Bir kasap komşusunun cariyesine aşık olmuş idi: Bir gün cariyeyi bir köye bir iş için gönderdiler. Kasap arkasından gidip ona asıldı”
Cariye:
-”Ey delikanlı senin beni sevdiğinden daha çok ben seni seviyorum Fakat Allah’u teala (cc) Hazretlerinden korkuyorum” dedi. Kasap: -”Sen korkuyorsun da, ben niçin korkmiyeyim ?” deyip tövbe etti
Ve geri döndüYolda çok susadı, susuzluktan ölecek gibi oldu Zamanın peygemberinin bir iş için bir yere gönderdiği bir kimse, o kasabın yanına geldi.
-”Sana ne oldu ?” dedi
Kasap:
-”Hararetten öyle oldum” dedi
-”Gel dua edelim de, Allah’u teala hazretleri (cc) bir bulut göndersin, başımızın üzerinde olsun, öylece şehre gidelim dedi”
Kasap:
-”Benim hiç bir ibadetü taatim yoktur. Sen dua et bende Amin diyeyim” dedi
Dedikleri gibi de yaptılar. Bir parça bulut geldi, onların başlarının üzerinde durdu. Onlar yürüdükçe bulutda beraber gitti. Birbirlerinden ayrılacakları zaman, bulut kasap ile gitti, elçi güneşin altında kaldı. Bunu gören peygember habercisi ,kasaba dediki;
-”Ey delikanlı benim taatim yok diyordun. Şimdi anlaşıldı ki senin taatin varmış.
    Bulut seninle geliyor” Kasap cevaben; -”Ben kendimden hiç bir hayır ve taat bilmiyorum, ama şu kadarını biliyorum ki o cariyenin sözü ile tövbe istiğfar ettim.” dedi
Elçi ise; -”Evet böyledir. Zira Yüce Allah katında kabul edilen tövbenin tesiri önemi büyüktür.”