Hafta sonları bizden konuları sizlerle paylaşmak, biraz da dertleşmeye çalışıyorum, dilim döndüğü, aklımın yettiği ölçüde...
Bugün Anadolu Basını'nın genel sorunu olmasına karşın, bizde biraz daha abartılı olarak öne çıkan ''İlan, reklam'' konularının ''Haber'' olarak değerlendirilmesinin verdiği zararlardan söz etmek istiyorum...
Kiminle konuşursanız konuşun, ''Anadolu Basını'nın, Yerel Basın ve Medya'nın yaşaması, ayakta kalması'' noktasında hemfikir. Bu fikirdaşlık, uygulamaya geldiğinde uygulandığını görmek ise mümkün olmuyor. Bunun nedeni biraz da her alanda olduğu gibi basın sektöründe de ''Terzi söküğünü dikemezmiş!'' anlayışının hakim olması, yerel basının kendisiyle ilgili genel konuları gündeme taşımaktan çekinip, takip etmemesinden kaynaklandığı gibi, ''Yerel ve yaygın basın'' arasındaki ''Üzüm üzüme bakarak kararması'' noktasının da etkin olduğunu görmekteyiz...
''Tebliğ'' niteliği taşıyan konular ''İlan'' ve ''Reklam'' olarak değerlendirilmesi gerekirken, ''Haber verme'' içgüdüsünde yaşanılan ''İnce ayrıntı'' sonucunda, ''İlan'' ve ''Reklam'' nitelikli konular, haber metni ile okurlara sunulmaya başlayınca, dün var olan ''Yerel sanının gelir kaynakları'' kalemi teke düşerken, ''Gider'' kalemleri artmış, mali yönden ayakta kalabilme mücadelesi de ''Anlamsızlaşmış'' durumdadır.
Gazetelerde irili ufaklı gördüğümüz ''Başsağlığı, Teşekkür'' gibi ilanlar, ''Tebliği'' niteliği taşıyan ''Kongre'', kurumların almış oldukları, halkı ilgilendiren uygulamaları kapsayan ''Karar'' bildirimleri, ''Davet, Kutlama'' ile ilgili ilanlar, ''Haber'' başlığı altında üçüncü şahıslara, medya aracılığı ile duyurulması sonucunda bu noktaya gelinmiştir.
Daha yeni yaşadık, ''8 Mart Dünya Kadınlar Günü'' nedeniyle, verilmesi gereken ''Kutlama'' ilanlarını, gazetelerimizde boy, boy haber olarak yayınladık. Ortada bir etkinlik yok, Yozgat'ta yaşan kadınların sorunlarını anlatan, çözüm üreten bir cümle bulunmayan, üstelik biri diğerinin aynısı, aynı kaynaktan alınmış metinleri ''Haber'' başlığında kamuoyu ile paylaştık.
Geçtiğimiz hafta içerisinde Çedaş tarafından hazırlanan ''Elektrik Kesintisi'' ile ilgili ''İlan'' niteliği taşıyan ''Tebliğ'', belediye hoparlöründen bedeli mukabilinde yayınlanmasına karşılık, bizler bedelsiz ''Haber'' adı altında sütunlarımızda yer verdik.
Bugün yine gazetemizin sayfalarında ''Tebliğ'' niteliği taşıyan, ilanı haber olarak yayına veriyoruz, hepimiz. Bizim de ''Yozgat'ta açılış heyecanı'' başlığı altında verdiğimiz, ''Avea-Callpex işbirliği ile kurulan Yozgat Çağrı Merkezi'' açılışı ile ilgili konu, aslında veriliş biçimi ile ''İlan'' niteliği taşımaktadır. ''Haber'' kısmı, açılışın yapılacağı ve bu açılışa Meclis Başkanı ve iki bakanın da katılacağından ibarettir. Haberde verilen ''Saat, yer, mekan, törende yer alacak diğer kişiler ile halkın davet edilmesi'' konuları ''İlan'' statüsüne dahildir.
Biz aynı şeyi diğer haberlerde de yapıyoruz. Doktor, hastası ile fotoğraf çektirip, gazetelere servis yaptırıyor, kendisine hastanın ''Haber'' başlığı altında teşekkür etmesini sağlıyor. Vefat eden bir kişi evinde ziyaret ediliyor, fotoğraf çektiriliyor, servis ettirilip yine ''Haber'' başlığı altında yayınlattırılıyor, yayınlıyoruz.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bunlar ve benzerleri bizden kaynaklanan, ''Gelir kaynaklarımıza'' vurduğumuz darbedir.
Diğer taraftan, çıkarılan yasaları yakından takip edip, itirazlarımızı, katkılarımızı iletmediğimiz için oluşan yasal boşluktan dolayı yayınlattırılmayan ''Resmi'' nitelikli ''İlanlar'' mevcuttur.
TBMM'de alınan ''Tebliğ'' niteliğindeki kararlar, yasalar, Bakanlar Kurulu kararları ''Resmi Gazetede'', şirket ve kooperatiflerin kararları ''Ticaret Sicil Gazetesinde'' yayınlandıktan sonra yürürlüğe girer. Mahkemelerin ''İcra, isim tashihi vb.'' gibi kararları gazetelere ilan olarak verilir. Hazırlanan ÇET raporlarının duyuruları ''Tebliğ'' niteliği taşıdığı için, ilan edilir. Buna karşılık, daha önce var olmasına rağmen yasal düzenlemeler yapılırken, madde eklenmediği için bugün var olmayan Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi'nin ''Tebliğ'' niteliği taşıyan kararları, ilan edilmez, hemen uygulamaya konulur. ''Av Komisyonunun'', ''Çevre Kurulunun'' almış olduğu kararlar ilan edildikten sonra yürürlüğe girer, Trafik Komisyonu kararı hemen uygulanır. Bu yüzden de kimsenin itiraz hakkı doğmaz. Zira yasalar, alınan kararın yanlış olduğunu iddia eden kişiden, alınan kararın ilanını talep eder, o nedenle de İl Genel Meclisi'nin almış olduğu ''Baz İstasyonlarının kurulumu'' ile ilgili kararları, yargıya taşınmış olsa bile ''Yürütmeyi durdurma'' kararı verilemez, sadece mahallelinin tepkisi gazetelere haber olarak yansımakla kalır.
Bilerek, çağrı merkezi ile ilgili haberde ''İlan'' niteliği taşıyan bölümlere de yer verdim. Hafta boyunca, şuan eleştirdiğim konuları biraz kısıtlayarak da olsa, arkadaşlarımın ‘’Emeklerine Saygı'' duyduğum için yayınlanmasına izin verdim. Ancak, bugünden itibaren diğer meslektaşlarım ve gazeteler ne yaparlar bilemem ama İleri Gazetesi olarak, ''İlan, Reklam'' niteliği taşıyan, konularda daha hassas davranıp, mümkün olduğu ölçüler içerisinde ''Haber'' niteliği taşıyan bölümlerini haber olarak yayınlamaya gayret etmek üzere bir yola çıktık. Açık ve net söylüyorum, ‘’Bayram kutlamaları, aynı kaynaktan beslenen özel günlere ait mesajları’’ bu gazetede, ayrıntılı yer bulmayacaktır.