinde, var olan göç hızı daha da hızlanabilir. Sosyal ve ekonomik yaşam mevcut durumdan da öteye gitme ihtimali bulunmaktadır. Zaten, Yozgat'ta yaşayan inlanların en önemli endişesi de bu yöndedir, endişeli bekleyiş sıkıntı da yaratmaktadır. 

Ne yapmalı?...

Yozgat'ta genel kanı, ulaşım rahatlığı sağlandığı zaman, şehirde yaşayan insan sayısı azalacak. Kurumlarda görev yapanlar, büyük şehirlere yerleşip, günübirlik gelip-gidecek. Olabilir mi?. Olmaması için bir neden yok! Ama bu durumun yaşanmaması, varsayımların ortadan kalkabilmesi için şimdiden gerekli adımların atılması gerekir. Tarımsal üretimin artırılıp, pazarlama sorunu çözümlenmesiyle işe başlanıp, daha sonra mevcut kaynaklar devreye sokularak, üretime ve ekonomiye kazandırılması halinde, Yozgat göç veren değil göç alan iller arasında ilk sıralara yerleşir. Yeter ki; atılacak adımlar inandırıcı olsun, politik olmasın...