(Yrd.Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER/ ANTALYA- Kaliteli Yaşam Uzmanı)
 “ Otomobillerin ve diğer çeşitli taşıtların sayısının oldukça arttığı, yolların kalitesinin sürekli yükseldiği, insanların sabır ve saygı dağarcıklarının çok oynak olduğu zamanımızda, sürücülük; çok önemli bir sanat olarak karşımıza çıkmaktadır.
Araçların tamamında ileri teknolojiler kullanılarak, araç kullanma eylemi hem kolaylaşmakta, hem de aynı ölçüde zorlaşmakta ve hassasiyetleri artmaktadır.
Hiçbir zaman göz ardı edilemeyecek hususlar ise, her an gözden uzak tutulmayacak “dikkat” eylemi, karşılıklı saygı, evrensel kabul görmüş kurallara harfiyyen uyma, işi şansa bırakmama, araç-yol-iklim-yük durumu-sürücü sağlığı ve özel durumları-yollardaki değişkenlik, vb. gibi konulardır.
Sürücülükte kişinin günde birkaç defa, haftada bir defa, ayda bir defa, altı ayda bir defa, yılda bir defa, beş yılda bir defa, on yılda bir defa ve kırk yılda bir defa karşılaşabileceği özel trafik sorunları vardır.
Günde birkaç defa karşılaşılan sorunlar, hemen hemen her sürücü için geçerlidir ve usta bir sürücü bu sorunları tecrübesiyle ve basireti ile rahatlıkla savuşturabilir. Gündeme dahi getirmeyi gerekli görmez. Öndeki aracın ani fren yapması, ıslak yolda aracın kayması, yola sığamayan bir aceminin tepkisini savuşturması, havaleli bir yükün veya rüzgarın aracı savurması, biraz sert bir virajın ikazı vb. gibi basit olumsuzluklar, usta sürücüler için normal ve beklenen sorunlardır.
Ancak acemi sürücüler için aynı ağırlıktaki sorunlar, acemilikten kaynaklanan panik, tecrübesizlik, heyecan, gaz ile frenin yerini karıştırma, direksiyonu bırakıp elleri yüze kapatarak, sürüş işlemini Mevla’ya havale etme gibi basiretsizlikler, rahatlıkla beklenmedik tehlikeli sonuçlara yol açabilir.
Usta sürücü olmak, kaliteli tecrübe ile perçinlenmeyi gerektirir. Yıllarca araç sürerek, sürücülükte çok büyük tecrübe sahibi olanların avantajları yüksektir. Çünkü, onlar sürüş işlemini sürekli yaptıkları için, söz konusu eylemi bilinçaltlarının hafızasına kaydettirmişlerdir. Bilinçaltının hafızasına kaydedilmiş bir eylem, bilinçten bilinçaltına devredilmiştir.
İnsanlar bilinçli olarak iki eylemi birden aynı anda kaliteli bir şekilde yerine getiremezler. Mesela, cep telefonu ile konuşan bir kişiye, bir şey söylerseniz, ya size sus işareti yapacak, ya da telefonu uzaklaştırarak sizi dinlemeye koyulacaktır. Acemi bir sürücü için de böyledir. Direksiyona sıkı sıkıya sarılmış, sırtını koltuktan ayırmış, gözünü karşıya dikmiş acemi bir sürücü ile kaliteli sohbet edemezsiniz. Size hemen “dur, kafamı karıştırma, dikkatimi dağıtma” diyecektir. Çünkü sürücülük eylemi yenidir ve henüz bilinçaltının hafızasına kaydedilecek kadar tekrarlanmamış ve tecrübe edilmemiştir.
Halbuki, usta bir şehirlerarası otobüs şoförü, hem yanındaki kişi ile kaliteli sohbet eder, hem de kaliteli bir şekilde aracını sürebilir. Çünkü sürücülük eylemini yapa yapa yeteri kadar tekrarlamış ve ustalaşmıştır. Yanındaki ile konuşan bilinç, otobüsü süren ise, bilinçaltıdır.
Ustalaşmanın verdiği rehavet, aşırı özgüven, rahatlık ve cesarete çok dikkat etmek gerekir. Karşıdaki de senin gibi usta ise, sorun yok. Ancak karşıdaki oldukça acemi, saygısız, dengesiz, sarhoş, yaşlı, titiz, öfkeli, güçlü aracına güvenen birisi ise, yandı gülüm keten helva…
Öndeki aracı sollamak için klakson çalmayı yeterli görüp, hemen sollama eylemine başlamak; bazen ustalığı yerle bir edebilir. Öndeki sürücünün yaşlı ve duyma özürlü olması, aynı anda onun da öndeki aracı sollamaya başlaması, aracına güvenip hızla gaza yüklenmesi gibi durumlar, sizin sollama eyleminizi sabote edecek ve beklenmedik tehlikelere sebep olabilecektir.” (Devamı var)