-“Çabıh getir lan şu telefonu, bağlayın şu Fransız kralını o ne demamiş, böyle köpoğlu köpeklik mi olur” diye homurdanarak telefonu almış. Çevirmiş bi de Fransız kralı çıhmış telefona. Kanuni bağırarak demiş ki,
-“ Beri bah lan, kralmısın, deyyusmusun, senin orda dans diyi, avrat-erkek gucahlaşıp milletin gözünün önünde g… verenlik yapıyolarmış, lemi?.. demiş.
-Vallahi Kanuni gardaşım billahide haberim yoh, ben bi bahıdıyım. Kimise onların anasını hemen eşşa guvaladırım. O neşaal lafımış, böyle şeymi olur.. demiş.
Kanuni de,
-“ Vallahi varmayım orıya. Gudurdunuzmu lan gavatlar. Çabıh bana bi haber ilet. Depemi attırmayın ırzı gırıhlar. Demiş.
Cirpeden kesilmiş dansmı neyse. Eline ayağna kapanmışlar, gurbanım biz ettik sen etme diyerek. Kanuni “Bi daha duymayım dürzüler, düve düve post ederim alayıcığnızıda” diyi bi gağnı soğmüş, saymış.
Osman emmi konuyu hiddetli ve fanatik bir şekilde anlattıktan sonra sakinleyerek genel bir durum beyanında daha bulunuyor.
-“Yav arhadaş şunnardaki adalete, insanlığa, Müslümanlığa bahın. Ağaer Ganuni biz burda avara avara oturuken şurıya gessin, alayıcığmızada bi ton zopa çeker. Kafir kafir ne oturuyonuz, gedin malınıza davarınıza, tarlanıza tumbunuza bahınsana. Boş oturulurmu lan g.. verenler.. der. Vallahi meledir, eniler bizi. Boş duranı heç sevmezmiş. Çalışmıyan adamda iman, ehlah olmaz diyi.
Açıklamaları ve sohbetleri bu şekilde devam edip gidiyordu. O dönemde telefonun icat edilmediğini, uluslararası diplomatik dilin çok kibar olduğunu, endişe edilen konuların evrensel bir boyuta ulaşmaması için uyarıların belirli kriterleri olduğunu erkeksen hadi gelde ona anlat. Zaten kavgacı ve itiraza kapalı bir formatta meydanı boşaltmış, milleti pusturmuş bir üslupla gümbür gümbür anlatıyor ve heyecanlı el kol hareketleriyle çevresine sürekli faul yapıyordu.