Kudüs, Mekke ve Medine'den sonra Müslümanlar için en kutsal mekândır. İslam inancına göre Hz. Muhammed'in miraca yükseldiği mekândır. Aynı zamanda da Müslümanların ilk kıblesidir. Dolayısıyla tüm Müslüman dünyası bir çok problemle uğraşmasına rağmen hepsini bir kenara bırakıp buraya yoğunlaşacaktır.
İsrail’i saldırgan tutumu dolayısıyla şiddetle kınıyor, biran önce bu saldırılardan vazgeçmeye çağırıyoruz. Dün olduğu gibi bundan sonra da siyonist işgale karşı mazlum Filistin halkının yanında açık taraf olacağımızı bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı sadece Kudüs'ü değil Filistin'i ve Filistin halkını bağrına basmaya devam edecektir. Kudüs'ün kandillerin yağını hiç eksik etmeyeceğiz.
Ne yazık ki uluslararası toplum İsrail zulmüne sessiz kalmaktadır. ABD, İsrail katliamlarına payanda olmaktadır. İsrail’in sözde kendini savunduğu gerekçesiyle katliamları meşrulaştırmaktadır. İsrail’in yaptığı tam anlamıyla düşük yoğunluklu bir soykırımdır. İsrail’in günlerdir attığı fosfor bombalarına ses çıkarmayan BM, bölgeden nefsi müdafaa amaçlı atılan füzeleri gerekçe göstererek Filistin’i kınamaktadır. Bu adalet duygusunun kaybolduğunun, BM’nin artık dünya sorunlarına çare olamayacak bir niteliğe büründüğünün en açık delilidir. BM kendi aldığı kararları dahi İsrail’e uygulatamayacak kadar aciz ve güdümlü haldedir. İsrail bölge topraklarının önemli bir kısmında işgalcidir. Doğu Kudüs ve Gazze başta olmak üzere tüm Filistin kentlerini abluka altına almaktan, işgal etmekten, doğal yaşamı kısıtlamaktan vazgeçmelidir. Kendi sınırlarına dönmelidir.
Terör devleti İsrail, Filistin halkına karşı yeni bir savaşın fitilini ateşlemiştir. Kara, deniz ve havadan gerçekleştirilen saldırılarla birçok insan yaşamını yitirmiştir. İsrail Filistinli Müslümanları esir olarak görüyor ve Filistin'de Müslüman izlerini silmek için elinden gelen çabayı gösteriyor.
Gazze’de ibadethaneler de İsrail’in hedefi olmuştur. İki ayrı cami yapılan hava saldırılarında yerle bir edilmiştir. Yine bir sağlık tesisi de İsrail tarafından bombalanmıştır. Çok sayıda ev yerle bir olmuştur. İsrail mabetleri, hastaneleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef alarak savaş suçu işlemektedir. İsrail’in terörist yöneticileri ibadethanelere, masum insanlara, çocuklara saldırmaktan mutluluk duymakta, faşist bir haz almaktadırlar. İsrail yönetimi terörist devlet damgasını hak eden bu girişimleriyle bir kez daha uluslararası hukuku çiğnemektedirler.
Gazze bölgesine kullanılması yasak fosfor bombası atılmıştır. Onlarca masum insan bu saldırılarda yaşamını yitirmiştir. Günlerdir Gazze bölgesine hava saldırıları düzenlenmektir. Müslüman insanlara huzursuzluk yaşatan terör devleti, en ufak insani erdemlere dahi ne kadar uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Batı Şeria’da ve Gazze bölgesinde hayat felç edilmiştir. İnsanlar işyerlerini açamaz, ticaret yapamaz haldedir. Gazze bölgesine temel gıda maddeleri, ilaç ve yakıt girişine izin verilmemektedir. İsrail ile Hamas arasında iki yıldır devam eden ateşkes İsrail tarafından onlarca kez ihlal etmiştir. Devlet ciddiyetinden uzak şekilde, altına imza attığı anlaşmaları bile hiçe sayan bir yönetimle karşı karşıyayız.