Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan ‘‘Sağlıkta Dönüşüm Projesi’’ ile Türkiye’de sağlık politikası ve uygulamaları farklı bir konuma geldi.
Bu proje kapsamında yaşanılan değişikliklerden birisi de, parası olsun olmasın herkesin sağlık sorunlarıyla ilgilenilmesi, bununla birlikte sağlık hizmetinin halkın ayağına götürülmesi uygulaması olarak dikkat çekti. 
Yozgat’ta bulunan Sağlık Ocağı ve Sağlık Evleri’nde dönüşüm yapıldı, ‘‘Aile Hekimliği’’ birimleri oluşturuldu. Aile Hekimleri, kendilerine bağlı olan köyleri ziyaret edip, sağlık sorunu bulunan vatandaşlara yerinde hizmeti sunuyor. 
Bu yeterli gelmedi, şimdi yeni bir uygulama daha başlatıldı, ‘‘Sağlıkta Randevu’’ sistemi ismiyle.  Buna göre, öncelikle takip gerektiren hastaların muayeneleri randevu sistemi ile gerçekleştirilmesine imkan sağlıyor. Yani, hasta veya yakını doktordan uygun bir günü için randevu talebinde bulunuyor, doktor da o randevu saatinde gidip, hastayı muayene ediyor.
Sağlık sektöründe daha farklı hizmetlerin sunulmasına karşılık, insan sağlığının hiçe sayıldığı uygulamalarda devreye sokuldu. Veya uygulanmakta olan sistemin sakıncaları hakkında Bakanlık yeterince bilgilendirilmemesinin sonucunda, özellikle amatör spor yapan kesimler ciddi sıkıntılar yaşamakta, ölümle sonuçlanan olaylar sahalarımızda görülmeye başlanmıştır.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Yozgat Bozok Stadı Dış Sahasında oynanan maçta futbolcular birbiri ile çarpıştı. Sağlık görevlisi olmadığı için müdahale ehli olmayan kişiler tarafından yapıldı. Sağlık görevlisinin amatör müsabakalarda, yarışmalarda bulundurulmamasının gerekçesi, Bakanlık tarafından uygulamaya konulan yönetmenlikten kaynaklanıyor. En azından bize öyle söyleniyor, doğrudur.
İşte burada buna itiraz ediyorum.
Profesyonel anlamda sortif faaliyetlerde veya etkinliklerde, Sağlık Müdürlüklerinin personel görevlendirmesi yapabilmesi için belirli bir ücretin ödenmesi uygulaması doğrudur, olması gerekendir. Ancak, amatörce yapılan sportif faaliyet ve etkinliklerde de aynı şekilde görevlendirme için para talep edilmesi doğal değildir, yanlıştır. Sağlık Bakanlığının ‘‘Hizmeti halkın ayağına götürme’’ anlayışına, uygulamalarına ters bir durumdur, bunun biran önce düzeltilmesi gerekmektedir. Zira, adı üzerinde ‘‘Amatörce’’ yapılan iştir, yani para gözetilmeksizin, karşılık beklenilmeksizin yapılan iştir, amatörlük.
Yozgat’ta sportif faaliyette bulunan amatör spor kulüpleri, ayakta durmakta zorlanıyor, lisans çıkartabilmek için çalmadık kapı bırakmıyorlar, bir de bunlara böyle bir dayatma getirilirse, o zaman hafta sonunda yaşanılan sıkıntıların daha büyüğü, hepimizin, herkesin üzüleceği olayların yaşanması da kaçınılmaz hale gelir.
Deniliyor ki; Bu tip olaylarda yapılan ihbar üzerine ambulans 20 dakika içerisinde olay yerinde oluyor. O nedenle, bu tip aktivitelerde sağlık ekibi bulunmasa bile gerekli müdahale yapılıyor.
Doğrudur...
Ancak, basit bir yaralanma olduğunda da ekip talebinde bulunuluyor. Halbuki bunun yerine sportif faaliyetlerin yapıldığı alanlarda bir tane sağlık görevlisi bulunmuş olsa, sorun yaşanmayacak. Sağlık görevlisi, olayın, kazanın, yaralanmanın önemine göre gerekli müdahaleyi yapıp, eğer hasta sağlık kuruluşuna nakledilmesi gerekiyorsa, ambulans talebinde bulunur. Böylece ambulans basit bir yaralama olayında bile olay yerine çağrılmaz, meşgül edilmez.
Basit bir uygulama ile çözümlenebilecek bir sorunun, sıkıntının Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan sisteme gölge düşürdüğünü birilerinin söylemesi gerekir.
_________________________________________________________

MAÇ KRTİK

Ne olacak şimdi?


Aslında Yozgatspor açımızdan çok önceden psikolojik olark bitmiş olan Spor Toto 3’üncü Ligi 3’üncü gruptaki mücadele Cumartesi ve Pazar günü oynanan karşılaşmalarla resmen tamamlanmış oldu.
Afyonkarahisar, Araklıspor, Diyarbakır Kayapınar ve Şarşambaspor takımları bir alt kümeye düşerken, Hatayspor bir üst lige çıkan ekip oldu. Tarsus İdmanyurdu, Siirtspor, Bursa Nilüfer, Sancaktepe  takımları ise play-off grubunda mücadele verip, birisi bir üst lige çıkabilmek için çaba sarf edecek.
Bunlardan birisi biz olabilirdik ama olmadı. Bundan sonra olabilir mi? Olur. Yeterki inanalım ve bu inancın gereğini yapalım.
Daha önce Yimpaş bir kaç kez, takımın ‘Yozgatlının takımı’’ olduğunu belirtip, yönetimi devretmişti. Takımdaki bilinen sorunlar çözümlenince birileri devreye girip, ‘‘Takım bizim, siz kim oluyorsunuz!’’ noktasına getirdi. Yine aynı senaryonun uygulamaya konulmaya çalışıldığı izlenimi var. Eğer böyle bir noktaya gelinirse, işte o zaman bu kez Yozgatspor’un gideceği yer bir üst lig değil, amatör küme ve kapısına kilit olur ki; bunun vebalini, günahını kim nasıl verir, orasını bilemem...
Bu konuya biran önce açıklık getirilip, ardından da dün yapılan hataların, yanlışların ortaya konulması gerekir. Bunların tekrar edilmemesi yönünde belirlenecek çizgi, yol haritası ile yola çıkıldığında hedefe ulaşmak daha da kolay olacaktır. Önümüzde uzun gibi görünen ama çok kısa bir süreç var. Bu dikkate alınıp, bugünden geçerli olmak üzere şirket ile ilgili sorun netleştirilmelidir.
Yozgatspor, daha önceki dönemlerde yaşadığı sıkıntıyı bir kez daha yaşadı, dünden ders çıkartmadığı için. Devre arasında kiralık futbolcular, kaybedecek bir şeyleri kalmayanlar kadroya dahil edildi. Son viraja gelindiğinde, ‘‘Ne koparırsam kar’’ hesabıyla hareket edenler, isyan edip, bayrak açtı. 
Bayrak açanlar kaybetti gibi görebilir ama asıl kaybeden Yozgatspor oldu. Eline geçirmiş olduğu fırsatı değerlendirip, bir üst lige bu sezon çıkmak varken, bir sonraki lige erteledi.
Bunun tecrübe hanesine yazılıp, işin baştan sağlam tutulmasında yarar var, diye düşünüyorum.