Dinimiz ve peygamberimiz okuma ve yazmaya bu kadar önem vermişken bizler bu konuya gereken önemi vermiyoruz. Oysa okumanın ve yazmanın yaşı yoktur. İnsan istekli olursa hayatta her şeyi başarır. Okumak bir ibadettir. İnsan okudukça bilgi edinir. Bilgisi arttıkça da bilgisinin azlığını hisseder. Bu onda okuma zevkini geliştirir ve okuma alışkanlığı kazandırır. Okuma alışkanlığı kazanan insanın da kendine güveni, bilgisi ve becerisi artar.
"Kitap okumak dilsize dil, gözsüze göz, güçsüze güç"* olur. Kitap okuyan insanın düşünceleri olgunlaşır, ufku açılır. En önemlisi de doğruyu ve yanlışı, iyiyi ve kötüyü öğrenir ve ayırt eder. Öğrendikleriyle de Allah’ın rızasını kazanmaya, cennete kavuşmaya ve cehennemden uzaklaşmaya çalışır. Hayatı kavrar, ilmi ve teknolojisi sayesinde gelişmeyi yakalar. Kalkınmanın temelini atmış olur.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "İlim tahsili için sefere çıkan kimse evine dönünceye kadar Allah yolundadır.” "Her kim ilim tahsili için bir yola çıkarsa, bu yüzden Allah'ü Teala ona cennete giden yolu kolaylaştırır." "İlim (nafile olarak yapılan) ibadetten çok daha hayırlıdır."
Kitap okuyan kişiler, edindikleri bilgi ve kültür sonucunda aynı zamanda toplum içinde etkin bir kişiliğe sahip olurlar. Okuyarak kendini geliştiren kişiler ise elbette çevrelerinde gelişen olaylara da hakim olacak ve toplum içinde eğitim seviyesinde zamanla bir ilerleme sağlayacaktır.
Okumayan insanlar ise, düşüncede sığ, yeni terkipler yapmaktan mahrûm insanlardır. Bu insanlar konuşmakta zorluk çekerler, düşüncelerini net ifade edemezler. Teknoloji anlamda çağa da ayak uyduramazlar. Dolayısıyla diğer insanlarla iletişimde zorluk çekerler.
Kitaplar solmayan çiçeklerdir. Önemli bir kitabı, büyük bir adamı dinler gibi kuvvetli bir düşünce ile okuruz. Satırlar üzerinde düşünürüz. Aradan bir zaman geçtikten sonra tekrar tekrar okuruz. Ancak bundan sonra kitap bizim kişiliğimize girer. Bizden bir parça olur. Hayatımızı, düşüncelerimizi etkiler. Hepimiz çokça kitap okumalıyız.
Okuyan kişiler okumanın beraberinde getirdiği zengin kelime dağarcığına sahip olurlar. Hikmetli ve etkileyici konuşarak hitap ettikleri kişilerde etki uyandırırlar. Bu etki ise insanlarla ilişkileri güçlendirmekte, kişiye daha sosyal bir karakter kazandırmaktadır. Daha geniş kelime dağarcığı, insanın daha fazla kavramla düşünebilmesini sağlar. Yani düşünce kapasitesini ve kültür düzeyini artırır.
Boş zamanlarını, çoğu zaman hiçbir yararlı bilgi aktarmayan televizyon karşısında geçirmek yerine kitap okuyarak değerlendiren bu kişiler, edindikleri bilgi ve kültür sonucunda aynı zamanda toplum içinde etkin bir kişiliğe sahip olurlar. Tüm bu özellikler, kişilerin öncelikle kendileri ve toplum için okumaları gerektiğinin çok önemli bir göstergesidir. Okuyarak kendini geliştiren kişiler ise elbette çevrelerinde gelişen olaylara da hakim olacak ve toplum içindeki eğitim seviyesinde zamanla bir ilerleme sağlanacaktır. Okumak, bilmenin ve bilgiyi elde etmenin ilk ciddi adımı ve altın anahtarıdır. (Devamı Var)
REĞAİP KANDİLİNİZ
MÜBAREK OLSUN!
Regâib, “çokça rağbet edilen, nefis, kıymetli, değerli, ihsan” mânâlarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur. Buna göre Regaip Gecesi denilince: “lütuf ve ihsanı bol, kıymeti ve değeri büyük, anlamına yakışırcasına iyi değerlendirilmesi gereken gece” mânâsı anlaşılır. Bu gece Allah lütuflarını sağanak sağanak yağdırır. Regâib Gecesi, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk habercisi olma şerefini taşımaktadır. Reğaip Kandiliniz ve üç aylarınız mübarek olsun!..