Yozgat küçülüyor dedik, sanki ilçelerimiz büyüyor mu? İlçelerimiz de küçülüyor. 30-40 yıl önce ilçelerimizin durumunu bilenleriniz vardır. bugünden daha iyiydi dersem, yalan söylemiş olmam. Çünkü öğrenciliğimizde ilçelere gider hayran kalırdık. Bazı ilçelerimiz Yozgat merkezden daha iyi görünürdü gözümüze. Şimdi? Diyeceksiniz Şimdi heyhat!.. Akdağmadeni ile Sorgun’da eskiye göre gelişme ve iyileşme var, ama diğer ilçelerimiz, küçülmeye ve fakirleşmeye devam ediyor. göç dalgası durmak bilmiyor. Belediye hizmetlerinin varlığını söylemek imkansız gibi. Hatta batının kasabaları bizim ilçelerimizden çok daha iyi gelişmektedir dersek yalan söylemiş de olmayız. Geçen gün Boğazlıyan’a gittik. Hiçbir gelişme görmediğimiz gibi ilçe geriye gitmiş, elbette üzüldük. Belediye hizmetlerini de, devlet yatırımını da maalesef göremedik. Düne göre gelişmiş sayılabileceğiniz bir Şeker Fabrikası var, gerisi 30-40 yıl öncesinin Boğazlıyan’ı. Sarıkaya’ya gidip geliyoruz. Sarıkaya da aynı. Bir kaplıca ve tahıl merkezi olmasına rağmen ilçe yeterince gelişmiş durumda değil. Oysa kaplıcası olan bir çok il ve ilçe son derece modern gelişmişlik sergilemekte, tabiri caizse gözlerinizi kamaştırmaktadır. Yerköy zaten kendi ilçem sayılır. Kim ne derse desin, kim kızarsa kızsın Yerköy her geçen gün geriye gidiyor. İlçe, kasaba haline dönüştü. Ne bir devlet yatırımı var, ne de dişe dokunur bir belediye hizmeti. Yerköy sokaklarına girin çamurdan, tozdan, çukurdan çıkamazsınız. Bunun adı belediyecilikse biz belediyeciliği bilmiyoruz arkadaş. Dünün kaliteli¸ şirin ilçesi bugünün köyü durumuna düştü. Aydını göçüyor, esnafı göçüyor, işadamı göçüyor. Yerköy hayalet bir ilçeye dönüştü. Garip olanı ne biliyor musunuz, Yerköy de, Sarıkaya gibi, Boğazlıyan gibi, Aydıncık gibi bir tarım bölgesi. Ne ekseniz biter, hangi meyveyi-sebzeyi üretseniz yetişir. Bölgenin en güzel yerlerinden. Buraların zenginleri ne yapar merak konusudur. İnsanı, esnafı, aydını göçüp gidiyor onu biliyorum da? Bakın çoğu ilçemizin yeri düz ve gelişmeye müsait. Tarım alanları hoş, ne ekseniz biter, ama biz fakirleşiyoruz, küçülüyoruz. Ne garip bir tecelli değil mi? Şimdi birileri bana kızacak kızsın. Siyasetçimiz beceriksiz, belediye başkanlarımız iş yapmaktan uzak, bürokratlarımız hizmeti koparamamış, insanımız da Yozgat’tan kaçmış, uzaklaşmış. Kimi iş aramış, kimi sağlığı için göçmüş, kimi çocuk okutmak için kimi de yatırımını dışarı yapmak için gitmiş. Peki bu şehrin günahı ne arkadaş? Kaplıca bu şehir için bir nimet. Ama bu kıymetli nimeti değerlendirememişiz. Birçok ile ilçeye bakın, kaplıcayla adını duyurmuş, gelişmesini sağlamış. Tarihi Sarıkaya hamamımız, tarihi Yerköy Uyuz Hamamımız, tarihi Karamağra Kaplıcalarımız bize ne kazandırmış? Suç bu bölgelerin mi? Elbette ki hayır. Suç bizim, biz değerlendirememişiz buraları. Yozgat cezalıymış? Hadi ordan, bu beceriksiz siyasetçimizin, beceriksiz bürokratımızın diline doladığı bir laf olarak kalmış. Kızıyoruz, üzülüyoruz, öfkeleniyoruz. “Arkadaş bu memleketten hiç mi memleketine sevdalı, hizmete aşık adam çıkmamış?” birileri çıkacak şimdi, “Hop Ahmet Hoca!” bizi sildin geçtin diyecek. Ne yapalım yani yalan mı söyleyelim. Ne desek ki? Arkadaş hizmeti getirdiniz de biz mi inkar ettik? Bu şehri geliştirdiniz de biz mi yıprattık? Yozgat’tan göçü önlemek için tedbir aldınız da biz mi inat ettik bilmem ki. Kendi kendinize sorun Yozgat’tan göç niye durmuyor, bu şehir niye küçülüyor ve ilçelerimiz neden yok olup gidiyor? Hey memleket sevdalıları, Yozgat sevdalıları nerdesiniz? Memleketiniz elden gidiyor. İnsanınız fakirleşiyor… Şehrinize ve memleketinize sahip çıkın.