YAZILARIMA kısa bir süreliğine ara vermiştim.
Yaklaşık 15 gündür yazı yazmak kısmet olmadı.
Yıl biterken, yıllık iznimi kullandım ve bu süre içerisinde yazı yazmaya ara vermek durumunda kaldım.
Normalde bu yazıya iki başlıktan birisini verecektim…
Bu başlıklardan bir tanesi ‘Nerede kalmıştık’, diğeri ise ‘Bu bir veda yazısıdır…’
İlk başlığı kullanmak nasip oldu yine…
Neyse iki hafta Yozgat gündeminden ayrı kalmanın insana çok da bir şey kaybettirmediğine şahitlik etmiş oldum.
Bu benim için farklı bir deneyimdi.
Zira önceki yıllarda izine çıkmış olsam bile, her gün gündemi internet ortamından takip ediyordum.
Bu kez öyle yapmadım ve 15 gün Yozgat’ta ne olup bittiğine dönüp bakmadım bile…
Dönüp geldiğimde hiçbir bir şey kaçırmadığımı görmek de şahsımı memnun etti.
Tekrar işe başladığım andan itibaren bir takım dedikodular, gereksiz boş tartışmalar, sözün özü aynı tas ve aynı hamam ile karşılaştım.
Kişiliği bozulmuş, boş insanların boş muhabbet ve gereksiz diyaloglarıyla karşı karşıya kaldım.
İzin boyunca depoladığım moral ve psikolojiyi anında bozmayı başardılar.
Muhatap olmak istemedim ama Fuzuli’nin durumuna düştüm yine “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil…”
***
İzin dönüşünde öğrendiğim bir iki konu da Yozgat adına üzüntü duymamama sebep oldu.
Bunlardan bir tanesi boşaldığı andan itibaren muhabir olarak takibe aldığım, fotoğrafladığım ve gazetede birkaç kez haber yapmam dışında, köşe yazılarımda da yer verdiğim eski hastanenin(Arşivlerde asıl isminin ‘Memleket Hastanesi’ olduğunu tespit ettik) tarihi binasının ısrarla yıkılacağını öğrendim.
Bu alana okul yapılacağını ve bundan dolayı bu tarihi yapının da yıkımı için Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan gerekli izinlerin çıkarıldığı bilgisi paylaşıldı.
Yazık dedim kendi kendime, yazık…
Yarın oraya bir okul yapılacak ve o okuldaki öğrencilere öğretmenler Yozgat tarihi falan anlatacak.
Osmanlı’dan kalma paha biçilemez konakları yiyen ve yerle bir eden mirasyedi zihniyetin devamı, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait bir tarihi binayı da yerle bir edecek.
Sonra ise yeni yetmelere “Biz büyük bir mirasın devamıyız!” diye böbürlenecek.
Peki, Yozgat’ta bu miras nerede?
Dağa kaçtı…
Dağ nerede?
Yandı, bitti, kül oldu…
Haydi selametle…
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN
*Küçük bir makam için büyük mücadeleler veren Yozgatlı birkaç isimi…
*Koltuğunda emanetçi durumuna düşen isimi…