Yrd.Doç.Dr. Süleyman COŞKUNER/ Antalya
 (Kaliteli Yaşam Uzmanı)
 “Bebeklikten yaşlılığa hayatımızın her aşamasında arkadaşlarımıza ihtiyacımız vardır. Her değişen yaşımızda kendimize uygun, birlikte olmaktan zevk aldığımız, kaliteli paylaşımlarda bulunabileceğimiz, kazan – kazan sistemini uygulayabileceğimiz arkadaşlarımızın olması, hayatımızı daha da bir anlamlı kılar.
Arkadaşlarımızı seçmede sınırsız bir tercih imkânımız yoktur. Arkadaş seçimini etkileyen birçok olumlu ve olumsuz faktör vardır. Bazen arkadaşlarımızı hiç beklenmedik bir anda kucağımızda bulurken, bazen de bize en uygun arkadaşla ömür boyu karşılaşma imkânımız olmayabilir.
Bebekliğimizde bize ilgi gösteren, bizi ziyaret eden, her yaştaki insanlar zoraki arkadaşlarımız olur. Kimi sever, kimi korkutur, kimi ürkütür, kimi kıskanır, kimi bizden mutlu olur, kimi de mutsuz olur. Biraz büyüyünce ebeveynlerin yakın arkadaşı evli çiftlerin çocukları, yine zorunlu arkadaşlarımızdır. Uyum sağlarız veya sağlayamayız, şansımıza…
Sokağa çıkmaya başladığımızda ise en yakın evin çocukları, komşu çocukları ve yakın akraba çocukları yine mecburi istikamet arkadaşlarımızdır. Uyuşuruz, uyuşamayız, sevişiriz, kavga ederiz, kapışırız, küseriz, kıskanırız, paylaşamayız, gürültü patırtı ebeveynlerin dahi karıştığı kavgalara düçar oluruz. Onlar karakoldan gelirken bizi evin önünde oynar bulurlar. Genellikle en güzel yıllardır onlar…
Okula başlayınca yine hiçbir müdahilimizin olmadığı 40 yeni arkadaşımız olmuştur. Şansımıza bunlardan birkaçı akraba veya komşu çocuğu ise, kısmen karlıyızdır. En azından gruplaşma ve çeteleşme!! hız katsayımız çabuklaşır.
Okul arkadaşlığı çok güzeldir. Öğretmenlerin de yardımı ile, paylaşmayı veya paylaşamamayı, kavgayı, barışı, sevmeyi, sevilmeyi, aşık olmayı, okul yıllarında öğreniriz. Çeşitli huylarda, değişik sosyal ve ekonomik yapıdaki insanlarla birlikte yaşamayı öğreniriz. Artık kendi kafamıza göre arkadaş seçebilme güç, yetenek ve imkanına yavaş yavaş kavuşuruz. Bazıları ile kuzu sarması olurken, bazılarına selam bile vermeyiz.
Çok muhabbetin tez ayrılık getirdiği ilkesi burada hemen kendini gösterir. Çok muhabbetli kuzu sarmaları, en ufak bir sorundan derhal arkadaş veya grup değiştirebilir. Çok yakın olanlarla küslük çok fazla sürmez. Ebeveynler araya girerler ve her gün birçok zaman ve imkanları paylaştıkları için şartlar onları kısa sürede barıştırır.
Lise arkadaşlıklarında karakterler yavaş yavaş oturmaya başlar. Her kesin teog puanına göre yerleştirildiği lisede, yeni arkadaşlıklar oluşturulmaya başlanırken, aynı lisede olamayan çok samimi kankalar; şartların elverdiği ölçüde samimiyeti sürdürmeye çalışsalar bile, onun yerini kısa sürede yeni arkadaşlardan bazıları alabilir. 
Samimiyet çok fazla ise, birinden biri aynı okula düşemediği kankasına yeni arkadaşları arasında yer açabilir. Bazen de ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler, yeni şartlar kankaları birbirinden acıyla ayırabilir. (Tayin, okul değiştirme, ilgisizlik vb.)- (Devamı var)