Bu kadar güzel gönüllü insanlar nasıl bir araya gelmiş, gururlanmamak elde değil. Bilgi, kültür, vefa, saygı, görgü, misafirperverlik ve hemşehri sevdasının en yüksek şiarını taşıyan, sevilen, güvenilen ve Yozgatlı kimliğimize saygınlık kazandıran birbirinden değerli hemşehrilerimiz, İstanbul Yozgatlılar Federasyonu çatısı altında kenetlenip ilimiz ve ülkemiz için sayısız güzellikler üretiyorlar.
Değerli okurlarım. Biliyorsunuz ki ben, artık gitmeden, görmeden, dinlemeden hiçbir konuyu yazmıyorum, yazmayacağım da. Çünkü bazı yanılgılarım olduğu hissine kapıldım. Bir çok derneğimizi, sivil toplum kuruluşumuzu, köylerimizi ve ilçelerimizi hepimizin adını yücelten gayret ve özellikleriyle araştırarak dünyanın her tarafındaki Yozgatlılara ulaştırdım. Fedakar, emektar ve mert yürekli insanlardan teşkil edilmiş İstanbul Yozgatlılar Federasyonu nasıl gözümden kaçmış anlamış değilim. Sayın Mustafa FAKI olmasa belki yine görmeyecektik.
Fatih Fındıkzade Mahallesi Oğuzhan Caddesi 17 no.lu apartmanda faaliyet gösteren bu oluşum, yardımlaşmanın, dayanışmanın, hizmetin en onurlusunu, en insani olanını yapıyor. Kimseyi mahcup ve rencide etmeden dertleriyle dertlenip, evlerine ekmek götürmelerini sağlıyor. Okuyan, üreten insana kalem oluyor, mürekkep oluyor. Kültürümüzü, tanıtıyor, ekonomimize can vermeye çalışıyor, işsizimize iş, hastamıza derman, kimsesizimize çatı olmaya gayret gösteriyorlar. Meslek, ticaret, sanat, siyaset, ekonomi, kültür, spor, tarım ve akla gelecek her türlü imkanları hemşehrilerimizin ayağına sermek, bu sektörleri harekete geçirip Yozgat adını zirveye taşımak için gerçekten özverili ve fedakar çalışmalara imza atıyorlar. Öyle ahım şahım varlıklı, ünvanlı falanda değiller ha. Ama dünyanın en zengin gönlüyle Yozgat aşkı ve hemşehri sevdasında birbirleriyle yarışıyorlar.
Federasyon Başkanı Sayın Mehmet DENİZ’in çok onurlu, dürüst, reklamdan uzak omurgalı bir duruşu var. Burda ben değil biz varız diyen gerçek bir organizatör. Bir çok yerde görüyorum eline mikrofon aldığında çeneyle Türkiye’yi tekrar inşa eden ama gerçekte kılını kıpırdatmayan, rahatına düşkün onlarca oluşum önderi varken, Mehmet DENİZ ve ekibi gönlünü, yüreğini, emeğini ortaya koyarak işte ben ve ekibim bunu yapıyoruz siz görün ve söyleyin diyorlar.
Güzel ikramlarıyla süslü gönül sofralarında oturduk ve epeyce sohbet ettik. Hatta nezaket gösterip benide aylık toplantılarına dahil ettiler. Tanışma seramonisi yaptık. Hepsi birbirinden değerli Sayın Ahmet YILMAZ, Sayın Av. Demet CANSEVER, Sayın Ezgi ÇAKAR, Sayın Av. Sevda ŞAHİN, Sayın Aydın BARAN, Sayın Adem AKDAĞ, Sayın M. Aytaç AVCI, Sayın Mehmet KAYA, Sayın Mustafa KILIÇ, Sayın Av. Namık AYHAN, Sayın Salih ALTINTAŞ, Sayın Salih ÜNAL ve Sayın Tarık ŞAHİN’le tanıştık.
Konuşması ve fikirleriyle çok donanımlı bir şahsiyet olduğu belli Sayın Av. Namık AYHAN bir sonraki toplantıyı kendisine ait yazlık mekanında organize edeceğini söyleyerek hepimizi davet etti. Yolunun farklı istikamette olmasına rağmen, beni misafir olduğum mekana kadar İstanbul trafiğinin zahmetine katlanarak getiren Sayın Salih ALTINTAŞ’ta çok kibar, kaliteli ve bilgili bir insandı. Yozgat kadının zarafet ve hanımefendiliğini liyakatiyle sergileyen, kadın kollarındaki ses getiren etkinlikleriyle tanıdığımız Sayın Ezgi ÇAKAR ve Sayın Av. Demet CANSEVER, görgü ve nezaketleriyle ayrı bir gururdu. Hepsi ama hepsi bizi mahcup eden asaletleriyle candan ve güleryüzlüydüler.
Her fikrin dikkate alındığı, her projenin kurulca oylandığı, sonuca herkesin saygı gösterdiği, bazen elektrikli, bazen şakalı, resmiyette en büyük Başkan; gayri resmiyette abi, abla, kardeş statüsünün hakim olduğu, samimiyet ve sadakatin, itaat ve azmin hüküm sürdüğü bir dost yumağı görüntüsündeler.
Hiç yapamayacakları vaadlerle insanların umutlarını sömürmüyorlar. Aktif kültürel faaliyetlerle ticarette, siyasette, Yozgat konulu icraatlarda yapılan yanlışların doğru yönlerinden bahsediyorlar. Tartışmalar ve öneriler analitik, uçuk kaçık fikirlere rağbet olmadığı gibi toplumu kitlelere bölecek mesajlara asla izin vermiyorlar.  Hepsi güven veren saygılı, bilge ve görgülü simalar.
Mehmet DENİZ Bey ve ekibi Milli ve kültürel değerlerimizin hiç birini siyasete alet etmiyor. Onlar bizim ortak değerlerimiz diyor. Din ve milliyete hasar getirecek tutum ve davranışlardan kaçındığı gibi ekibininde özen göstermesi için titiz ve disiplinli davranıyor. Tarihimize, milliyetimize, inanç ve etnik kökenlere son derece saygılılar.
Bazı derneklerimizi izliyorum. Renkli simalara, siyasi kariyerlere, iş dünyasının yönlendiricilerine dört büklüm oluyorlar. Ama bu yönetimde hiç kimse bahsettiğim statülerdeki aktörlere haketmeği iltifatlardan etmediği gibi, protokol kuralları çerçevesinde sadece nezaketen davet ediyor ve ısrarcı olmuyorlar. Özel ve birlik günlerine davette ısrar ettikleri hep gerçek Yozgatlılar ve isimsiz hemşehrilerimiz. Bu özellikleriyle de her kesimden övgü ve takdir topluyorlar. Bir stadyum dolusu katılım sağlayarak verdikleri rekor iftar sofraları ile tüm İstanbul’un dilindeler. Ayrıca hiçbir siyasetçimiz zahmet buyurupta tüm illerin hayran kaldığı bu birlikteliği onurlandırmamış bile.
Ben Sayın Mehmet DENİZ Başkanı ve şahsiyetli tutumunu, siyaset, basın ve iş dünyasının dürüst kişiliği ve cömert gönlüyle çok yakından tanıdığı Avcılar Yozgatlılar Derneği Başkanı ve aynı zamanda Federasyonun Derneklerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Mustafa FAKI’dan öğrendim. Mustafa Bey diyordu ki; herkes dernek kurmuş, herkes başkan olmuş, doğru, yanlış bir amaç veya hedef kovalıyorlar. Ama Mehmet DENİZ ve ekibi onurlu ve has karekterli tutumları ile gerçek bir kültür derneği, dayanışma ve yardımlaşma kuruluşu diyordu. Yozgat şemsiyesi altında işsizinden işverenine, fukarasından zenginine, bürokratından işçisine, memurundan esnafına tüm kesimlerle bir araya gelerek güç birliği ve imkan paylaşımı yapmanın yollarını arıyoruz. Bir arada olmanın keyfini ve mutluğunu yaşamaktan başka bir beklentimiz olmadığı gibi, işlerimizden arta kalan zamanımızı hemşehrilerimizle birlik olmanın keyfiyle geçiriyoruz. Bu zihniyeti taşıyan ekibin samimiyetinden emin olduğum için bende yanlarındayım diyordu. Hayranlıkla izlediğim bu ekibe karşı benim gözlemim ve kanaatimde zaten o yöndeydi.
Gel gelelim Avcılar ve Esenler Yozgatlılar Derneğine. İstanbul’daki Yozgatlı nüfusun önemli bir bölümü bu iki ilçede ikamet ediyor. 15 milyon nüfuslu, bir çok ülkeden daha büyük bu devasa metropolde, üstün komşuluk ilişkileriyle, Bozok kültürü ve misafirperverliğini liyakatiyle tanıtıp hepimize itibar kazandırıyorlar.
Üslubu, hitabı, duruşu, oturuşu, engin ve misafirperver gönlü, bilgisi, donanımı ve saymakla bitmez güzel özelliklerini kültürü ve beyefendiliği ile taçlandırıp anında gönülleri fetheden Sayın Mustafa FAKI, Avcılar Yozgatlılar Derneğini ve yönetimindeki arkadaşlarını birbirinden dürüst, çalışkan ve gayretli tutumlarıyla tanıtarak öyle bir anlatıyordu ki, inşallah kısmet olup yine bir İstanbul’a yolum düştüğünde hem Avcılar Yozgatlılar Derneği Yönetimini ve hemde bizlere ayrı bir gurur yaşatan birbaşka emektarımız güven veren dost yüzüyle, çalışkan, üretken ve hemşehri sevdalısı güzel insan Sayın Süleyman ERDEN Başkanı ve ekibini, yani Esenler Yozgatlılar Derneğini tanıtacağım sizlere.
Bu güzel insanlar çok kısıtlı imkanlarıyla arabaşı, iftar sofraları, birlik beraberlik organizasyonları yaparak eşsiz paylaşım kültürümüzü en imrenilir özelliklerimizle Türkiye’ye ve Dünyaya tanıtıyorlar. Tabiiki bu karşılıksız hizmetleri üretirken şevk ve enerjilerine doping olması için Yozgat’tan yetişmiş renkli simaların Meclis Başkanı, Bakanlar ve Milletvekillerini mazeretsiz yanlarında görmek istiyorlar. Vali, Belediye Başkanları ve Kaymakamların her projeye dahil, Dünyanın her yerinde yaşayan Yozgatlıların da sürekli desteğini bekliyorlar. 
Bir Yozgat sevdalısı olarak kültürümüzü, geleneklerimizi, şivemizi, eşsiz paylaşım kültürümüzü, karşılık beklemeden fedakarlık göstererek dünyaya tanıtan sizler gibi birbirinden fedakar gönül insanlarının faaliyetlerini, abone sayısı ve dağıtım ağlarıyla bir çok ulusal gazeteden daha büyük İleri Gazetesi olarak dünyanın her yerindeki Yozgatlılara ulaştırmaya, sesinizi duyurmaya devam edeceğiz. Ayrıca bünyesinde 50’nin üstünde yayın organı barındıran Kültür Ajans Yayınları ve Dünya Söz Akademisi programları kapsamındaki yurt içi ve yurt dışı sunumlarımda sesiniz olacak, sizi anlatacak ve tanıtacağım.
Çünkü, sizler karşılık beklemeden, imkan ve emeklerinizden özveri gösterip, şahsiyetinize kutsiyet katarak Yozgat sevdasını yaşatıyor, hemşehri bilincini canlı tutuyorsunuz. Kazanan, üreten, güzelleşen ve özlenen bir Yozgat adına yüreğini ortaya koyan, memleketi için bir şeyler yapan tüm emektarlara güzel dualarla birlikte gönüller dolusu çiçek, Ankara dolusu selamlar gönderiyorum. Biliyorum ki sizler var oldukça biz Yozgat’ı daha çok sevecek ve kültürümüzle gururlanıp, övüneceğiz.