İnsan organizmasında,istem dışı ve sürekli çalışan organımız olan kalbin korunması,sağlıklı yaşamla ve egzersizle desteklenmesi gerekmektedir.
Önemli kalp rahatsızlıklarında egzersiz tavsiye edilmezken,çoğu zamanda,hastalığa karşı önleyici amaçlı egzersizler tavsiye edilmektedir.
Kalp;atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar içindeki kan dolaşımının merkezsel itme gücünü sağlayan mükemmel bir pompadır. İçi boş, güçlü bir kas olan kalp, iki akciğerin arasındaki mediyastin boşluğuna yerleşmiştir. Kalbin 'ü solda, 'ü de sağdadır.
Yetişmiş bir insanın kalbi yumruğu kadar büyüklükte olup, yaklaşık olarak erkeklerde 265 gr., kadınlarda 230 gr. kadardır. (1)
Yavaş ve hareketsiz bir yaşantıda insan kalbi dakikada yaklaşık 70 atım yapar.
Kalbin her atımında da 70 santimetreküp kadar kan vücudumuzun her tarafına pompalanır.
Böylece insan kalbinin istirahatteki pompa gücü dakikada 5 litreye yakındır.
Bu da saatte 300 litre ve bir günde 7200 litre kan pompalamak demektir.
Egzersiz sırasında dolaşım sisteminin en önemli görevi vücudun ihtiyaç duyduğu kanı dokulara göndermektir.
Böylelikle kas ve dokular ihtiyacı olan oksijen ve besin maddelerini aldığı gibi, metabolizma atıklarından temizlenmiş olması sağlanır.
Bunun yanı sıra uzun süreli egzersizlerde artma durumunda olan vücut ısısını sabit tutmakta kalp dolaşım sisteminin görevleri arasındadır.
Egzersiz dolaşıma olumlu etkiler sağlar.Egzersiz iskelet kaslarını geliştirdiği gibi kalp ve solunum kaslarını da geliştirir, kapasitelerini yükseltir.
Egzersiz sırasında dokulara giden kan oranlarında da değişmeler olur. Örneğin normalde pompalanan kanın ancak %5 kadarı deriye girerken, egzersizle birlikte artan vücut sıcaklığını düşürmek için %20 oranında yükselebilir.
Sporcu olmayanlarda fiziksel yükleme kalp debisi 4 kat yükselirken, aktif sporcularda artış 7 kata çıkabilir ve kalp bir dakikada 35 lt. kan pompalayabilir. (2)
Uzun yıllar kalp hastalarının spor yapması sakıncalı görülmüş ve en ufak bedensel etkinliğe izin verilmeden, bu hastalara sürekli istirahat önerilmiştir. (2)
Hastalığın erken teşhisi ilaçla tedavi ve kalp-damar cerrahisi gibi önlemlerle büyük aşamalar gerçekleştirirken, esas önemli atılım gerçekten çok yararlı olan koruyucu egzersizler alanında olmuştur.
Düzenli yapılan aerobik egzersizler ile, kroner hastalığına yatkınlık nedeni olan çoğu risk faktörlerinin ortadan kaldırılabildiği ve kalbin, sağlıklı dolaşım ile güçlenmesi sonucu, daha uzun yaşam şansını artırdığı da belgelenmiştir. (3)
Yaşlılık kroner-damar hastalığına yatkınlığı hızlandırır. Ancak soyaçekim, cinsiyet ve yaşlanmaya bağlı farklılıklar, sağlıksız beslenme alışkanlığı, şişmanlık, kan-yağ düzeyindeki anormallikler, kanda kolestrol seviyesinin yüksek olması, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, aşırı sigara alışkanlığı, yavaş yaşantı ve stres dolu bir yaşam da risk faktörleri arasındadır. (3)
Yararlanılan kaynaklar: (1) Spor ve Sağlıklı Yaşam, Diabet ve Egzersiz, Harp Akademileri Komutanlığı Yayınları, Nisan 1996 Ankara,, (2) Kalyon, Tunç Alp: Spor Hekimliği, Sporcu Sağlığı ve Sporcu Sakatlıkları, 4. Baskı, Gata Basımevi,Ankara 97,, (3) Erkan, Necmettin; Yaşam Boyu Spor, Kalp Damar Hastalığı ve Egzersiz,Bağırgan Yayınevi S(63-65) Ankara 1998