Neymiş efendim, 'Kadına şiddete hayır' günüymüş.
Olsun bakalım, bu günü de '25 Kasım' öyle kabul edelim.
Açık konuşmak gerekirse ben bu günün önemini yarın unutan bir erkeğim.
Bir gazeteci olmam olaya biraz daha yakınlık kılsa da, kadına şiddet günü diye bir gün lügatimde fazlaca yer tutmaz.
Neden tutmaza geleyim hemen.
Böyle günlerin fazlaca itibar edilmediğini düşünenlerdenim. Hatırlamak, en azından tarihe çeltik atmak tamam da, gerisi gelmeyince kadın hakkı, kadına şiddet gibi günler biraz hafif geliyor bana.
Aslına bakarsanız bu konuyla ilgili nedenlerimiz çok.
Kadına şiddet cahil toplumların işi mi diye bakıyorum…
Evet, gibi duruyor sadece.
Dünyanın neresinde kadına şiddet yok ki. Bırakın onu ülkemizde dahi üniversite mezunu insanlar dahi eşine şiddet de tereddüde düşmüyor.
Kadına şiddet aslında sadece darp etmek, ne biliyim orasını burasını kırmak, hastanelik etmekle de alakalı bir durum değil.
Bu iş biraz inanç meselesi gibi geliyor bana.
Benim yaşadığım toplumda kadın adam gibi kadındır.
Evinde eşinden dayak yer, dışarı çıkınca ses çıkarmaz.
Benim yaşadığım toplumda kadının adı anadır, yardir, ama hak değildir.
Anaların elindeki nasır erkeğinin yanındaki gücü temsil eder.
Karnındaki çocuğu analığı, yanındaki eşi de adamlığı…
Kadının eşinin yanındaki adam kadar kadındır Anadolu…
Nasıl mı?
Kadın rezilse erkek daha rezil.
Kadın vezirse erkek padişah.
Benim ecdadım ta Orta Asya'da vermiş kadına hakkı.
Benim ülkemde kadından esirgenen ne ola ki…
Kadına çıplaklığı, kadına ukalalığı, kadına adapsızlığı hak zanneden cahillerin de var olduğu ülkemizde 25 Kasımlar da bir erkeğin hafızasında durmuyor.
Kadını bu gün ekonomik özgürlüğü kadar kadın gören biz değil miyiz.
Maddesel ölçüler maalesef kadın ve erkek ilişkilerinde birinci öncelik olmaya başladı.
Türk toplumunda ailenin, ailenin içinde de kadının yeri ve önemi büyüktür aslında.
Eğer bir toplumda kadın şiddet görüyor, kadın itiliyor, kadına hor bakılıyorsa o toplumda namus denilen kavramın içeriği boşalmış demektir.
Kadın bir toplumda çıplaklık teması olarak görülüyorsa ben toplumda analık da görmem yarenlik, yar'lık da.
Türk toplumuna birileri aydın kadın, özgür kadın kavramlarının karşılığına maalesef çıplaklığı yerleştirmeye çalışıyor.
Kadın Anadır, Anadolu'dur aslında.
Ecdadımız kadınlara verdiği değeri yurt edindiği, uğruna can vererek elde ettiği Anadolu'ya Ana ismini vererek kutsallaştırmıştır.
Kadın tarlada, kadın ahırında, kadın çocuğunun hizmetinde çalışarak ezilmiyor aslında.
Türk'ün kadını namusunun timsalidir.
O namus ki, erkeğin namusu ile namuslu, erkeğin adamlığı ile varlıklıdır.
Erkeği ve kadını eşit kılan da benim gözümde budur.
Kadına sırtındaki sopa, karnındaki sıpa tanımlaması yapanların da bu toplumun insanları olduğunu zannetmiyor.
Bu sözü bu toplumun diline dolayanlar bu gün kadını çıplaklık teması olarak yerleştirmeye çalışan emperyalist düşüncenin ta kendisidir.
“Benim kadınım, namusludur.”
“Ama başkasının kadını gözümün hakkıdır.”
“Benim kadınım benimdir…”
“Sokaktaki göz hakkı nefsimin terbiyesidir” gibi yanlış düşünceler maalesef toplumumuzun genel yapısına işlemiş durumda.
Yozgat sokaklarında dahi bunu görmek mümkün.
Yalnız gezen genç bir kıza sözlü sataşma konusunda tereddüt etmeyen,
Kızı yaşındaki genç bayanları gözleriyle taciz eden bir toplumda,
Kadın olmayı en rüküş haliyle yaşadığını zanneder var toplumda.
Hal böyle iken 25 Kasım gününü kadına şiddete hayır günü olarak görmek için önce kadın, önce erkek olmak, hayatı adam gibi yaşamak gerekiyor.
Son yıllarda Türk siyasetine göstermelik olarak kadınlar serpiştirildi.
Güya ülke yönetiminde söz sahibi edinmeleri sağlandı, hak verildi, aydınlık bir yarın çizildi.
Ama bir türlü kadına şiddetin önüne geçecek adam gibi adamlar yetiştirilmedi.
Oğluna çapkınlığı kadın üzerinden öğreten bir baba, yarın onun eşi olacak kadına nasıl davranması gerektiğini,
Helalim diyebileceği bir kadının aslında onun son nefesine kadar rızasına kazanması gereken yarının bir annesi olduğunu öğretmedi.
İşte böyle, benim yaşadığım toplumda ben kadına erkeği kadar kadın derim.
Önce erkek adam gibi adam olacak…
Kadın nasıl olsa yanımızda, nasıl olsa kadın!