KARA Tren istasyona giriş yaparken yavaşladı.. Silkelendi, durdu.. Dururken sanki yorgunluğunu ciğerlerinden atarcasına 'offf' çekip, beyaz dumanı göklere doğru süzülmeye başladı.. İstasyon Meydanı'ndan itibaren Gar Müdürlüğü binalarının önüne, demir yolu raylarının kenarına kadar dolduran insanlar, kapıları açılmayan kara tren yolcu vagonlarının camlarında görünen Mehmetçiklerle, göz teması kuruyor, vucut dillerini kullanarak sevgilerini sergiliyordu.. Düğün-bayram havası vardı.. Çoğunluğun elinde Türk Bayrakları sallanıyor.. Kimileri sevinç gözyaşlarını, duydukları gururu gözlerinden akıtırken, yüzünde tebessüm de eksik olmuyordu...
Kara Tren katarı bu kez bilindikten farklı dizilmişti.. Ön kısımda, trenin hemen arkasında yolcu vagonu, peşinde üzeri brandalı ama her halinden tank olduğu belli olan yük vagonları bulunuyordu.. Hemen sonrasında yolcu vagonu, bir sonrasında yine askeri araçların, mühimmatların bulunduğu vagonlar dizilmişti.. O nedenle, Garın bulunduğu bölgeye iki tarafında Mehmetçikleri taşıyan yolcu vagonlarının yer aldığı brandalı yük vagonu denk gelmişti.. Önce, daha sonraki dönemlerde Belediye Başkanlığı da yapan Bahri Zorlu, arkasından Avukat Mehmet Er, onu takiben de Avukat Enver Tunusluoğlu vagonda göründü.. Dahası da vardı..
Birbiri ardına söz aldılar.. Kıbrıs Barış Harekatı'nın önemine değindiler.. Birlikten, beraberlikten söz edip, 'şimdi siyasi ve idolojilerimizi bir kenara bırakıp, bu vatanın bir parçası olan Yavru Vatan Kıbrıs'taki Rumların yaptığı zulbe son verme zamanıdır' dediler.. Mahşeri kalabalığın alkışları, kimilerinin gözyaşları arasında konuşmalar tamamlandı.. Mehmetçiğe, evlerde hazırlanan, fırınlardan alınan, bakkallardan temin edilen gıda maddeleri, yiyecekler, içecekler tren vagonunun camlarından ulaştırılmaya çalışıldtı. Kimileri Mehmetçiğe dokunup, minnettarlığını ifade etmeye çalıştı..
Bir süre sonra Kara Tren düdüğünü çaldı.. Artık gitme vakti gelmişti.. İkinci düdükle birlikte Kara Tren'in ferahlamış anını yansıtan 'çuff' sesi ile birlikte beyaz duman yine göklere doğru yükseldi.. Tren Katarı ile yakın temastaki insanlar rayları terk edip, yolcu peronunun bulunduğu bölümde kümelendi.. Kara Tren uzun, uzun düdüğünü çalıp, hareketlendi.. Kenarda bekleyen kadınlar, kızlar, çocuklar, gençler, yaşlılar el sallayarak uğurladı.. Mehmetçik de karşılık vererek çıktı Kıbrıs'a doğru yola...
Kıbrıs Barış Harekatı başlamadan önce, bir gün, belki de bir hafta önce.. Tren vagonun üzerine çıkıp, avazı çıktığı kadar bağırarak 'birlik' mesajı verenler, siyasi ve idolojik karşıtlık nedeniyle, deyim yerinde ise 'birbirlerinin izine kurşun sıkıyorlardı' neredeyse.. Ama o gün başkaydı.. O gün birlik günüydü.. Dünün kavgasına ara verildi.. Dünün ideolojik tartışmaları 'Barış' sağlanıncaya kadar rafa kaldırıldı.. Siyasetin, ideolojik bölünmenin zirve yaptığı bir dönemde.. Harekat bitti.. Siyaset, ideolojik mücadele kaldığı yerden devam etti...