18. Asrın başlarında Osmanlı İmparatorluğunun veziriazamlık (başbakanlık) makamında pek muhterem bir devlet adamı ve büyük bir asker olan Ali Paşa bulunuyordu. Asrın tek müslüman olan devleti İmparatorluk hudutları içerisinde yani bütün islam beldelerinde halk bilhassa devlet hizmetinde çalışan memurlar arasında her türlü yolsuzluk ve rüşvet alma ahlaksızlığı almış başını gitmişti. Bütün emirleri ve nehiyeleri ahlaki olmayı gaye ve hedef alarak insana tayin eden dinin mensupları olan müslümanları büyük bir delalet içine düşürmüştü.
    İmparatorluğu ve halkı içine düştüğü bu çukurdan çıkarmak isteyen Ali Paşa devlet içinde çalışan memurlara şöyle bir talimetname gönderdi.
    “ Devlet memuru ALLAH’ tan korkmalı, doğruluktan ayrılmamalıdır. Hergün günlük çalışmasının muhasebesini yapmalı – Bugün ne hatalar yaptım, ne iyilikler yapabildim, kimleri sevindirdim, kimleri üzdüm, yapmam gereken fakat yapmadığım birşey var mı?- diye kendisine sormalıdır.
    Devlet memuru için; kibir, gurur, öfke iyi şeyler değildir, soğuk kanlı ve iyilik sever ol!
    Mala tamah etme, zulme kaçma, zulme yardımcı olma!
    Halkın mal, namus ve ırzının korunmasına gayret et, muamelen ve kalbin daima yumuşak olsun!
    Aklına, nefsine ve makamına marur olmalısın. Biçareye dost, zalime düşman olmalısın.
    Kalp kırma, kimseden rüşvet alma, hediye kabil etme! Rüşvet alanları rezil ve rüsva etmek vazifendir. Mal ve servet toplama!
    Makam ve memuriyetleri, ALLAH’tan korkanların eline teslim et, kötülere yardımcı olup kayırma!
    İsraftan kaçın. Kanunları, aracıların şefaat ve ricaları ile ayaklar altına alma!”
    Bundan üçyüz yıl kadar önce yazılmış olan bu talimat müslüman ahlakının, müslüman kardeşliğinin bir özetihalindedir. Bir devlet memuru için vatanseverlik vazifelerinin bütün gereklerini içine almaktadır. Ali Paşa’nın memurların bilhassa dikkatlerini çektiği ve şiddetle kaçınmalarını emrettiği hata rüşvettir.
    Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz(S.A.V.)’a mü’minlerin şefkat kanatlarının altına alması emredilir! İnsanlara merhamet etmesini bilmeyenlere ALLAH da merhamet etmez! Müslüman memur; şevkatli ve merhametli, nazik, kibar olmalıdır. Vazifesini sevmeli ve mukaddes saymalıdır. Ali Paşa’nın 18’inci Yüzyıl’da ki talimatlarını  rüşvet dedikodularının ayyuka çıktığı, temiz toplum özleminin tüm toplum fertlerinin ortak isteği haline geldiği günümüzde tekrar hatırlamanın pek çok faydaları olduğuna inanmaktayız!
    Paygamberimiz(S.A.V.) en güzel ahlakı tamamlamak için gönderimiştir. Müslüman güzel şeyleri kendi nefsinde yaşamalı. Toplumda yaşatmaya bütün azmi ile uğraşmalıdır.
    Yüce ALLAH Nisa Suresi’nin 58’inci Ayet-i Kerimesinde şöyle buyuruyor;
    “Allah size mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insnlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.
    Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor. Şüphesiz ki Allah herşeyi işitici, herşeyi görücüdür.”