Yozgat'ın Tol Çarşı denilen bölgesinin eski durumunu bilenlerin çoğunluğu hayattadır. Orada İstanbul, Çanakkale, Gaziantep, Erzurum gibi şehirlerde varlığını sürdüren, özellikle de turistlerin büyük ilgisini çeken sarı taştan kemerli bir yapılaşma söz konusuydu.
Dönemin Belediye Başkanı Yaşar Erbaz, Tol Çarşı'nın restoreye ihtiyacının bulunduğunu belirtip, proje hazırlatmak üzere kolları sıvadı. Yapının özelliği bozulmadan, üzeri kapatılıp, aynı özellik ve mimari anlayışla üzerine kat çıkılacaktı. Bakanlık izin vermedi, kaldı.
Belediye Başkanlığı makamına daha sonra şimdiki TBMM Başkanı Cemil Çiçek oturdu. Tol Çarşı bölgesinde bir çalışma yapılması ihtiyacını gündeme taşıdı. Henüz düşünce aşamasında olan Tol Çarşı bölgesi ile ilgili çalışmalar hakkında bilgilendirme yaptı. Tol Çarşı bölgesindeki tarihi dokunun korunarak, restore edilerek çarşının daha aktif hale getirilmesi önerilerine, ''Biz de düşündük, ama o zaman astarı yüzünü de geçiyor'' karşılığını vermiş, bugünkü yapı oluşturuldu.
Bunu ''Yargılamak'' ve ''Bir suçlu ilan etmek'' adına değil, sorgulaması yapılarak, günümüze ışık tutması adına gündeme getirdim. Zira bugünlerde geçmişten ders alınmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Hele, gündeme getirilen ''İmam Hatip Kompleksi'' binasının yer seçimi konusunda takınılan tavrın, ileride nelere gebe olduğunu görebilmek için bu tür örneklerin bilinmesi gerekir, inancındayım.
Yozgat Valiliği ve belediyesi, İmam Hatip Kompleksinin şehir merkezinde, belediyeye ait spor tesislerinin bulunduğu alanda yapılması konusunda ısrarını sürdürüyor. Kendi ifadelerine göre de önümüzdeki günlerde kazma vurulup, inşaat çalışmalarına başlanılacak.
Şehir merkezinde düşünülen bu yapı, ''Kompleks'' anlayışı ile bağdaşmıyor. ''Kompleks'' dediğiniz zaman, kompleks içerisinde yeralacakların her türlü ihtiyacının karşılanacağı tesisleşmenin de yer aldığı bir alan akla gelir. O nedenle de şehir merkezinde değil, şehrin kalabalığından, yoğunluğundan, gürültüsünden uzak alanlarda tesis edilir. Şehir merkezinde kurmaya çalıştığınız yapılaşmaya o zaman ''Kompleks'' demenize gerek yok. Yapılmaya çalışılan sadece bir okul binasından ibarettir. O halde yeni bir alanı neden arıyorsunuz, mevcut İmam Hatip Lisesi'nin bulunduğu alan bunun için yeterlidir.
Halen, yer konusunda ısrarlı iseniz, şimdiden torunlarınızın sizlerin mezarlarını ziyaret ettiğinde okuyacakları ''Rahmeti'' ve ''Duayı'' da peşinen kabul etmiş olmanız gerekir. ''Çok iyi bildiğinizi'' söyleyebilir, hatta ''Eğer sizler bizlerden daha iyi bilseydiniz, bizim oturduğumuz makamlarda şimdi sizler otururdunuz!'' gibi bir tezi ortaya atıp, düşüncelerinize destek de bulabilirsiniz...
O zaman söyleyecek fazla bir sözümüz olmaz, ''Kendi düşen ağlamaz'' demekten başka. Ama yine de hatırlatmakta yarar görüyorum; Tol Çarşı, Abide İşhanı yapılırken de herkes alkış tutmuştu. O alkış tutanlar, şimdiler de o yapıları yapanlar hakkında neler söylüyor, biliyorsunuz...